| Nefes almıyor, nabız yok, beyin aktivitesi yok. Yapabileceğim bir şey yok. | Open Subtitles | لا تنفس, لا نبض, لا نشاط دماغي لا يوجد ما يمكنني فعله |
| Senin ortaya çıkardıklarından benim son derece enterasan bulduğumsa, beyin aktivitesi olmadan bile insanların bu deneyimleri yaşayarak hayata geri dönmeleri. | Open Subtitles | أحد الأشياء التي توصَّلتَ إليها و التي أجدها ساحرة جداً هي فكرة أنَّه حتى و من دون نشاط دماغي يعود الناس مع هذه التجارب |
| Saldırı anında beyin aktivitesi ventromedial prefrontal korteksten, orta periakuaduktala geçiyor. | Open Subtitles | يتطور نشاط الدماغ من الفص الجبهي المواجه إلى السائل الرمادي الأوسط |
| Onu yaşam destek ünitesinde tutuyoruz, fakat korkarım ki hiçbir beyin aktivitesi yok. | Open Subtitles | لقد وضعناها على الأجهزة المساعدة ولكنني لا أرى مؤشرات للنشاط الدماغي |
| İç organlar etkilenmeye başladı kalp ezildi, akciğerler sıkıştı kısa süre sonra beyin aktivitesi durdu. | Open Subtitles | ويبدأ التأثير على اعضاء الجسم الداخلية، يسحق القلب، تتشنج الرئتين... ويتوقف النشاط الدماغي بعد ذلك بوقت قصير |
| Herhangi beyin aktivitesi yok ve yaşam ünitesine bağlı.. | Open Subtitles | لم يكن هناك أي نشاط دماغ وهي على جهاز الأنعاش بالكامل. |
| Öncelikle bunun beyin aktivitesi kaydedip etmediğine bakacağız. | Open Subtitles | يجب أن نختبر أولاً إن كان هذا سيسجل أي نشاط للدماغ. |
| Kalbi atıyor ama hiçbir beyin aktivitesi yok. | Open Subtitles | قلبه ينبض، لكن لا يوجد نشاط دماغي. |
| Kızınızda beyin aktivitesi yok. | Open Subtitles | ليس لإبنتكما تقريباً أي نشاط دماغي |
| Klinik anlamda evet. Kalp atımı yok, beyin aktivitesi yok. | Open Subtitles | لا نبض , لا نشاط دماغي |
| beyin aktivitesi başladı. | Open Subtitles | لدينا نشاط دماغي |
| Dr. Shepherd, beyin aktivitesi yok. Bu bir... | Open Subtitles | د(شيبرد)، لا يوجد نشاط دماغي. هذه... |
| Beyninizin, uyanık kalmak için her ikisine de ihtiyacı vardır, Dolayısı ile konsantrasyonunuz, yavaşlayan beyin aktivitesi sebebiyle azalma eğilimi gösterir. | TED | يحتاج الدماغ كلا الشيئين ليبقى متأهبًا لذلك فإن مستويات التركيز سوف تتراجع على الأرجح بينما يتباطأ نشاط الدماغ |
| Gördüğünüz şey bizzat etkileşimde bulunma ve statik içerik almak arasındaki beyin aktivitesi farkı. | TED | ما تشاهدونه هو الفرق في نشاط الدماغ بين التفاعل بشكل شخصي وأخذ محتوى ثابت. |
| beyin aktivitesi yavaşlar, kalp hızı azalır. Ta ki acın dinene dek. | Open Subtitles | يقلّ نشاط الدماغ ويتباطأ معدل نبضات قلبك حتّى لا تعود قادراً على الإحساس بالألم |
| beyin aktivitesi. | Open Subtitles | شوكةٌ للنشاط الدماغي |
| Bir tür kavramsal beyin aktivitesi arıyorum. | Open Subtitles | إبحث عن نوع من النشاط الدماغي المعرفِي |
| Böylece ödüllendirilmiş oluyordu, fakat bu ödül vücudunun yaptığından dolayı değil gezegenin öbür tarafında, beyin aktivitesi tarafından kontrol edilen robotun her bir doğru hareketi sebebiyleydi. | TED | لكي تنال مكافأته، لكن ليس لما كان جسده يقوم به، بل على كلّ خطوة يخطوها الروبوت في الجزء الآخر من الكوكب الذي يتمّ التحكّم به عبر نشاط دماغ القرد. |
| Ajan Mulder raporunda çocuğun sıra dışı bir beyin aktivitesi olduğuna inandığını yazdı. | Open Subtitles | في الوكيل مولدر تحقيقه إعتقد الولد... ... كانيواجهشاذّ نشاط دماغ. |
| Öncelikle bunun beyin aktivitesi kaydedip etmediğine bakacağız. | Open Subtitles | يجب أن نختبر أولاً إن كان هذا سيسجل أي نشاط للدماغ. |
| Yine de koklama merkezinde muz kokusuna verilen tepkiyi gösteren beyin aktivitesi algılarız. | Open Subtitles | ومع ذلك، ما زلنا نكشف نشاط للدماغ عبر بصيلات الشم ويمثل هذا النمط على انه رد فعل لرائحة الموز |