| Bu bana görüşmemiz boyunca söyleyeceğin son aptalca şey olsun. | Open Subtitles | هذا هو أغبى شيء عليك إخباري إياه أثناء تلك المُحادثة |
| Büyük kanyonu geçmeye çalışan aptaldan beri... gördüğüm en aptalca şey. | Open Subtitles | هذا هو أغبى شيء رأيته منذ أن حاول هذ1 الاحمق القفز فوق جراند كانيون. |
| çünkü bugüne kadar duyduğum en aptalca şey gibi geliyor. | Open Subtitles | لأن الأمر يبدو لي أغبى شئ سمعته في حياتي |
| Buraya geldiğimden beri duyduğum en aptalca şey bu ve wade'in veranda da kızlara anlattıkları tabi. | Open Subtitles | ذلك أكثر شيء غبي سَمعتُه منذ انتقالي الى هنا بالإضافة إلى سماعي ل ويد يتكلم مع مواعداته |
| Bu duyduğum en aptalca şey. | Open Subtitles | هذا أغبي شيء سمعته على الاطلاق |
| Yaptığı tek aptalca şey bana aşık olmaktı. | Open Subtitles | الشيء الغبي الذي قامت به فقط هو الوقوع في حبّي |
| Kes! Bugüne kadar yaptığım en aptalca şey bu. Yapamayacağım. | Open Subtitles | هذا أغبى شيئ قمت به في حياتي , ولا يُمكنني فعله |
| Bu şu ana dek yaptığın en aptalca şey olacak ve bunun geri dönüşü olmayacak. | Open Subtitles | سوف يكون أغبى شيء قمت به من أي وقت مضى، وسوف لا يكون هناك أي عودة الوافدين منها. |
| Sandy, bu hayatımda duyduğum en aptalca şey. | Open Subtitles | ساندي ان كان الأمر كذلك فهذا أغبى شيء سمعته أبدا |
| Sandy, bu hayatımda duyduğum en aptalca şey. | Open Subtitles | ساندي ان كان الأمر كذلك فهذا أغبى شيء سمعته أبدا |
| Bu duyduğum en aptalca şey. Sen şapka giymezsin ve burada rüzgâr yok. | Open Subtitles | هذا أغبى شيء سمعته، أنت لا تلبس قبعة ولا توجد رياح هنا |
| Ağacın etrafına sarılı bir leylek. Bu hayatımda gördüğüm en aptalca şey. | Open Subtitles | لقلاق حول جذع شجرة هذا أغبى شيء رأيته قط |
| Bu, muhtemelen hayatında yaptığın en aptalca şey, Elinor. | Open Subtitles | من الجائز إلى حد بعيد أن هذا أغبى شئ فعلتِهِ أبداً في حياتك , إلينور |
| Biliyorum. Bu yaptığım en aptalca şey. | Open Subtitles | أعرف يا زعيم إنه أغبى شئ فعلته |
| Bu duyduğum en aptalca şey! | Open Subtitles | هذا أغبى شئ , سمعته على الإطلاق |
| Babam ne zaman mantıklı bir şey düşünse arkasından 100 tane aptalca şey geliyor. | Open Subtitles | يقول والدي شيئاً ذكياً واحداً، ثم يتبعه 100 شيء غبي. |
| Ama yaptıkları en aptalca şey sizin yaşlarınızdaki çocukları kendi cinsel zevkleri için hadım ediyor olmaları. | Open Subtitles | ،وهو شيء غبي للغاية ...إنهم يخصون الفتيان الصغار مثلكم، من أجل متعتهم الجنسية... |
| Bu şimdiye kadar duyduğum en aptalca şey. | Open Subtitles | هذا أغبي شيء سمعته على الإطلاق |
| Yapabileceğin en aptalca şey buydu. | Open Subtitles | هذا كان أغبي شيء كان بإمكانك فعله |
| Yaptığı tek aptalca şey sana aşık olmasıydı. | Open Subtitles | الشيء الغبي الوحيد الذي حظت .بهِ هو الوقوع في حبك |
| 10'uncu sınıfta okulu bıraktım. ...ve bu bir insanın yapabileceği en aptalca şey. | Open Subtitles | وكان هذا أغبى شيئ يمكن لأحد أن يفعله |
| Hayatım boyunca yeterince aptalca şey yaptım. Bir yenisini daha istemiyorum. | Open Subtitles | لقد فعلت الكثير من الأمور الغبية في حياتي، لا أريد فعل آخر |
| Tekrar birleşmeyi düşünmek, yapabileceğimiz en aptalca şey! | Open Subtitles | عَودة سوية الشيءُ الأشدُّ غباءً الذي نحن يُمْكِنُ أَنْ نَعمَلُ. عَنيتُ البيضَ. |
| Bu şimdiye kadar duyduğum en aptalca şey. | Open Subtitles | ولكن هذا هو اكثر كلام سمعتة يصعب الرد علية. |