| Dr. Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım. | TED | كان الدكتور موليس يتحدث عن تجاربه وأدركت بأنني كدت أن أصبح عالماً |
| Paul yıllarca Kamerun ulusal radyo ve televizyonunda çalıştı ve sağlık sorunlarından bahsediyordu. | TED | عمل بول لسنوات في الاذاعة الوطنية الكاميرونية والتلفزيون، وكان يتحدث عن القضايا الصحية. |
| Kabine barıştan bahsediyordu. SAS bizi çıkarmak için bekliyordu. | Open Subtitles | كانت الوزارة تتحدث عن السلام بينما كانت القوات الجوية تنتظر إبادتنا |
| Bunlar güzel sözcükler. Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük. | TED | تلك هي كلمات لطيفة. لكني إنتابني نوع من الفضول عن ماذا كان يقصد بالحرية، و الحرية لمن. |
| Ağlıyordu, kaldığı otel odasından bahsediyordu. | Open Subtitles | كان يبكي و هو يخبرني عن غرفة الفندق الذي يقيم به |
| O kızlar için okullar açıyordu. Talibana karşı demokrasiden bahsediyordu. | Open Subtitles | كان يُتيح دخول المدارس للفتيات، يتحدّث عن الديمقراطية، ويقاوم الطالبان |
| Arabadaydık,eğlenceden ve yılbaşından ne kadar nefret ettiğinden bahsediyordu. | Open Subtitles | نحن كنّا في السيارة وهو كان يتحدّث عنه كم كره عيد الميلاد |
| Bende değil... O adam, bakın, kardeşiniz... Bir taştan bahsediyordu. | Open Subtitles | لقد رأيت رجلا يتحدث الى أخيك سمعته يتحدث عن ياقوتة |
| Açıklaması imkansız ama gazozcu dükkanındaki fil başlı fıçıdan bahsediyordu. | Open Subtitles | لم أستطيع تفسير الأمر أنه كان يتحدث عن الصنبور الذي علي شكل الفيل الذي كان في محل الصودا |
| Kennedy kardeşlerden mi bahsediyordu, yoksa Sovyetler birliğinin üç ibnesinden mi? | Open Subtitles | هل كان يقصد الإخوة كينيدي أم كان يتحدث عن 3 أجزاء من الاتحاد السوفييتي؟ |
| Tam da bu işi bırakmaktan bahsediyordu. Biliyorum bu çok zor. | Open Subtitles | لقد كان يتحدث عن التقاعد أعرف صعوبة الأمر |
| O herif kunduz barajı ve örümcek ağından bahsediyordu. | Open Subtitles | هذا الرجل كان يتحدث عن السدود سمور وشبكات العنكبوت. |
| Bence hayatında pek çok kez gördüğü bir şeyden bahsediyordu: | Open Subtitles | اظن انه يتحدث عن شئ قد رأه تقريبا مرات كثيرة فى حياته |
| Kendinden üçüncü tekil şahıs gibi bahsediyordu. | Open Subtitles | كانت تفضل أن تتحدث عن نفسها كــ شخص ثالث |
| Ama daha fazla halisünasyon görmedin, yani, belki de başka bir şeyden bahsediyordu. | Open Subtitles | و لكن ألم ترى هلوسات أخرى ؟ لذلك ، هى ربما كانت تتحدث عن شئ آخر |
| Anayasal haklardan bahsediyordu ve kişisel hakların korunmasından. | Open Subtitles | لقد كانت تتحدث عن القانون الدستوري و حفظ التعديل الأول |
| Sadece, duyduğu saçma bir dedikodudan bahsediyordu. | Open Subtitles | فقط يخبرني عن بعض الأشاعات الغبيه التي سمعها. |
| Havlu atmaktan bahsediyordu ama benim menajerim değildi, hiçbir şey atamazdı. | Open Subtitles | وكان يتحدّث عن الانسحاب لكنّه لم يكن مديريّ، لم يكن يستطيع إعطائي أمر بفعل أيّ شيء |
| Son mücadeledeki seçilmiş asker olduğundan falan bahsediyordu. | Open Subtitles | كان يتحدّث عن اصطفائه ليكون جنديًّا في المعركة الأخيرة |
| Bir saldırıdan bahsediyordu. NASA'dan kovuldu... | Open Subtitles | اخذ يتكلم عن هجوم من الفضاء حتى طردوه من محطة ناسا |
| Pizzadan bahsediyordu, çocuklar. | Open Subtitles | كانت تتحدّث عن البيتزا يا شباب |
| Dün bahçede şu adam ondan bahsediyordu. Ne söyleyeceğimi bilemedim. | Open Subtitles | كان هناك رجل يتحدث عنه في الساحة أمس لم أعرف ما أقول |
| Saat 5:00 de pistte buluşmaktan bahsediyordu, Ama hangi havaalanı bilmiyorum. | Open Subtitles | هو كَانَ يَتحدّثُ عن a إجتماع على a مدرج في 5: 00, لَكنِّي لا أَعْرفُ أَيّ مطارَ. |
| Bütün radyo istasyonları Mike Tyson'ın Evander Holyfiel'dı nasıl ısırdığından bahsediyordu. | Open Subtitles | كلّ محطة على الراديو كانت تتحدّث عنها مايك تايسون لذع إيفاندر هوليفيلد |
| Michael, Carl'ın yıllar önce çektiği işlenmiş suçları yeniden canlandıran anlatımı berbat bir dizi olan Skandal Çıkaranlar'ın George Sr.'ı konu alan bölümünden bahsediyordu. | Open Subtitles | (مايكل) كان يشير لحلقة (جورج سنيور) من مسلسل معاد تمثيله مع راويٍ سيء "يدعى "سكاندل ميكر |
| Belki alakasızdır ama Mary bir çeşit internetten buluşma sitesine kaydolduğundan bahsediyordu. | Open Subtitles | إسمع، ربّما هذا ليس أمراً مُهمّاً، ولكن كانت (ماري) تمزح بأنّها سجّلت بخدمة المُواعدة عبر الإنترنت. |