| Çenesini kapalı tutmayı bilen bir tek o var tanıdığım bazı insanların aksine. | Open Subtitles | هو الوحيد الذي يعرف كيف يبقي فمه مغلقاً على خلاف بعض من أعرف. |
| Üçümüz dışında bu numarayı bilen bir tek annen var. | Open Subtitles | الشخص الوحيد الذي يعرف الرقم عدانا نحن الثلاثة هي أمك |
| Bilgi alabilmek için seks kozunu oynamayı bilen bir tek sen değilmişsin. | Open Subtitles | أنت لست الشخص الوحيد الذي يعرف كيفية استخدام الجنس للحصول على المعلومات. |
| Sistemimi nasıl yeniden başlatacağını bilen bir tek sen değilsin. | Open Subtitles | لستِ الوحيدة التي تعلم كيفية إعادة تشغيل نظامي |
| Sistemimi nasıl yeniden başlatacağını bilen bir tek sen değilsin. | Open Subtitles | لستِ الوحيدة التي تعلم كيفية إعادة تشغيل نظامي. |
| İşe dahil olduğunu bilen bir tek biz varız. | Open Subtitles | . نحن الوحيدون الذين يعرفون أنه المشارك |
| Hasta olduğunu bilen bir tek ben varım. | Open Subtitles | , هي في دار ضيافة و أنا الشخص الوحيد الذي يعرف أنها مريضة |
| - Bilemezsin. - bilen bir tek benim. | Open Subtitles | انتي لا تعرفي ذلك انا الشخص الوحيد الذي يعرف |
| Bu kişilerin nasıl olduklarını bilen bir tek benim doğrudan. | Open Subtitles | انا الشخص الوحيد الذي يعرف من يكونون هؤلاء الناس من الأساس |
| Ortada olduğunu bilen bir tek ben olamam. | Open Subtitles | لا يمكن ان اكون الوحيد الذي يعرف ان جورجيا هي منتصف الطريق |
| İçlerinde ne yaptığını bilen bir tek o var gibi görünüyor. | Open Subtitles | ويبدو انه الوحيد الذي يعرف ماذا يفعل |
| Astronomiyi bilen bir tek benim sanırdım. | Open Subtitles | إعتقدت بأني الوحيد الذي يعرف علم الفلك |
| Imran Sahab, sınıra nasıl ulaşacağımızı bilen bir tek o var | Open Subtitles | سيد " عمران " ، هو الوحيد الذي يعرف الطريق الى الحدود |
| Bunu bilen bir tek sen vardın, Nan. | Open Subtitles | وأنت الوحيدة التي تعلم هذا |
| Çünkü bizi bilen bir tek onlardı. | Open Subtitles | لأنهم كانوا الوحيدون الذين يعرفون أمرنا |