| Örnek bir hayırsever, büyük bir üniversitede saygın bir hocayım. | Open Subtitles | شمّاس في كنيستنا نموذج خيّر أستاذ محترم في جامعة كبيرة |
| Eğer öğrencilerimden birisi başarılı olursa belki daha iyi bir üniversitede öğretmen olabilirim. | Open Subtitles | ان قام احد طلابي بعمل جيد ربما استطيع ان اعلم في جامعة أفضل |
| Bu yüzden Pyongyang'daki erkeklere özel bir üniversitede öğretmen ve misyoner olarak görev aldım. | TED | ولذلك تظاهرت انني معلمة و مبشرة في جامعة للشباب فقط في العاصمة بيونغ يانغ. |
| - Başka bir iş mi bulayım başka bir üniversitede mi çalışayım? | Open Subtitles | هل تريدين مني أن أعثر على وظيفة تدريس آخرى في كلية مختلفة؟ |
| Onu ilk görüşüm Tirunelveli'de bir üniversitede eğitim toplantısında oldu. | TED | شاهدتها لأول مرة في كلية محلية في تإرونلفلى أثناء إحدى جلسات تدريبي. |
| Geçenlerde Nijerya'da bir üniversitede genç bir kadın grup tecavüzüne uğradı, bunu bazılarımız biliyordur. | TED | مؤخرا، تعرضت فتاة لاعتصاب جماعي في جامعة بنيجيريا، أظن أن بعضنا قد سمع بذلك. |
| Meşhur bir üniversitede olacaktım ve tutkulu öğrencilerle gece geç saatlere kadar tartışacaktık. | Open Subtitles | أكون في جامعة شهيرة أجادل الطلاب الشغوفين حتى وقت متأخر من الليل |
| Bir siyahi öğrencinin beyaz bir üniversitede eğitim alması neredeyse imkansızdır. | Open Subtitles | المستحيل للزنجي أن يتلقى تعليم جيد في جامعة للبيض |
| Kısacası, modern bir üniversitede sizin gibi bir kişiye yer yok. | Open Subtitles | ببساطة لا يوجد مكان لأمثالك في جامعة حديثة |
| Regina ve Paul Nemenyi, Denver yakınlarındaki bir üniversitede tanışmışlardı. | Open Subtitles | إلتقيا ريجينا وبول نمانيي في جامعة قرب دنفر |
| Belki de kuş uçmaz kervan geçmez bir üniversitede öğretmenlik yapan mahvolmuş bir yazarın hikâyesiyle ilgili bir senaryo yazarım. | Open Subtitles | ربما سأكتب نص سيناريو حول كاتب فاشل اتجه إلى التدريس في جامعة نائية |
| - İkinci derece bir üniversitede sınıf arkadaşı olmanıza etkilenmem mi gerekiyordu? - Hayır. | Open Subtitles | أيفترض أن أنبهر بكونكما رفيقتا دراسة في جامعة من الدرجة الثانية؟ |
| Bir adam, okumadığı bir üniversitede takılıp onun olmayan bir bebeğe bakamaz mı? | Open Subtitles | ألا يمكن لشخص ما أن يتسكع في جامعة ما لا شأن له بها، ويحدق في طفلة ما ليست له؟ |
| Joanna, Polonya'da bir üniversitede çalışıyor. | TED | تعمل جُوانا في جامعة في بولندا. |
| bir üniversitede çalışıyorum. | TED | أنا أعمل في جامعة |
| bir üniversitede asistan ol. | Open Subtitles | اِذهب لتكون مساعدا في جامعة |
| -Özel bir üniversitede öğrenciyim. | Open Subtitles | - انا طالب في جامعة خاصة |
| - Adam bir üniversitede öğretmen. | Open Subtitles | إنّه أستاذ في جامعة يا (ماكغي). |
| On yıl içinde, çocuklarına destek olmak için... küçük bir üniversitede komedi dersleri veren ve... | Open Subtitles | في عشر سنوات سوف تدرس الكوميديا في كلية المجتمع لتدعم أطفالك |
| Ellard yerel bir üniversitede atletizm koçluğu yapıyor Deaver'ın kendine ait küçük bir işyeri var ve Hicks avukat. | Open Subtitles | إيلارد يقوم بتدريب فريق الميدان و المضمار في كلية محلية ديفر يملك مشروعا صغيرا و هيكس محامي |
| Evet, şimdi yerel bir üniversitede çalışıyor. | Open Subtitles | صحيح,انها الان تعمل في كلية محلية صغيرة |