| Bu adamın bütün yaptığı ona emredildiği gibi bankayı korumak. | Open Subtitles | كل ما يفعلة هذا الشخص هو حراسة البنك مثلما أخبروة |
| Eğer sizin kişisel hesaplarınızdan haberleri olursa, Kutsal Babamız bankayı yerle bir ederler. | Open Subtitles | واذا علموا, ابانا المقدس عن حساباتك الشخصية سيحرقون البنك على الأرض. حسنا, اذن |
| Görünüşe göre birileri yan taraftaki bankayı soymak için tünel kazdığından zemin göçmüş. | Open Subtitles | يبدو ان الأرضيه انهارت لأنهم كانو يعملون نفقا لسرقة البنك بالقرب من هنا |
| O senin çalıştığın bankayı soydu ve bunu Coco Bongo'da buldum. | Open Subtitles | سرق المصرف الذي تعمل فيه ثم وجدت هذه في الكوكو بونجو |
| O senin çalıştığın bankayı soydu ve bunu Coco Bongo'da buldum. | Open Subtitles | سرق المصرف الذي تعمل فيه، ثمّ وجدت هذه في الكوكو بونجو. |
| Silah zoruyla ona bankayı soydurmuşlar. | Open Subtitles | وجعلوه بالقوة يقودهم إلى بنك في كارميل وسلّم الصرافة ورقة |
| Kendi telefonundan bankayı ara, parayı hazırlasınlar, sonra da karını ara. | Open Subtitles | اتصل بالبنك من هاتفك الشخصي كيّما يجهزوا المال، ثم اتصل بزوجتك. |
| Çok basit. Uygun vakit el verdiğinde bankayı soyacaksın. | Open Subtitles | الأمر بسيط, عندما يحين الوقت ستقومين بسرقة البنك |
| İyileşir iyileşmez o bankayı soyacağız! Orayı ele geç ireceğiz! | Open Subtitles | بمجرد أن تتحسن حالتنا سنذهب لسرقة هذا البنك ، سنستولى عليه |
| Şehre gidip bankayı vuran her adam eşit pay alacak. | Open Subtitles | أى رجل يصل إلى البلدة ويسرق البنك , لة نسبة مساوية |
| Yarasını tedavi ettirdi ve bankayı ikna edip suçlamayı geri aldırdı. | Open Subtitles | الطبيب اعاده الى الحياة البنك اسقط التهمة عنه |
| Bahis yerindeki bankayı soymak istemiyorum, seni sefil. | Open Subtitles | هذا الطفل يمكن أن يتنبأ المستقبل. أنا لا أريد لكسر البنك |
| Bir hırsızın bu bankayı soymasını gerektirecek özel bir neden var mı? | Open Subtitles | ايوجد سبب خاص ليجعل لص يريد ان يقتحم هذا البنك ؟ |
| Aynı gün bizden başka çeteler de mi bankayı soymuş? | Open Subtitles | أتعني أن عصابة أخري سطت علي المصرف في اليوم نفسة؟ |
| Indio ile çetesi az önce kasabadaki bankayı soydu. | Open Subtitles | اينديو و عصابته سرقوا منذ فترة قصيرة المصرف هنا في المدينة |
| Indio ve çetesi kasabadaki bankayı soydular. | Open Subtitles | اينديو و عصابته سرقوا منذ فترة قصيرة المصرف هنا في المدينة |
| Bu zengin karılar çek yazarlar sonra da bankayı arayıp ödemeyi iptal ederler. | Open Subtitles | أولئك النسوة الثريات يحررن الشيكات ثم يستدعين المصرف ليوقف السداد |
| Babam bankayı soymaya çalışmıştı, ama onu yakaladılar. | Open Subtitles | ذهبت مع أبي، الذي حاول السطو على المصرف لكنهم قبضوا عليه |
| Bir bankayı evden hackleyemezsin! | Open Subtitles | لا تقتحم بنك من منزلك سيقبض عليك الاف بى اى |
| - Anlamıyorum. Hassan niye Amerika'daki bir bankayı soysun ki? | Open Subtitles | لماذا يريد حسن سرقة بنك فى الولايات المتحدة؟ |
| Çözülür çözülmez bankayı arayıp Ralph'i durdurttum. | Open Subtitles | عندما استجمعت قواي، اتصلت بالبنك لكي يوقفوا رالف. |
| Evet, aslında orada bir bankayı gözlem altında tutuyorduk, 3 hafta boyunca caddenin karşısındaydım ve orada mimari özelliği anlatan bir levha duruyordu. | Open Subtitles | نعم حسنا، حقيقة لقد كنت أراقب بنكاً لثلاثة أسابيع، على يمين الشارع، كان لديهم لوحة وصفت بأنها ذات شأن معماري |
| yoksa Yunanistan'a borç veren bir sürü aptal bankayı kurtarma paketi mi dersiniz? | TED | أو انقاذ عدد من البنوك الغبية المقرضة لليونان؟ |
| Kasabada banka bile aldı. 87 yılıydı sanırım, bankayı satın aldı. | Open Subtitles | لقد إبتاع مصرفاً في البلدة في العام 87 حسب ما أعتقد |
| Buraya bankayı bile sokmuyorum, ki ev onların. | Open Subtitles | ل عدم السماح للبنك في هنا وأنها تملك المكان. |
| Eğer büyükannem bankayı arar ve annenin paranı bir daha kesememesini sağlarsa yeter. | Open Subtitles | يمكنكِ حالما تتصل جدتي بالمصرف وتجعل الأمر محالاً على أمكِ في حرمانكِ مجدداً |
| Birkaç gün önce bir bankayı soymaya çalışan adam bu sefer bir otobüs kaçırmaya karar vermiş. | Open Subtitles | قرر مجرم كان قد سرق مصرفًا قبل يومين أن يختطف حافلة هذه المرة |
| Bay Stevens, o sabah, Portland'daki neredeyse bir düzine bankayı ziyaret etti. | Open Subtitles | السيد ستيفينز زار ما يقرب من دستة بنوك فى ذلك اليوم |
| Soyabileceğim bankayı bulabilmek için hepsini geziyorum. | Open Subtitles | قدت السيارة لكل مكان لتحديد المصارف التي يمكنني السطو عليها. |
| Danie'in o bankayı babasının kirli parası olmadan mı açtığını sanıyorsun? | Open Subtitles | أتعتقد بأن دانييل سيفتح بنكًا من دون مال والده القذر؟ |
| bankayı soymaya çalışıp soyamayan, kaçarken normal insanlara da saldıran uyuşturucu bağımlısı... Süper biri. | Open Subtitles | . قام بسرقة بنكٍ ليلة أمس ، لكنه لم يحصل على المال . فهرب عن طريق رهينةً مصوباً نحوها مسدساً |
| Onlar 10 bankayı ele geçirdi, biz de 10 banka soyacağız. | Open Subtitles | أبتي، لقد إستولوا على 10 مصارف ونحن سنستولي على 10 مصارف |