| - Don Octavio De Flores. Francisco De Silva'nın amcası. | Open Subtitles | أنت دون أوكتافيو دي فلوريس .عم الدون فرانشيسكو دي سيلفا |
| Mike amcası, onun önünde bağırma. -Onun gülmesine ihtiyacımız var. | Open Subtitles | عم مايك، حاول ألا تصيح أمامها تذكر أننا نحتاج إضحاكها |
| Bayan Chernus'un kardeşi, Natalya'nın amcası Ukrayna'daki elçilikte benim için çalışmıştı. | Open Subtitles | شقيق السيدة تشيرنس عم ناتايا عملوا لدي في السفارة في أوكرانيا |
| Ya da amcası, beşiğinin yanına idrar örneği bırakacak diye? | Open Subtitles | ام أن عمها يترك عينات من بوله الى جانب مهدها |
| Hayalet "en pis cinayetin" bir kurbanı olduğunu iddia eder ve Hamlet'i amcası Claudius'un tahtı zorla ele geçirdiğine ve kraliçe Gertrude'nin kalbini çaldığına inandırır. | TED | يدّعي الطيف أنه ضحية جريمة قتل غاية البشاعة ويقنعه أن عمّه كلاوديوس قد اغتصب العرش وسرق قلب الملكة جيرترود. |
| Chandu'nun amcası, Chandu'nun halasını Gandi Çovk'da gece yarısı ay ışığında gümüş kaşıkta biraz Chatni ile besledi. | Open Subtitles | العم جندو أطعم العمة جاندي في ضوء القمر في ساحة جاندني |
| Randy'nin amcası geçen yıl öldükten sonra ona arabayı bıraktı. | Open Subtitles | عم راندى ترك له هذه السياره عندما توفى العام الماضى |
| Kız arkadaşının amcası, kuzeydoğu Philadelphia'da bir kullanılmış araba açık artırmasından almıştı. | TED | اشتراها عم صديقته من مزاد للسيارات المستخدمة في شمال شرقي فيلادلفيا. |
| bir kız yada erkek kardeşi, annesi, babası halası, amcası.... | Open Subtitles | ليس لها أخت , ولا أخ , ولا أب ولا أم ، ولا عمة ، ولا عم |
| Evet, bu Darwin'in amcası olabilir, ama kesinlikle sizin ya da benim amcam değil. | Open Subtitles | حسنا، انه قد يكون عم داروين لكنه بالتأكيد ليس لكم او لي |
| Peki, haftaya sizler Kraliçenin annesi ve babası olacaksınız ve ben de amcası. | Open Subtitles | حسنا، سوف تكونوا الأم والأب وسأكون عم الملكة الأسبوع المقبل. |
| Hong'un amcası ödemiş. Onunla ilişkiye geçmiş. | Open Subtitles | عم هونج دفع المال فعلاً انه على اتصال بعمه |
| Ancak üniversite mezunu amcası ona dünyayı görme, toplumun bir parçası olma şansını vermek istedi. | TED | لكن عمها كان خريج جامعي أرادها أن تحظي بفرصة لترى العالم أن تكون جزءَا من المجتمع |
| Kızın amcası Sovyet istihbaratında albay. | Open Subtitles | عمها عقيد في المخابرات السوفيتية رقص معها |
| amcası ile yemek yedik Çok kibar ve nazik bir insan. | Open Subtitles | تعشينا مع عمها إنه رجل لطيف جدا , رجل محترم |
| amcası denizde kaybolduğunda ona yas danışmanlığı yapmıştım. | Open Subtitles | أعطيتُه إستشارة حزنِ عندما عمّه فُقِدَ في البحر. |
| Babası öldüğünde garajda, amcası öldüğünde apartmanda. | Open Subtitles | كان في المرآب عندما مات والده كان في الشقة عندما مات عمّه لقد كانت رؤياه طوال هذا الوقت |
| Will amcası olabilirdim. Çocukların Kralı Muhteşem Will Amca. | Open Subtitles | يمكنني أن أكون العم ويل العم ويل الرائع. |
| Daha önce amcası bozmuştu ama aile dışında ilk bendim. | Open Subtitles | حسنٌ، عمّها فعلها قبلي.. ولكن من خارج العائلة |
| Belki de ona benim bebeğin amcası olduğumu söylemeliyim. | Open Subtitles | الطفل خال بأنني أخبرها أن يمكنني بأنه أعتقد |
| 18. yy'dan beri ailesi New York'da bankacılık yapan ve amcası Fredrik'in, | Open Subtitles | لمن العمّ فريدريك كَانَ على الأصليينِ؟ المجلس الإحتياطي الفدرالي |
| Iris'in ne düşündüğünü bilmiyorum ama Iris ve amcası birer sahtekar. | Open Subtitles | لا أعرف ما تظنه أيريس لكنها وعمها محتالان |
| Canımı sıkan, bir çocuğun eğlence dolu amcası olmak varken neden babası olasınızki? | Open Subtitles | إنه فقط لماذا تكون أباً بينما يمكن أن تكون عماً مرحاً؟ |
| amcası son nefesini verirken gelip ziyaret etmedi bile. | Open Subtitles | فهو لم يأتي لرؤية خاله عندما كان في الرمق الأخير |
| Hany'nin halası, amcası ve kuzeni evlerini terk etmeyi reddettikleri için öldürülmüşlerdi. | TED | عمة هاني وعمه وابن عمه جميعهم قتلوا في منازلهم لرفضهم مغادرتها. |
| Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor. | TED | في الواقع، خالها لا يزال حيًّا إلى هذا اليوم، ويتعلم كيف يرقص الفالس. |
| Bu Manuru. Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı. | TED | هذا مانورو. عندما توفي والده، تاجر به عمه ليعمل معه في المناجم. |
| Anne babası tek çocuk olduğu için konuşacak teyze veya amcası da yok. | Open Subtitles | لقد كانوا أطفال وحيدين لذا لا يوجد أعمام أو خالات لنتحدث اليهم أيضا |
| Ahmed'in amcası Jabalpur'da bir sigara fabrikasında çalışıyor. | Open Subtitles | يَعْملُ عمُّ أحمد ل بييدي تصنيع مصنعِ في جبالبور. |