| Ve neredeyse aynı fikrin daha zengin bir sürümünden bahsediyorsun gibi. | TED | ويبدو الأمر وكأنك تتحدث عن نسخة أكثر ثراءً من الفكرة ذاتها |
| Bu herifler hangi asırda yaşadığımızı bilmiyorlar, sense hala zamanlamadan mı bahsediyorsun? | Open Subtitles | هؤلاء الأشخاص لا يعرفون في أي قرن نحن وأنت تتحدث عن الوقت؟ |
| İlginç. İşin tekniğinden mi yoksa başka bir şeyden mi bahsediyorsun? | Open Subtitles | هذا مثير للإهتمام ، هل تتحدثين بآلية بحتة أم ماذا ؟ |
| Tüm yetkileri kendinde topladığı ve İmparator olduğu zamandan bahsediyorsun. | TED | تقصد عندما أسس السلطة الفردية وأصبح إمبراطور روما. |
| Söylediğini duydum. Ben hiç bez kullanmadım. Sen neden bahsediyorsun? | Open Subtitles | سمعت ذلك , انا لا البس حفاظات عمن تتكلم ؟ |
| Sen, neden bahsediyorsun, orospunun evladı? | Open Subtitles | ما الذي تتحدّث عنه بحق الجحيم أيها الحقير؟ |
| Buraya geldiğim o ilk dakikadaki yakın...o olaydan mı bahsediyorsun? | Open Subtitles | هل تتحدث عن هذا التصادم فى أول لحظه وصلت هنا |
| - Onları alt ettin. - Hey, neden bahsediyorsun sen, Howard? | Open Subtitles | ـ لقد دمرتهم ـ ماذا , ما الذى تتحدث عنه ؟ |
| - Onları alt ettin. - Hey, neden bahsediyorsun sen, Howard? | Open Subtitles | ـ لقد دمرتهم ـ ماذا , ما الذى تتحدث عنه ؟ |
| - Bu alanda biraz sorunumuz var. - Neyden bahsediyorsun? | Open Subtitles | لدينا مشكلة في هذا المجال ما الذي تتحدث عنه ؟ |
| Bir saniye dur, sadece hasta olanlarlar bahsediyorsun, öyle değil mi? | Open Subtitles | ولكن انتظر , انت تتحدث عن المرضى منهم هنا اليس كذلك |
| Neden bahsediyorsun adamım? Sen bizden biri değilsin. Hadi ama. | Open Subtitles | ما الذي تتحدث عنه يا رجل انت لست واحدا منا |
| Ama aradaki fark, sen daima... ayrılıktan bahsediyorsun... ben ise ilişkimizi sağlamlaştırmaktan. | Open Subtitles | لكن الفرق أنك دائماً تتحدثين عن إنهاء العلاقة وأنا أتحدث عن إستمراريتها |
| Ve şimdi tesadüflerden bahsediyorsun. Sanki insanlar hep kayboluyormuş gibi. | Open Subtitles | والآن تتحدثين عن المصادفات ، كأن الناس يختفون طوال الوقت |
| Köprüde generalin kızını kaçıran ekipten mi bahsediyorsun? | Open Subtitles | أنت تتحدثين عن الفريق من الجسر الذين اختطفوا ابنة الحنرال |
| Kasabadaki avam yerden mi bahsediyorsun? | Open Subtitles | تقصد ذلك الشيء المجاني للجميع الذي أديره في المدينة ؟ |
| Şimdi ise arkamdan soruşturmalar yapıyorsun, sana karşı kurulan bir komplodan bahsediyorsun. | Open Subtitles | و الان تترك التحقيقات كلها لى تتكلم عن بعض المشاكل عندك أقصد |
| Önceden kararlastırmadan bahsediyorsun, ki bu hep olur. | Open Subtitles | أنت تتحدّث عن المقدّر الذي يحدث طول الوقت |
| - Genelde sarhoşken daha iyi vururum. - Nişan almaktan mı bahsediyorsun? | Open Subtitles | ـ دائما ما أصيب الهدف وأنا ثمل ـ تعني أنك كنت توجه مسدسك؟ |
| Muskie adaylığını sabote eden mektuptan mı bahsediyorsun? | Open Subtitles | هل تقصدين الخطاب الذي قضى على أمل موسكي في الترشيح؟ |
| Her zaman paradan bahsediyorsun. Niçin zengin bir erkek olmasın? | Open Subtitles | تتكلمين دائما عن المال لم لا يتم الزواج برجل غني؟ |
| - Plan, aynı plan. Hepimiz biliyoruz. - Neden bahsediyorsun sen? | Open Subtitles | انها نفس الخطه، نحن جميعآ نعرفها - ما الذى تقوله ؟ |
| Gökkuşağından, ilişkilerden, ıvır zıvırdan bahsediyorsun. | Open Subtitles | تتحدّثين عن أقواس القزح والعلاقات الحميمة وهذا الهراء |
| Şimdi sandıktan bahsediyorsun. | Open Subtitles | الآن أنت تقولين لي هذه القصّة عن الصندوق |
| Hadi ama. Onlardan, dişlek köylüler gibi bahsediyorsun. | Open Subtitles | بالله عليك، تتكلّم وكأنهم قطيع من المعاقين ذهنياً. |
| - Sen neden bahsediyorsun ya? - Bence kalsak daha iyi olur. | Open Subtitles | ما هذا الهراء الذي تقولينه أظن أن الوضع سيكون أفضل إذا بقينا |
| Hiç alakan olmayan bir şey için kendinin suçlamandan mı bahsediyorsun? | Open Subtitles | تعنين انك تلومين نفسك على شيء لا دخل لك به ؟ |
| - Lütfen bana hayatı zehir etmeyin. - Neden bahsediyorsun? | Open Subtitles | ـ أرجوك، لا تجعل حياتي يائسة ـ عمّ أنت تتحدث؟ |