| Clark'ın annesi de Talon'da geri gelmeden önce Dawn gibi davranıyordu. | Open Subtitles | وأم كلارك تصرفت على غرارهها قبل أن عادت لوعيها في التالون |
| Yani Jeannie'nin kocası ve oğlu hapiste, annesi de tabutta. | Open Subtitles | الآن جيني عندها زوج وإبن بالسجن وأم ميتة بالجنازة |
| Alexis ve babası konuşmuyor annesi de suçlanmadan önce arındırılıyor. | Open Subtitles | أليكسيس و والدها لا يتحدثون مع بعضهم وأمه في المستشفى قبل أن تذهب إلى السجن |
| Grimm'in annesi de var bir de. Seni öldüren kadın yani. | Open Subtitles | و أم الغريم التي بالمناسبة هي من قتلتك |
| annesi de böyleydi. | Open Subtitles | وكانت والداته تشبهه. |
| Küçükken annem bana Olive diye seslenirdi. Onun annesi de öyle. | Open Subtitles | عندما كنت صغيرة السنّ، كانت أمّي تدعوني (أوليف)، وكذلك والدتها |
| Babası üç tane polis öldürmüş, annesi de kedileri haşlarmış. | Open Subtitles | والدها قتل ثلاثة شرطيّين وأمّها تسلِقُ القطط |
| Ve annesi de kaçak göçmen çıktı. | Open Subtitles | ووالدته تم القبض عليها بواسطة إدارة الهجرة |
| Öyle, ben şu saçma sapan sözleri okumak zorunda kalırken annesi de, sabahleyin kurşuna dizileceğinden ötürü üzüntülerini anlatan bir yazı almak üzere. | Open Subtitles | أجل, فأمه على وشك أن تتسلم رسالةً يخبرها فيها أنه آسفٌ لأنها ستُعدم غداً، بينما أقرأ أنا هذا الهراء. |
| Üç liderimin annesi de burada mı? | Open Subtitles | ثلاثة من قوادي توجد أمهاتهم في هذا المكان ؟ |
| Ayrıca İngiltere Kraliçesi'nin annesi de bir Coburg. Bu oyunda artık sıra senin. | Open Subtitles | وأم ملكة "انجلترا" كذلك "كوبورغية" وأنتَ القطعة التالية في اللعبة! |
| Genevieve'in annesi de biliyor ama kadın komada. | Open Subtitles | وأم جينيف أيضا , لكنها في غيبوبة . |
| Walter bir jet uçağıyla gider ve Tobias Merriweather Curtis'in annesi de suçlu olur. | Open Subtitles | يرحل (والتر) في طائرة نفاثة وأم (توبايس ميري ويثر كورتيس) مجرمة |
| Babası büyük ihtimal bir yan kesiciydi, annesi de bir orospu. | Open Subtitles | أبوه كان لصا، على الأرجح وأمه كانت عاهرة |
| Muhtemelen şu anda yıkılmıştır ve annesi de kafayı yemiş durumdadır. | Open Subtitles | على الأرجح إنه متضايق الآن وأمه خائفة |
| Kardeşin zayıf ve annesi de kendini dalkavuklarla çevreliyor. | Open Subtitles | أخوك ضعيف وأمه أحاطت بنفسها مع الأذلاء |
| David'in annesi de onlardan birinin dibinde. | Open Subtitles | و أم "ديفيد" ترقد في قاع إحداها |
| David'in annesi de onlardan birinin dibinde. | Open Subtitles | و أم "ديفيد" ترقد في قاع إحداها |
| annesi de alt katta yaşıyormuş. | Open Subtitles | والداته تعيش في الدور الارضي |
| Sözde annesi de. | Open Subtitles | وكذلك والدتها المزعومة. |
| Sen orospusun, annen de orospuydu, ve onun annesi de. | Open Subtitles | إنّك عاهرة وكانت أمّك عاهرة وأمّها |
| İyi, annesi de hayatımda çalıştığım en iyi ajan. | Open Subtitles | جيّد، ووالدته هي أفضل عميلة عملت معها. |
| - Evet, onun annesi de doğumda öldü... | Open Subtitles | أجل فأمه توفيت عندما كانت... |
| Üç çete başının annesi de burada mı? | Open Subtitles | -ثلاثة من أعضائي توجد أمهاتهم في هذا المكان |