| Diğerleri değerli bir armağan gibi korurlar ve beklerler. | Open Subtitles | واخرون يحرسونها كانها هبة ثمينة ثم ينتظرون و ينتظرون. |
| Onun Averium'u olmadan, onun bilgisini bekleyenler başka bir Urrone'nun öğrenmesi için 12 yıl daha beklerler. | Open Subtitles | بدون أفيريومها،أولئك الذين ينتظرون معرفتها لبحثهم يجب أن ينتظروا 12 سنة لأوررون آخر للتعلّم |
| Onlara taş gibi olduğumu söyledin değil mi? Sen de taş gibisin, haliyle beklerler. | Open Subtitles | لقد اخبرتيهم اننى مثيره و انت ايضاً لذا سوف ينتظرون |
| Fakat senin 8.50 de burada olmanı beklerler, yapmış halde. | Open Subtitles | لكن يتوقعون منك أن تكوني هنا 8: 50 ، انتبهي |
| Kapısını dünyaya kapatanlar bile, Bay Stringer, arada sırada o kapının çalınmasını beklerler. | Open Subtitles | ربما يستطيع غلق ابوابه على العالم, يا سيد سترانجر, ولكن ولكنه يجب ان يتوقع من سيطرق عليه بابه وقت ما |
| Gördükleri her şey için kanıt beklerler. | Open Subtitles | يتوقّعون برهانا بالرغم من كل ذلك يرون. |
| Sistemin içinde sıkışıp kalırlar, e-postalar gibi gönderilmeyi beklerler. | Open Subtitles | لقد علقوا في النظام، منتظرين أن يتم إرسالهم مثل رسائل البريد الالكتروني |
| Timsahlar, köpekbalıkları ve aç balıklar sığ sularda beklerler. | Open Subtitles | تماسيح ، وأسماك قرش ، وأسماك جائعة كلهم ينتظرون في المياه الضحلة |
| Erkekler daima bir karşılık beklerler. | Open Subtitles | الاولاد في العادة ينتظرون من الفتاة المقابل |
| Bazen karşı taraftan ateş açılıncaya kadar beklerler, fakat genellikle beklemezler. | Open Subtitles | وأحياناً أقصد بأنهم أحياناً ينتظرون حتى تتم مهاجمتهم، ولكن في الأغلب لا ينتظروا |
| Kararlı olanlar istediklerini almak için beklerler. | Open Subtitles | سوف ينتظرون الوقت المطلوب للحصول على غايتهم |
| Neden bütün erkekler depoyu doldurmak için her zaman son dakikaya kadar beklerler. | Open Subtitles | لمَ الرجال دائماً ينتظرون حتى يمتلئ حزان الوقود؟ إنّها الدقيقة الأخيرة. |
| Sadece kendilerinin vereceği dersin zamanını beklerler. | Open Subtitles | و ببساطة ينتظرون الفرصة ليعلموا درسا خاصا بهم |
| Beş yıllık ürünler için ödeme yapmamızı nasıl beklerler? | Open Subtitles | كيف يجرؤ كانوا يتوقعون منا أن تدفع لبنود تبلغ من العمر خمس سنوات. |
| Benim gibi kadınlar, sizin gibi erkeklerin... bunu kendilerinin bulmasını beklerler. | Open Subtitles | النساء أمثالي يتوقعون رجال مثلك يمكنك اكتشاف ذلك بنفسك |
| Bunu neden yaptıklarını anlattıkları zaman, senden, ona hak vermeni beklerler. | Open Subtitles | وعندما يخبرونك لماذا قاموا بذلك يتوقعون منك ان تتفهمهم حسناً ، ستضطرين لإعطائي حركة |
| Bana şunu sordu "İyi müzik çalmak için neden hep sonuna kadar beklerler?" | Open Subtitles | و سالتنى هذا اليوم لماذا ينتظروا الى اانهاية حتى يعزفوا موسيقي جيدة؟ |
| Oteller insanların bazı şeyler götürmelerini beklerler. Hatıra bu. | Open Subtitles | الفندق يتوقع سرقة بعض الأشياء إنها تذكار |
| Bu işi tek başıma yapmamı nasıl beklerler? | Open Subtitles | كيف يتوقّعون مني فعل هذا بمفردي ؟ |
| Avlanmanın daha kolay olduğu ve sardalya sürüsünün döneceği kış mevsimini beklerler. | Open Subtitles | منتظرين رحلة السردين الشتوية عندما يسهُل الصيد |
| Birçok insan iyilik borçlarını istemeden önce en az 5, 6 dakika beklerler. | Open Subtitles | تعلم , أن معظم الناس , سينتظرون خمس أو ستة دقائق قبل أن يطلبوا الخدمة. |
| Kendilerini iyi hissedene kadar beklerler ve sonra birdenbire hevesleri geçiverir. | Open Subtitles | وينتظرون حتى يرضون على أنفسهم ثم غبار المرآة الصغيرة يظهر ويختفي |
| Bir top hâline bükülürler, başlarını ve sekiz bacaklarını içeriye doğru çekerler ve suyun dönmesini beklerler. | TED | تتخذ هيئة الكرة، ساحبةً رأسها وأرجلها الثمان داخل جسمها وتنتظر عودة الماء. |
| Burada biz ölene dek beklerler. Hep böyle yapıyorlar. | Open Subtitles | سينتظروا هنا حتى نموت هذا ما يفعلونه تماما ً |