| Biliyorum efendim. Ama belki Bay Smith kazara da olsa haklıdır. | Open Subtitles | أعرف ذلك يا سيدي لكن ربما يكون السيد سميث محقا بالصدفة |
| Bir daha yapmayacağıma göre Bay Smith'in övgüyü almasına izin vereceğim. | Open Subtitles | طالما اني لن أقتل مرة أخرى سأدع السيد سميث يأخذ الفضل |
| Bay Smith adamlarını yerleştirdiğini söylememi istedi. | Open Subtitles | السيد سميث يريد أن يعلمك أنه أوقف رجاله أيضا |
| Bay Smith, katili yakalamak için polise yardım edebileceğinizi mi... | Open Subtitles | سيد سميث, هل أنت تقول بأنه يمكنك مساعدة قسم الشرطة |
| Benimle ilgili o kadar şey bilmek istemezsin, Bay Smith. | Open Subtitles | من الافضل لك الا تعرف الكثير عني يا سيد سميث |
| Neden karanlıkta duruyorsun? Git ve Bay Smith'e biraz çay demle. | Open Subtitles | لماذا أنت في الظلام إذهبي وأعدي الشاي للسيد سميث |
| Ama bitirdiğin zaman ustabaşı olabilirsin, Bay Smith. | Open Subtitles | حسنا، عند الانتهاء، أنا يمكن استخدام خدماتك السيد سميث. |
| Onu burada bırak ve içeri Bay Smith'in, yanına git. | Open Subtitles | و الآن تتركها هنا و تعود داخل الطائرة لتنقذ السيد سميث |
| Bay Smith, Jim'in orada futbol oynamasını istiyor. Tam burs teklif etti. | Open Subtitles | السيد سميث يريد لجيم أن يلعب هناك ويعرض عليه منحة كاملة |
| Bizler, hassas bir konuda Bay Smith'i temsil ediyoruz. | Open Subtitles | حسناً ، نحن هنا يمثل السيد سميث على مسألة بعض الطعام الشهي |
| Bay Smith, onu etkisiz hale getirmeni, işini bitirmeni hesabını görmeni istiyor bilirsin, öyle bir konuma gelsin ki... | Open Subtitles | السيد سميث يريدك للتحييد منتهي يعيده إلى حالة لكي هي ليست كثيراً |
| Bu Bay Smith'in adresi, ama onun bu işle bir ilgisi yok. | Open Subtitles | انه عنوان السيد سميث ، بالرغم من أن السيد سميث ليس مشترك مباشرة |
| Üzgünüm, sadece Bay Smith'in dönüş yolunda öldüğü bilgisini verme iznim var ve diğer tüm soruşturmalar ilçe sorgu yargıcı ofisinden yarın sabah yapılacak. | Open Subtitles | آسف، كل ماأستطيع قوله أن السيد سميث توفى لدى وصوله إلى المستشفى أى أسئلة أخرى تكون غدا صباحا |
| Bay Smith, dürüst bir adamın böyle aptal olması beni şaşırtıyor. | Open Subtitles | سيد سميث أنه بزعجنى أن رجل أمين يصبح احمقاً |
| Bilimsel analiziniz için teşekkürler Bay Smith. | Open Subtitles | حسناً .. شكراً لك ، على هذا التحليل العلمى ، يا سيد سميث |
| Çok şanslısınız, Bay Smith. Bu adamlar çok tehlikeli. | Open Subtitles | أنت محظوظ جداً سيد سميث فهذان الرجلان خطران |
| Port Royal'de bulunma nedeniniz ne, 'Bay Smith'? | Open Subtitles | ما سبب وجودك بالميناء الملكي يا سيد سميث |
| Evet, işler iyiydi. Birkaç saat sonra geliriz Bay Smith. | Open Subtitles | بيعنا كان جيداً - سنخرج لسويعات , سيد سميث - |
| Bunlardan biri, Cumartesi sabahı Bay Smith diye birini kabul etmişti. | Open Subtitles | و في أحدها تم تسجيل دخول في صباح يوم السبت تحديداً " للسيد "سميث |
| K9, Bay Smith'e kodları ver. Efendim. | Open Subtitles | كي9، أعط للسيد سميث الرمز الأساسي |
| Sayın Yargıç, röntgen Bay Smith'e ait. | Open Subtitles | سعادتكم, الأشعة السينية هي للسيد (سميث) نفسه |