| İpek çoraplar içindeki bir kadın bacağı çok çekici olabilir. | Open Subtitles | ساق المرأة فى جورب حريرى يمكن أن يكون مغريا جدا |
| Bu garip kemiği bulacağım. Ya kedi bacağı ya da parmak. | Open Subtitles | لقد وجدت تلك العظمه الغريبه و أيضاً ساق قطه أو إصبع |
| Adam paraşütle atlayıp esir düşüyor. bacağı kırılmış, Almanlar da bacağı kesiyor. | Open Subtitles | ، شاب نزل بالمظلة و تم إعتقاله ساقه مكسور و قاموا ببتره |
| Burası bacak taraftarları grubuna ait. Üçüncü bacağı kurtarma mücadelesinde Peggy'nin babasını destekliyoruz. | Open Subtitles | أوه نحن ندعم والد الطفله بيغي في الكفاح من أجل إنقاذ الساق الثالثة. |
| Parçalara ayırma işi daha yeni başIıyordu. bacağı tamamen kesilmemişti. | Open Subtitles | التقطيع كان قد بدأ للتو ساقها ليست مقطوعة بشكل كامل |
| Bir seferinde de bacağı incinmişti, sağlam bacağının üstünde zıplıyordu. | Open Subtitles | ومرة أخرى، كانت قدمها مصابة، وكانت تحجل على القدم السليمة |
| Vücudunun yukarısı tümüyle, balina çenesinden yapılmış beyaz bir barbar bacağı üzerinde duruyordu. | Open Subtitles | حيث جسده الطويل وعريض المنكبين يتكيء على قدم همجية بيضاء والتي بترها فك لأحد الحيتان |
| Ama ben size farklı bir yaklaşım göstermek istiyorum, işte burada gördüğünüz 4 bacağı olan robotumuzun, | TED | ولكنني أريد أن أطلعكم على منهجية مختلفة وهي هذا الآلي، هنا، ولديه أربعة أرجل |
| Sol bacağı diz altından kopmuş. | Open Subtitles | رجله مبتورة من أسفل الركبة ومفقودة بين الثلوج. |
| bacağı kesilmiş ve başkasının bacağı dikilmiş olan bir adam. | Open Subtitles | تم بتر ساق أحد الرجال و إستبدلت بساق رجل أخر |
| Gerçek insan bacağı mı yoksa sahtesi mi bunu bilmiyor olacağım. | Open Subtitles | لو أنها ساق بشرية لكنني لن أعرف إن كانت ساق بشرية |
| Yüzü çıtaya doğru atlayarak, geleneksel binme yöntemiyle her bacağı geçirmek yerine, sırtı çıtaya doğru atladı. | TED | بدلاً من أن يقفز ووجهه مواجه للحاجز، ورفع كل ساق باستعمال أسلوب الرافعة التقليدي، فإنه قفز وظهره مواجه للحاجز |
| Enfeksiyon düşündüğümüzden daha ciddi olduğu takdirde bacağı kesmek zorunda kalabiliriz. | Open Subtitles | إذا لم تنفع معه الأدوية يجب أن نجري عملية ونبتر ساقه |
| Enfeksiyon düşündüğümüzden daha ciddi olduğu takdirde bacağı kesmek zorunda kalabiliriz. | Open Subtitles | إذا لم تنفع معه الأدوية يجب أن نجري عملية ونبتر ساقه |
| Yani bacağı dizin altından kesilmiş, Tony'ninkiyse diz üstünden kesilmişti. | Open Subtitles | اذن ساقه قطعت تحت الركبة و توني من فوق الركبة |
| Bu noktada geriye kalan tek seçenek enfeksiyonun yayılmasını önlemek için bacağı ameliyatla kesip almak. | TED | إذن في هذه المرحلة، عادةً، الخيار الوحيد المتبقي هو بتر الساق لمنع الالتهاب من الانتشار أكثر. |
| ama bu arada diğer bacağı sürekli hareket ederek büyük bir çember çizer. | TED | بينما الساق الأخرى تدور باستمرار لترسم دائرة واسعة. |
| Parçalara ayırma işi daha yeni başlıyordu. bacağı tamamen kesilmemişti. | Open Subtitles | التقطيع كان قد بدأ للتو ساقها ليست مقطوعة بشكل كامل |
| Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde. | TED | إنها القدم الموزعة النهائية؛ كل جسده في هذه الحالة يعمل كقدم |
| Onu ziyaret ettim. Burnu, kaburgaları, bacağı ve dört dişi kırılmış. | Open Subtitles | لقد قمت بزيارته ، لديه انف مكسور ، ضلوع ، قدم و اربعة اسنان اجتثوا |
| 4 bacağı ve kuyruğu olsaydı. Bu akşam bunu yiyebilirdik. | Open Subtitles | لو كان لهذه العلبة أربعة أرجل و ذيل ، كنا سنأكلها الليلة |
| Sağ bacağı bayağı topallıyor ve üç dişi bakır kaplama. | Open Subtitles | رجله اليسرى عرجاء ولديه 3 أسنان حاده وبارزه كيف سنرى أسنانه تلك ؟ |
| Ayrıca diğer şoförün de bacağı kırıldığı için vüud hasarından üç yıl. | Open Subtitles | بالإضافة لثلاث سنوات للأذي الغير متعمّد بسبب أن السائق الآخر، كُسرت قدمه |
| 8 bacağı, iki tekerleği var ve kâbusların çıkış noktası. | Open Subtitles | له ثمانية سيقان عجلتان، وهو المادة التي تصنع منها الكوابيس |
| Boonlua adında bir maymunla karşılaştım. Boonlua bebekken birkaç köpeğin saldırısına uğramış ve iki bacağı ve bir kolu kopmuş. Boonlua rahiplerin onla ilgilendiği bir tapınağa sığınmış. | TED | التقيت بقرد يدعى بونلوا، وحينما كان بونلوا طفلاً، هاجمه قطيع من الكلاب، ومزقوا ساقيه الاثنتين وذراعه، فأخذ بونلوا يجر نفسه حتى وصل إلى دير حيث أدخله الرهبان. |
| Sizinki gibi aksayan bir bacağı da kafaya takmam. | Open Subtitles | لا ابالى اذا كانت لى ساق صناعية مثل ساقك |
| Ama Sıçrayanların altı bacağı var. | Open Subtitles | رأس، يدان ورجلان ولكن الـ سكتر لديهم ستة أقدام |