| Neden o hayvanları arabadan çıkarmıyorsun ve biz de biraz kokteylle başlayalım? | Open Subtitles | لماذا لا تذهب وتأتي بتلك الحيوانات من السياره و سنجهز بعض الكوكتيل؟ |
| O yüzden de, araç kontrolü yapmamız gerek. Bagajı açıp, arabadan in. | Open Subtitles | لنقم بهذا قبل ان تأتي الشاحنه يجب ان تنزل من السياره الآن |
| Plakanın bu sokakta park etmiş bir arabadan çalındığı ihbar edilmiş. | Open Subtitles | لوحة التسجيل تمّ التبليغ عن سرقتها من سيارة مركونة بهذا الشارع |
| Ama polisler arabadan arabaya ateş etmezler, sadece haydutlar eder, değil mi? | Open Subtitles | لكن الشرطة لا تطلق النار من سيارة لسيارة فقط الأشرار يفعلون ذلك |
| Ama geçen gece, o kadını arabadan dışarı çıkarmak çok iyi geldi. | Open Subtitles | لكن ليلة أمس، يَسْحبُ تلك الإمرأةِ خارج تلك السيارةِ بَدتْ جيدةَ جداً. |
| -Aşağı inip, her şeyi arabadan indirmelerini söyle. -Bir dakika. | Open Subtitles | أخبرى الحمال أن يخرج كل شئ من السيارة لحظة واحدة |
| Burnunu bu arabadan uzak tut Tom! | Open Subtitles | ابعد أنفك خارج هذه العربة انت مختلس النظر توم |
| Adamın dediği gibi arabadan çıkacağız ama sakin ol, Bobby. | Open Subtitles | انزل من السياره وافعل كما يقولون لكن كن هادء بوبي |
| Bana yalan söylersen, saçmalarsan, herhangi bir şeyi saklarsan, bacağına bir tane sıkıp, seni arabadan atar ve düştüğün yerde bırakırım. | Open Subtitles | لو كذبت عليَ أو أخفيت عني شيئاً سأطلق رصاصه على ساقك و ألقي بك من السياره و أتركك حيثما سقطت مفهوم؟ |
| Bana arabadan bahset, ben de sana neden sakat olduğumu anlatayım, tamam mı? | Open Subtitles | انتى تخبرينى بموضوع السياره وانا أخبرك لما أعرج |
| arabadan çıkar mısınız, lütfen? Meraklanmayın. | Open Subtitles | سيدتي ، هل من الممكن ان تخرجي من السياره من فضلك ؟ |
| arabadan inersen, yemin ederim yatağına zehirli yılan koyarım. | Open Subtitles | تحرك من السياره و أقسم بالله أننى فى يوم ما سأضع فى سريرك أفعى سامه |
| Bir yıl kadar önce, Bir arabadan çaldığım dizüstüyle eve gelmiştim. | Open Subtitles | منذ سنة تقريباً، أحضرت لاب توب الى المنزل، سرقته من سيارة |
| Ama tahrip edilen bir arabadan çıkan zarfı incelemek üzereyim. | Open Subtitles | لكنني على وشك تفقد هذا الظرف هنا من سيارة مخربة |
| Hızla giden bir arabadan atlamak birdenbire bir kamyon gelirken? | Open Subtitles | القفز من سيارة مسرعة؟ حين تأتي شاحنة من مكان ما؟ |
| Herhalde arabadan kaçmaya çalsmsm, o srada elimden düsmüs. | Open Subtitles | لابد واني حاولتَ الخروج من السيارةِ وأسقطتْهم. |
| - Amy, arabadan çık! - Günaydın Bayan Talbert. | Open Subtitles | أيمي اخْرجُي من هذه السيارةِ صباح الخير سّيدة تولبيرت |
| arabadan indiğinde, onu ilk gördüğün zaman bana sarıldın ve, | Open Subtitles | وعندما خرجت من السيارة, وأنت رأيتها للمرة الأولى. مسكتني وقلت, |
| Hepimiz arabadan çıktık, arabayı park etmeyi bile unutmuştum o derece. | Open Subtitles | نحصل على كل من السيارة ، نسيت لوضع سيارتي في الحديقة. |
| arabadan her şeyi çıkarın. Manastıra geri dönmüyorum. | Open Subtitles | خذ كل شيء من العربة لن أعود للدير ثانيةً |
| Kontes, olan biteni görmek için arabadan inmek zorunda kaldı. | Open Subtitles | أخيرا أضطرت الكونتيسة لمغادرة العربة لترى ماذا حدث |
| arabadan biri iniyor. Otur şuraya. | Open Subtitles | هناك شخص يخرج من سيارته فقط أجلسي هناك رجاءا |
| Eğer işe yararsa, bir düşünsene gerçek bir ev sahibi olabiliriz ve bu lanet olası arabadan kurtulabiliriz. | Open Subtitles | إذا أفلح هذا، فكّر بالأمر فحسب. يمكننا الحصول على منزلٍ حقيقيّ، ويمكننا التخلّص من تلك السيّارة اللّعينة. |
| İçinde hayatınız olan siyah bir arabadan bahsediyorum. | Open Subtitles | أنا أتحدث حول سياره مليئه بالأسلحه و القنابل |
| Ön girişteki seyyar arabadan aldığın kahveyi kafeteryadakinden daha çok sevdiğini biliyorum. | Open Subtitles | أعرف انكِ تشربي القهوه من العربه التي بالقرب من مدخل المستشفى عوضاً عن القهوه التي في المطعم ، أعرفكِ |
| - Nadia, arabadan in! - Arabada kal. | Open Subtitles | ناديا, أخرجي من السيارة أبقِ بالسيارة يا ناديا |
| - O arabadan nefret ediyor. Eskisini geri istiyor ama satıcı vermiyor. | Open Subtitles | إنها تكره تلك السيارة تريد السيارة القديمة ثانيةً، ولكن التاجر يرفض ذلك |
| Çünkü bu arabadan dışarı adımımı atmam. | Open Subtitles | نحن في طريق مسدود، لأنّي لن أبارح السّيارة. |
| Kız arabadan indiği an adını unutmuştum bile. | Open Subtitles | نسيت إسمها بالوقت الذى خرجت به من سيّارتي. |
| Bunu nasıl yaptığını düşünelim. Onları arabadan atlıkarıncaya nasıl götürüyor? | Open Subtitles | لنفكر بكيفية قيامها بذلك عملياً وانتقالها من سيارتها إلى دوامة الخيل |
| Bu arabadan çıkarsan Tanrı şahidim olsun ki senin canına okurum. | Open Subtitles | أقسم بكلّ الجوقات المجيدة في الجنة إنْ خطوتَ خارج هذه السّيّارة فسأضع رأسك على طبق |