| - Sadece çocuğun masumiyetine inanıyorum. - Bunu kanıtlayabilir misin? | Open Subtitles | انا فقط اصابني اعتقاد ان الفتى بريء ايمكن اثبات الامر؟ |
| - Sadece ne aradığınızı söyleyin! - Harita ve anahtar nerede? | Open Subtitles | ـ فقط أخبرونا ما الذي تبحثون عنه ـ أين الخريطة والمفتاح؟ |
| - Sadece milleti toplantı için bir araya getir ve neşelen. | Open Subtitles | فقط جمّع الجميع لاجتماع الموظفين و كن سعيد لقد تم ذلك |
| - Hayır! - Sadece kaza olup olmadığını öğrenmek için ankesörlü telefondan arayabiliriz. | Open Subtitles | يمكننا أن نتصل كمجهول من هاتف عام لنعرف إن كان هناك حادثاً فحسب |
| - Sadece Lady Catherine ve kızı. - Hayır, o yaşlı Mrs Jenkinson. | Open Subtitles | ـ وهى فقط السيدة كاثرين وأبنتها ـ لا هذه العجوز هى السيدة جينكسون |
| - Sadece aklına girmek düşündüğümden daha fazla güç gerektiriyor. | Open Subtitles | إنه فقط يأخذ سحراً أكثر مما اعتقدت للدخول إلى عقلها |
| - Sorun yok. Sorunum varmış gibi konuşma. - Sadece şunu yanıtla. | Open Subtitles | لا توجد مشكلة , لا تختلق مشكلة عندي فقط أجيبي على هذا |
| - İçeride 6 jaffa var. - Sadece 6 mı? | Open Subtitles | هناك ستة من الجافا خلف هذا الباب ستة فقط ؟ |
| - Sadece düşünüyorum. - Hain polis nasıl bulunur söyleyeyim. | Open Subtitles | أنا فقط أفترض ليس ألا سأخبرك كيف تكتشف الشرطى القذر |
| - Sadece beni bir an önce istediğim yere bırakmanı istiyorum. | Open Subtitles | أنا فقط أريدك أن توصلني إلى حيث طلبت منك، حسناً ؟ |
| - Sadece kızdan eminim efendim. - Sadece kızdan eminsin. | Open Subtitles | كلا يا سيدي، لقد كانت لدي فقط كانت لديك فقط؟ |
| - Biliyorum tatlım. - Sadece kanaması olmayan bir taneyle tanışmanı istiyorum. | Open Subtitles | انا اعلم يا عزيزتى انا فقط اردتك ان تقابلى احد لا ينزف |
| - Sadece herkesten daha iyi yaptığım şeyi yapmama izin ver. | Open Subtitles | دعني فقط أقوم بالذي أقوم به افضل من أي شخص اخر |
| - Sadece bir tane, lütfen. Tamam. Hadi hep birlikte çektirelim. | Open Subtitles | واحدة فقط ، من فضلك حسناً ، لتكن صورة لنا جميعاً |
| On saniye, Tamam mı? Paranı alacaksın. - Sadece git. | Open Subtitles | عشر ثواني, وتحصل على نقودك فقط غادر, ولا تؤذي احد |
| Evet, Ben sadece- - Sadece elmanın buna faydası var mı bilmek istedim. | Open Subtitles | أنا فقط اردت معرفة إن كانت التفاحة تساعد فأنا جديد في هذا المجال |
| - Donanma giysilerine benzemiyor. - Sadece donanma subayı değil. | Open Subtitles | ـ ليس بلباس البحرية ـ لم تكن فقط قائدة بحرية |
| - Sadece o yok. Hava trotinetiyle oynanan bir oyun yaptık. | Open Subtitles | ليس ذلك فحسب , لقد إخترعنا لعبة نستخدم فيها دراجات الهواء |
| - Sadece buradan çekip gitmek için. - Kesinlikle geliyorum. | Open Subtitles | ليس لتناول الطعام الصيني، لو لم تمانع، بل للمشي فحسب |
| - Sadece 17 yaşında. - Gelecek ay 18 olacak. | Open Subtitles | بعمر السبعة عشر فحسب ثمانية عشر الشهر القادم |
| - Her şey yolunda mı? - Sadece kötü bir çağrıydı. | Open Subtitles | ــ هل أنتما على ما يُرام ــ عمليّة إنقاذ صعبة وحسب |
| - Sadece şişmiş, oğlum. - Ya? Tam bir geri zekalısın. | Open Subtitles | ــ يا رجل, إنها مجرد صدمه ــ أووه, صحيح, أنت مجرد غبي |
| - Sadece son günün üzerine birkaç cümle işte. - Sonra babam için bir para ödülü alacağım. | Open Subtitles | انها مجرد مجموعة من العبارات القيها في اليوم الاخير وقد انتاقها لي والدي |
| - Sadece dişlerinin beyazlığını iltifat et. Hepsini unutur. | Open Subtitles | مجرّد ثناء على بياض أسنانه سيُنسيه كلّ شيء. |
| - Sadece senin adına sevindim. | Open Subtitles | أنا لست كذلك. أنا مجرد متحمس بالنسبة لك. |
| - Sadece bir çizik, unuttum gitti. - Dediğine bak ! | Open Subtitles | انه مجرد خدش, لن أشعر به - انظرى ماذا يقول - |
| - Sadece genç gözükmeye çalışıyorum. | Open Subtitles | أنها مجرد محاوله لكي أبدوا أصغر سنن لماذا? |
| - Sadece açgözlü bir ilham değil miydi? | Open Subtitles | ألم يكن هذا مجرد طمع مني؟ لا، أنا الذي جعلتك تذهب. |
| - Sadece arkadaş olsak bile yalnızca senin problemlerin hakkında konuşmak zorunda değiliz. | Open Subtitles | ،حتى ولو كنا مجرد أصدقاء .لا أحب أن نتحدث عن صعوبات حياتك الخاصة |
| - Sana nasıl yardımım dokunabilir ki? - Sadece benimle çalışarak. | Open Subtitles | كيف يمكن لشخص مثلى مساعدتك بالعمل معى ليس إلا |
| - Sadece bir domuzmuş, efendim. | Open Subtitles | لم يكن شيئاً يا سيدي، القد كان مجرد خنزير |
| Jerry üzgünüm. Seni rahatsız etmek istemedim. - Sadece tavsiyene ihtiyacım var. | Open Subtitles | جيرى , أنا اسف لا أود إزعاجك ولكنى أريد التحدث معك لدقيقة |
| - Yine geldi. - Sadece rüya meleğim. | Open Subtitles | ـ جاء فى أثرى ثانيةً ـ إنه مجرد حلم يا ملاكى |