| Ne diyeceğim, Angela, on dakika içinde odama gelmeni rica ediyorum. | Open Subtitles | أتعلمين ماذا ؟ آنجيلا , أريدك في مكتبي خلال عشر دقائق |
| Angela, Parti Planlama Teşkilatı'nın başındaki kişi sensin şu an yaptığım şeyi bile aslında senin işin. | Open Subtitles | آنجيلا , انت رئيسة لجنة التخطيط للحفل لا يُفترض بي تنظيم ذلك انها مهمتك |
| Angela son günlerde iyice kötüleşti ve bugün bir parti düzenlememiz gerekiyor. | Open Subtitles | مؤخرا آنجيلا أضحت اكثر سوءا ولدينا حفلة لتحضيرها |
| Angela, Charlie. Üniversiteden oda arkadaşım. | Open Subtitles | إنجيلا هذا تشارلي إنه زميلي في الكلية سابقاً |
| Angela ve ben bir süreliğine seni okuldan almaya karar verdik. | Open Subtitles | انجلينا وانا .. قد قررنا اننا لا نريدكم ان تذهبو الى المدرسة لبعض الوقت |
| - Angela burda degilken ne tür zorlayıcı sorular sorabiliriz? | Open Subtitles | أية أسئلة أكثر صعوبة سوف نسألها بدون وجود أنجيلا هناك؟ |
| Angela, ne söylediğimi duyuyor musun? | Open Subtitles | آنجيلا , هل تسمعين الكلمات التي أقولها ؟ ماذا ؟ |
| Ben, her gece, Angela'nın ateşli vücudunu hayal etmek. | Open Subtitles | أنا , طوال الليلة الماضية , أحلم بقوام آنجيلا المثير |
| 40 dakika sonra eyalet polisi, Angela Miller'ın arabasını yolda görmüş. | Open Subtitles | بعد 40 دقيقة شرطة الولاية رصدوا سيارة آنجيلا ميلر على الطريق العام |
| Ayrıca Angela Miller'ı sakladığı yeri de. | Open Subtitles | انها طريقة لتقليص اين يمكن ان يختبئ الجاني و بالتالي اين يمكن ان يخبئ آنجيلا ميلر |
| Yani Angela 40 yaşında olsaydı, adam da 70 olurdu. | Open Subtitles | اعني، إذا كانت آنجيلا في الاربعين والرجل كان قريبا من السبعين |
| Angela da üniversiteye gidiyor, aramızdan su sızmaz, her şeyi konuşur ve paylaşırız. | Open Subtitles | آنجيلا في الكلية ونحن قريبون جداً ونتكلم في كل وقت كما تعلمين، عن كل شئ |
| Bak, Angela akıllı bir kız. Önünde sonunda anlayacaktır. | Open Subtitles | انظر، آنجيلا فتاة ذكية هي سوف تكتشف الأمر |
| Angela bana büyük bir basketbol hayranı olduğunu söyledi. | Open Subtitles | آنجيلا قالت لي أنك معجب كبير بكرة السلة. هاه؟ |
| Ama Angela çok nazik, zeki, güzel ve meraklı-- | Open Subtitles | لكن آنجيلا هي لطيفة ومتألقة وجميلة وفضولية |
| Angela adında bir kızı vardı. Artık benim de kızım. | Open Subtitles | ولديها ابنة اسمها آنجيلا والتي أصبحت ابنتنا |
| Dosyaları çalarak Angela White'i davayı bırakmaya zorladı. | Open Subtitles | سرقة الأدلة ستجبر آنجيلا وايت أن تسقط القضية |
| Kapa çeneni Angela. Bırak istediğini yapsın. | Open Subtitles | إنه فتى صغير " إنجيلا " دعيه يفعل ما يشاء |
| Angela! Özür dileriz ama şimdi bizi dinlemen gerek! | Open Subtitles | انجلينا نحن اسفون لكن يجب ان تستمعو لنا الان |
| - Angela sadece fotografların bazı parçalarında kız kardeşinin çöldeki resimlerinin olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | تقول أنجيلا بأنه يوجد فقط عدة أجزاء من الصور عن أختك في الصحراء |
| Santi ya da Angela'ya sorabilirsin. Benim bildiklerimi onlarda biliyor. | Open Subtitles | فقط إسأل سانتي أو أنخيلا هم يعلمون ما أقوله انا |
| Ama bu durum Dwight ve Angela arasında hoş olmayan durumlara yol açtı. | Open Subtitles | ذلك سبّب الكثير من الكراهية بين دوايت وآنجيلا |
| Jack Rollins kız arkadaşı Angela Reeves'in yolundan Stockton California'ya geldi. | Open Subtitles | جاك رولينز تبع صديقته آنجلا ريفس إلى ستوكتون, كاليفورنيا |
| Senin hatan yok, Angela. Her şey yoluna... | Open Subtitles | لا تلقى اللوم على نفسك يا (أنجلينا) كلشئسيـ.. |
| Dr. Angela. | Open Subtitles | الدكتور أنجيلو أين الدكتور أنجيلو؟ |
| Görüşürüz, Angela. - Güle güle. | Open Subtitles | مع السلامة انجي مع السلامة |
| Ve ondan geriye kalan, Angela'mıza da dikkat edemedim. | Open Subtitles | وبعد أن ذهبت، لم أستطع أن أعتني بأنجيلا أيضا. |
| Hoşçakal, Angela. | Open Subtitles | مع السّلامة يا اينجيلا |
| Angela, nokturnal terörden şikayetçisin. | Open Subtitles | أنجيلاً, كنت تتذمرين حول الرعب الليلي. |
| Peki efendim. Angela ve ben size hemen bir şeyler hazırlarız. | Open Subtitles | حسناً، سيدتي، أنا و(اَنجيلا) سنحضر لكِ شيئاً بأسرع ما يمكن |