| Ama bir öneri yapmam gerekirse bence öylece ortaya çıkıp adamı öldürmeye çalışmamalısın. | Open Subtitles | لكن أن أعطيتك إقتراح لا يجب أن تذهب و تحاول قتل الرجل |
| Bu nedenle gerçeği bilen tek adamı öldürmeye karar verdiniz. Ve bilinmeyen mirasçının üzerine yıktınız. | Open Subtitles | ذلك عندما قرّرت قتل الرجل الوحيد الذي عرف الحقيقة وتلفيق التُهمة على الوريثة غير المعروفة. |
| Doğru demek. Sevdiğim adamı öldürmeye çalışıyorsun. | Open Subtitles | الأمر صحيح إذاً تحاولون قتل الرجل الذي أحبّه |
| On yıllık fırında makarna ihtiyacını karşılar ama bir adamı öldürmeye değmez. | Open Subtitles | يكفي لماكدونالدز عشر سنوات ولكن لا يكفي لقتل رجل |
| Yeni arkadaşım, bana bıraktığı adamı öldürmeye karşı koyamayacağımı düşünmüştü. | Open Subtitles | "اعتقد صديقي الجديد بأنّني لن أقاوم الصيد الذي تركه لي" |
| Yeni arkadaşım, bana bıraktığı adamı öldürmeye karşı koyamayacağımı düşünmüş. Ama karşı koydum. | Open Subtitles | "اعتقد صديقي الجديد بأنّني لن أقاوم الصيد الذي تركه لي، ولكنّني قاومتُ" |
| Yaşlı adamı öldürmeye mi çalışıyorsun? | Open Subtitles | هل تحاول قتل الرجل العجوز ؟ |
| -Sadece adamı öldürmeye çalıştın. | Open Subtitles | حرفياً , لقد حاولتِ قتل الرجل |