| Bunlar, düzenli kan nakli ihtiyacı olan bir aplastik anemi hastası için. | Open Subtitles | وهذا هو لشخص يعانون من فقر الدم اللاتنسجي الذي يحتاج نقل العادية. |
| Organ bulunana kadar transfüzyona ve anemi ve karaciğer tedavilerine devam edeceğiz. | Open Subtitles | سنستمر بنقل الدم و العلاج ضد فقر الدم و تلف الكبد حتى نجد متبرعاً |
| Tiroit olabilir, anemi olabilir. Bir sürü şey olabilir. | Open Subtitles | من الممكن أن يكون أمراً درقياً أو فقر الدم |
| Klasik anemi belirtileri. Kanı normal ama değil de. | Open Subtitles | لديها علامات الأنيميا الطبيعية، تحليل دمها سليمة ومع ذلك حالة دمها ليست مستقرة |
| Eğer kendine anemi yapması için bir şey yaptıysan işte o zaman ben yanılacağım. | Open Subtitles | إن كنت فعلت شيئاً حقاً بنفسك لتسببي الأنيميا أكون مخطئاً |
| anemi olduğunu ve uyuyamadığını söylemişti. | Open Subtitles | لقد أخبرني انه لديه فقر دم وهو لا يستطيع أن ينام |
| Aile doktorumuz anemi diyor. | Open Subtitles | طبيب الاسرة قال انها انيميا |
| Ailem sonunda beni kurtardı; ama o sürede, o üç haftada 8,5 kilo kaybetmiştim, aynı zamanda şiddetli bir anemi gelişti ve intiharın eşiğine geldim. | TED | لقد أنقذتني عائلتي. لكنني فقدت حينها أكثر من 8 كيلو من وزني خلال تلك الأسابيع الثلاثة، بالإضافة لإصابتي بفقر الدم الحاد، فكنتُ على حافة الانتحار. |
| İlik sonuçları ciddi anormallik belirtileri gösteriyor diseritropoetik anemi veya trombositopeni olabilir. | Open Subtitles | . أظهرت خلايا نخاع العظم بعض الحالات الشاذة الغريبة التي قد تجدها في حالات معينة من فقر الدم أو قلة صفيحات الدم |
| Tiroit, anemi, vaskülit. | Open Subtitles | الغدة الدرقية، فقر الدم ، والأوعية الدموية. |
| - Hayır, hiç sorun değil. Bende nadir görülen bir tür anemi vardı. | Open Subtitles | لا على الاطـلاق انما لدي نوع نادر من فقر الدم |
| Ardından aniden anemi atağı geçirmiştim. | Open Subtitles | كان ذلك هجوما مفاجئا لأتعالج من فقر الدم |
| Şey, Cadılar Bayramı için... perili bir evde, orak hücreli anemi için... para toplamak adına bir etkinlik düzenliyorum. | Open Subtitles | حسناً ، من أجل الهالويين أنا أقوم بإستضافة منزل مسكون لجمع تبرعات لصالح مرضى فقر الدم المنجلي |
| anemi veya bir çeşit güneş alerjisi mi? | Open Subtitles | فقر الدم ام نوع من أنواع الحساسية للشمس ؟ |
| Nasıl olur da bebeğim, ortak hücreli anemi özelliği gösterir? | Open Subtitles | كيف يمكن أن يكون لدى طفلى سمة "فقر الدم المنجلى" ؟ |
| Sendeki anemi saf kırmızı hücre aplazisinden kaynaklanıyor. | Open Subtitles | الأنيميا يسببها نقص بنمو الخلايا الحمراء |
| anemi, glikoz, potasyum, ağır metaller, ve hamilelik. | Open Subtitles | لفحص الأنيميا وسكر الدم والبوتاسيوم والمعادن الثقيلة والحمل. |
| Ya da hem Munchausen Sendromu hem de anemi var. | Open Subtitles | "أو ربما مصابة بـ"مانشاوزن و الأنيميا الحادة |
| Orak hücreli anemi hastaların hepsi zenci değildir. | Open Subtitles | ليس كل مرضى الأنيميا من الزنوج |
| Tekrarlayan travma, kendini kesme, ateş, artralji, göğüste aşırı havalanma, halsizlik, anemi. | Open Subtitles | رضوض متكررة جروح ذاتية، حمى، ألم فقري فرط انتفاخ في الصدر تعب، فقر دم |
| 1999'da pernisiyöz anemi olup bıraktığım yerden devam edebiliriz. | Open Subtitles | يمكننا أن نكمل من حيث توقفت في 1999 عندما كان عندي فقر دم خبيث |
| anemi olduğunu ve uyuyamadığını söylemişti. | Open Subtitles | حَسناً، أخبرَني إنه لديه فقر دم |
| Aplastik anemi. | Open Subtitles | انيميا فشل النخاع |
| 16 yaşındaki bir çocukta hemolitik anemi olmamalı veya vücudundaki deliklerden kan akmamalı. | Open Subtitles | و فتى في السادسة عشر من عمره لا يفترض أن يصاب بفقر الدم أو ينزف من كل الفتحات لكنه يحدث |