| Cumhuriyet takviye birliklerinin geldiğini bildirmeliyim, Hanımım. | Open Subtitles | سيدي أريد أن أبلغك أن عدد من جنود الجمهورية قد وصل |
| O zaman üzülerek bildirmeliyim ki Komiser Carter öldü. | Open Subtitles | إذن يؤسفني أن أبلغك أن الضابط "كارتر" مات |
| Müdür Bey, okulumuzun saldırı altında olduğunu bildirmeliyim. | Open Subtitles | على كل واحد منكم ، هلّا شرح لي أحدكم حالاً وبكل بساطة ما يجري بالضبط ؟ يجب أن أبلغك أن المدرسة قيد الهجوم يا سيادة المدير |
| Bu yasadışı davranışı bildirmeliyim. | Open Subtitles | أشعر أنه علىّ أن أبلغ عن هذا السلوك الإجرامي |
| - Bir cinayet teşebbüsünü bildirmeliyim. - Selam, Granger! Öğreniyorsun! | Open Subtitles | عليّ أن أبلغ عن محاولة قتل غرانجر ، اهتم بهذا الرجل |
| Üzülerek bildirmeliyim ki, Majesteleri'nin askerlerinden 10'u öldü. | Open Subtitles | يؤسفني أن أبلغكم عن وفاة 10 من جنود جلالتك |
| Üzülerek bildirmeliyim ki sivillere o bölgeye gidiş için izin veremiyoruz. | Open Subtitles | يؤسفني أن أبلغك أننا لا نصدر تصاريح سفر للمدنين إلى (الدردنيل) |
| - Üzülerek bildirmeliyim ki... | Open Subtitles | ومن المؤسف جداً لا بد لي أن أبلغك |
| Hepsini kayda geçirmeliyim, hayatım. Her şeyi ânında bildirmeliyim. | Open Subtitles | يجب أن أضع الإشارة في السجل يجبُ أن أبلغ عن كل شئ في الحال. |
| - Bazı mahkumların kaçtığını bildirmeliyim efendim. | Open Subtitles | يجب أن أبلغ عن هروب بعض المسجونين |
| Üzgünüm Lionel, bunu polise bildirmeliyim. | Open Subtitles | أنا آسف يا ليونيل إذا لم أبلغ عن هذا |
| Lassiter. Tüm olanları bildirmeliyim. | Open Subtitles | لاسيتيـر)، يجب أن أبلغ عن كلّ هذا) |
| - Majesteleri, üzülerek bildirmeliyim ki, askerlerinizden 10'u öldü. | Open Subtitles | -صاحب الجلالة ويؤسفني أن أبلغكم عن وفاة 10 من جنود جلالتك |