"- senin için" - Traduction Turc en Arabe

    • من أجلك
        
    • بالنسبة لك
        
    • لأجلك
        
    • من أجلكِ
        
    • من اجلك
        
    • بالنسبة لكِ
        
    • من أجلكَ
        
    • مِن أجلك
        
    • لك
        
    • بالنسبة لكَ
        
    - Ama şeytanlar hâlâ dışarıda. - Senin için döneceğiz. Open Subtitles ـ لكن الشياطينَ ما زالَتْ هناك ـ سنعود من أجلك
    Seni canlı canlı yiyor. - Senin için bırakırım, bu şehre gelirim. Open Subtitles إنها تأكلك حى , ساستسلم من أجلك سأتى وأعيش فى تلك المدينة
    - Benim için bu yolun sonu demektir. - Senin için mi? Open Subtitles هذة نهاية الرحلة بالنسبة لى بالنسبة لك ؟
    - Şaka yapıyoruz dostum. - Senin için kolay bir an değildi. Open Subtitles ـ كنّا نمزح و حسب يا رجل ـ تلك لم تكن لحضة شجاعةٍ بالنسبة لك
    - Senin için hazır değiller. Bizim için hazır değiller. Open Subtitles ـ إنهم ليسوا مستعدون لأجلك ـ إنهم ليسوا مستعدون لأجلنا
    - Senin için diş ipi kullandım! - Tatlım zaten yapman gerekiyordu. Open Subtitles لقد نظفت أسناني بالخيط من أجلكِ عزيزي، من المفترض أن تنضف أسنانك بالخيط
    - Senin için çizmiştim. - Hiçbir şey çizmeyeceksin. Anladın mı? Open Subtitles رسمته من اجلك لاترسمي شيئ مفهوم
    - Evet, bayan. - Senin için dua edeceğim, evlat. Open Subtitles ـ سأدعو من أجلك, يا بنى ـ جيد, شكرا ً لك
    - ...senin için nerede olduğunu öğreneceğim. Open Subtitles لأعرف من أجلك أين ذهبت لن يكون هذا ضروريا
    - Affedersin meşgulmüşsün, sonra gelirim. - Senin için ne yapabilirim? Open Subtitles ــ أنت مشغول, سأتحدث لاحقاً ــ ماذا أستطيع أن افعل من أجلك ؟
    - Senin için öldüm! - Onun için ben de ölürüm. Open Subtitles ـ لقد متّ من أجلك ـ وأنا مُستعدّة للموت من أجله أيضاً
    - Ben hala alınamıyor. - Senin için geri gelecek. Open Subtitles . مع ذلك لا يمكنني أن أخرج . سأعود من أجلك
    .. bununla uğraştım. - Senin için iyi bir yıl değilmiş. Open Subtitles أو أي شيء مهما يكن حسنا, يبدو أنه لم يكن العام الأفضل بالنسبة لك
    - Senin için bir sorun mu var Packard? Open Subtitles هل سيكون ذلك مشكلة بالنسبة لك يا باكارد؟
    - Okul yarım saat önce bitti. - Senin için değil. Open Subtitles ليس بالنسبة لك فلديك ساعتين إضافية من عقوبة الحجز
    - Okul yarım saat önce bitti. - Senin için değil. Önümüzdeki 2 hafta boyunca her gün 2 saat cezaya kalacaksın. Open Subtitles ليس بالنسبة لك فلديك ساعتين إضافية من عقوبة الحجز للأسبوعين القادمين
    - Senin için birkaç sorumuz var. Open Subtitles لدينا بعض الأسئلة بالنسبة لك اليدين وراء ظهرك
    - Senin için giyinmiştim. - Kendimi kötü mü hissetmeliyim? Open Subtitles ـ هذا كان لأجلك ـ أمن المفترض أن يُشعرني ذلك بالضيق ؟
    - Senin için hayatımı tehlikeye attım. - O muhasebeciyi bulmam gerekiyor. Open Subtitles خاطرت بحياتى لأجلك اريد العثور على كاتب الحسابات
    - Senin için postaneye götürürüm. - Babam halletti. Open Subtitles أتعلمين، يمكنني أن آخذها من أجلكِ لقد أخذها والدي مُسبقاً
    - Senin için elemanı hastaneye şutladım. Open Subtitles وضعت مؤخرته اللعينة في المشفى من اجلك
    - Senin için küçükse, taşınabiliriz. Open Subtitles يمكننا الإنتقال لمكان أخر إن كان المكان صغير بالنسبة لكِ
    - Senin için çok mutlu oldum. Open Subtitles إنّي سعيدة جدًا من أجلكَ. ما اسمها؟
    - Senin için her şeyi yaparım. Open Subtitles سأفعل أيّ شيءٍ مِن أجلك.
    - Tuvalet kağıdını yırtamam. - Senin için ben yırtarım. Open Subtitles لا أستطيع أن مزق ورق التواليت أنا سأمزق ذلك لك
    - Senin için çok mutluluk verici olmalı. Open Subtitles يجب أن يكونَ مُرضِيًا للغاية بالنسبة لكَ

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus