| Bu sabah 8:30 civarında, Sayın Başkanım, ve hala devam ediyor. | Open Subtitles | بدأ في الثامنة والنصف صباحاً يا سيدي الرئيس وما يزال يحدث |
| Yemin ederim kanunları uygulamak için elimden geleni yapacağım Sayın Başkanım. | Open Subtitles | وأقسم، وأنا سوف أقوم قوة الاعتصام في احترام القانون، سيدي الرئيس. |
| Bir şey olduğuna eminim Başkanım. | Open Subtitles | أنا متأكدة أن ثمّة أمر هناك، أيها الرئيس |
| Benim, çünkü Başkanım ve telefonum var! | Open Subtitles | أنت الرئيس نعم أنا لأني أنا العمدة ولأن لدي هاتف |
| Başkanım, neden bu işi sessizce halledip gitmesine izin vermiyoruz? | Open Subtitles | ايتها الرئيسة لــمَ لا تسوين الامر بهدوء وتدعينه يذهب ؟ |
| Evet Başkanım, çok acı çektin. | Open Subtitles | حسناً، سيّدي الرئيس من الواضح أنك كنت تتألم كثيراً |
| Babamın toprağına çok önceden el konulmuştu, Başkanım. | Open Subtitles | لقد أخذت أرض أبى منذ زمن كبير سيدى الرئيس |
| O zaman Başkanım, pek tabii ki tavsiye ettiğiniz gibi davranacağız. | Open Subtitles | إذن من الطبيعى سيدى الرئيس أن نقوم بما نصحتنا به |
| Ölen subayların listesi ektedir, Başkanım. | Open Subtitles | و مرفق أسماء الضباط المتوفيين سيدى الرئيس |
| Ne yapacağını bilmiyorum. Ben karar veremem, ben Başkanım! | Open Subtitles | لا أدرى ماذا أفعل، لا أستطيع إتخاذ قرارات أنا الرئيس |
| Savaş geldiğinde kadınlarımızın sadece evlerdeki şöminelerle ilgilenmelerini mi bekleyeceğiz, Başkanım? | Open Subtitles | وعندما تندلع الحرب , فهل نتوقع من النساء المكوث بالمنازل ,سيدى الرئيس . ؟ |
| Başkanım, Fransa Cumhurbaşkanı ikinci hatta. | Open Subtitles | سيدى الرئيس .الرئيس الفرنسى على الخط الثانى |
| Air Force One'dan acil olarak arıyorum, ben Başkanım. | Open Subtitles | هذه مكالمة طارئة من طائرة الرئيس أنا الرئيس |
| Sayın Başkanım, eski Enerji Bakanı Yardımcısı olarak, ucuz enerji sağlayabilecek çeşitli projeler duyuyorum. | Open Subtitles | سيدي الرئيس كنائب وزير سابق لوزارة الطاقة والقوة سمعت عن كل الطرق الرخيصة للحصول على الطاقة |
| Başkanım, kaza yerinde bize saldıran askerler Amerikalıydı, ya da en azından Amerikan eğitimli. | Open Subtitles | سيدي الرئيس بالنسبة للرجال الذين هاجمونا عند الموقع كانوا امريكين على الاقل ، امريكين مدربين |
| Sayın Başkanım, eski Enerji Bakanı Yardımcısı olarak, ucuz enerji sağlayabilecek çeşitli projeler duyuyorum. | Open Subtitles | بأن لا تغادر موسكو حية سيدي الرئيس كنائب وزير سابق لوزارة الطاقة والقوة |
| İyi günler Başkanım. Yeni müfettiş onayınızı istiyor. | Open Subtitles | نهار سعيد يا سيدى العمدة ، لقد وصل المفتش الجديد |
| İstediğiniz kadar bekleyebiliriz, sayın belediye Başkanım. | Open Subtitles | بإمكاننا تأجيل ذلك طالما أن الأمر ضروري أيها العمدة |
| Ben Başkanım ve sana kapıyı açmanı emrediyorum! | Open Subtitles | حسناً، أنا الرئيسة وإني اَمرك بفتح ذلك الباب |
| Başkanım, Şişko Tony bunu size vermemi istedi. | Open Subtitles | يا عمدة, (فات توني) طلب مني أن أعطيك هذه |
| İşte benim yumuşak başlı Başkanım! | Open Subtitles | هذه رئيستي المتساهلة. |
| Eğer sen... Başkanım eğer güvenli yolları açarsanız bu işleri hızlandırır. | Open Subtitles | أيها العمده , إذا فتحت فقط الطرق التى تؤمنها , إنها ستسرع إلى بالمؤن لنا |
| Aksine, size hizmet etmek özel bir ayrıcalıktır alçak Başkanım. | Open Subtitles | بالعكس، أَجِدُه a إمتياز نادر لخِدْمَة أوطأه الملكيِ. |
| -Tüfek Arabın ruhundadır. -Resuli Berberi, Başkanım. | Open Subtitles | البُندقيّة هي روح العرب الرّسولي) بربريّ يا سيّدي الرّئيس) |
| Benim belediye Başkanım tarafından idare ediliyor ve benim demiryolum tarafından destekleniyor. | Open Subtitles | بقيادة عمدتي وبمساندة من سكة حديدي |