| CA:Atladın mı yoksa aşağıya indi mi? | TED | ك أ: هل قفزت أم..هبط بك المنطاد فى النهاية؟ |
| Süpermen gibi camdan atladın, öyle değil mi? | Open Subtitles | قفزت خلال اللوحة الزجاجية مثل الرجل الخارق، أليس كذلك؟ |
| Öyle düşünmüyorsun, değil mi? 20 mil yüksekte uçaktan atladın. | Open Subtitles | انت لا تفكر بهذه الطريقة لقد قفزت من طائرات على ارتفاع 20 ميلاً |
| Fena değil. Fakat adım 3'ü atladın. | Open Subtitles | . ليس سيئاً . ولكنك تخطيت الخطوة الثالثة |
| Asma kattan düştün mü yoksa atladın mı? | Open Subtitles | هل سقطتِ من الممر الضيّق قبلاً ؟ أو قفزتِ ؟ |
| Madem yüzmesini bilmiyordun da o zaman neden suya atladın? | Open Subtitles | لماذا قفزت في الماء إذا كنت لا تعرف السباحة؟ |
| Yeni gelmedim.Seni gördüm.Oradan atladın, buraya yüzdün. | Open Subtitles | ماذا تعني ان وصلت لتو؟ لقد رايتك قفزت من هناك و سبحت الى هنا |
| Korkuttun beni dostum. - Kırmızıda mı atladın? Evet. | Open Subtitles | اوة يا الهى لقد اخفتنى يارجل هل قفزت بعد الانزار الاحمر |
| Sen atladın. 13 metre yüksekliğindeki yangın çıkışından. | Open Subtitles | أنت قفزت من على بُعد 25 قدم من مخرج الحريق |
| - Hayır, sen atladın. - Bak, hikayeyi kim anlatıyor? | Open Subtitles | لا، أنت قفزت أنظري، من التي تسرد هذه القصة؟ |
| -Hiçbir şey yapmadım ki. -O yüzden mi pencereden atladın? | Open Subtitles | لم أفعل أي شيء - ألهذا السبب قفزت من النافذة؟ |
| Artık arkadaş olduğumuzdan, önce biraz top oynardık, bir içecek ısmarlardın falan diyordum, ama bunların hepsi atladın, ve direk götüme döşedin! | Open Subtitles | لقد ظننت أننا الآن أصدقاء مقربون لربما أردت أن نلعب بعض الكرة قبل على الأقل , اشتر لي شرابا لكن , لا , لقد قفزت كل هذا |
| Damon'ın kredi kartı dökümünün olduğu sayfayı atladın mı? | Open Subtitles | هل تخطيت الصفحة التي تذكر إيصالات بطاقة إعتماد (ديمون)؟ |
| Rose? Tanrım. - Nasıl atladın oraya? | Open Subtitles | روز ياإلهي.كيف تخطيت هذا.. |
| Doğrudan beşinci evreye atladın. | Open Subtitles | حسناً، لقد قفزتِ للتو إلى المرحلة الخامسة |
| Bunu nasıl atladın anlamıyorum. | Open Subtitles | أجهل كيف فاتك ذلك. |
| Az önce camdan atladın ama bu acıttı öyle mi? | Open Subtitles | لقد قفزتَ من النافذة ، وهذا يؤلم؟ - اجل - |
| Bir yeri atladın. Herneyse, Japonya'dan gelen paralara odaklanmalıyız. | Open Subtitles | لقد فوّت بقعه, نحن ننتظر وصول استثمار ضخم من اليابانيون |
| Bir dakika, bir tanesini atladın. Sana hahgisi olduğunu söylemeyeceğim. | Open Subtitles | أنتظري دقيقة, نسيتي واحدة, أنا لن أخبرك ماهي |
| İyi atladın baba. | Open Subtitles | قفزة جيدة يا أبي |
| - Hayır, o kısmı atladın. | Open Subtitles | لقد تجاهلت ذلك تماماً |
| Yani sende bulduğun ilk fırsatta onunla yatağa mı atladın? | Open Subtitles | لذا قمت بالقفز للسرير معه في أول فرصة حصلت عليها؟ |
| Aniden fırladın, bir taksiye bindin, buraya geldin ve suya atladın! | Open Subtitles | خرجت مسرعاً وقفزت فى تاكسى جئت إلى هنا وقفزت فى الماء |
| Ben sakin sakin oturuyordum ve sen üstüme atladın. | Open Subtitles | أناكُنْتُأَجْلسُهناك بشكل هادئ وأنت قَفزتَ على القمةِ... |
| Bizi önce Henry ile öpüştürdüğü kısmı atladın. | Open Subtitles | حذفتي الجزء و الذي هو اجبارنا علىمُمارسالجنسمع( هنري)اولاً. |
| Tekneden atladın, karaya çıktın, çocuğun yanına döndün. Çocuk nerede? | Open Subtitles | تقفز من السفينة , تعود إلى الشاطئ , إلى الصبي |
| Demek atladın! Unuttun! | Open Subtitles | كسبت الدعوى أنت! |