| Bu bir şeref, ama birçok doktor bu şerefe nail oluyor. | Open Subtitles | هذا شرف لي لكنهم أيضاً يتعاملون مع أطباء كثيرين غيري |
| Bu bir şeref, ama birçok doktor bu şerefe nail oluyor. | Open Subtitles | هذا شرف لي لكنهم أيضاً يتعاملون مع أطباء كثيرين غيري |
| Sizinle çalışmanın bir şeref olduğunu söylemek istiyorum. | Open Subtitles | سيدي. إنه لشرف لي أن يتسنى لي العمي معك ميدانياً |
| - Evet, benim. Siz tebrik ederim, sizinle tanışmak büyük bir şeref. | Open Subtitles | دعني أهنئك، إنه لشرف عظيم، إنه لشرف عظيم |
| Bizimle olmanız bir şeref. Biliyorum, çok sorumuz var. | Open Subtitles | إنه لشرف أن نستضيفك معنا وأنا واثق أنه لدينا أسئلة، والمزيد من الأسئلة |
| Bunu yeni misafirlerime çok sık söyleme şansım olmuyor ama senin bu hapishanede olman bir şeref. | Open Subtitles | أنا لا أقول هذا عادتا إلى نزلائى ولكن من الشرف لنا أن تكون معنا فى هذه المؤسسة |
| Bu büyük bir şeref ama doğru bir kadın için bundan memnuniyetle vazgeçeceğim... | Open Subtitles | هذا شرف لي لكنني سأتنازل عنه بفرح من أجل المرأة المناسبة |
| Ve sizin hizmetinizde olmanın benim için bir şeref olduğunu söylemeden edemiyorum. | Open Subtitles | وا يمكنني البدء بأن أخبرك كم شرف لي خدمتك |
| Majestelerine bu görevde yardım etmek bir şeref olacak. | Open Subtitles | سيكون شرف لي أن أساعد جلالتك في هذه المهمة |
| - Sizinle tanışmak bir şeref. - Bunu yaptığınız için çok teşekkür ederiz. | Open Subtitles | ـ إنه لشرف ليّ اللقاء بكِ ـ شكراً جزيلاً لفعل هذا لأجلنا |
| Böyle bakılırsa bu bir şeref ve vazifedir. | Open Subtitles | انظر للأمر بهذا المنظور، إنه لشرف و واجب أيضًا. |
| sizi görmek bir şeref. | Open Subtitles | أنهم لشرف أن أراك يا سيدي لقدسمعناعن ابنالزناالوسيم.. |
| Senin huzurunda olmak tüm bu genç çocuklar için bir şeref. Belki bu sırada bir iki bir şey öğrenirler. | Open Subtitles | من الشرف وجود الشباب في حضورك بل إنهم سيتعلمون بعض الأشياء في العملية |
| Bayan Crawford, ne büyük bir şeref. | Open Subtitles | سيدة كروفرد ياله من شرف |
| Aslına bakarsan kılıcımla ölmek senin hak etmediğin bir şeref. | Open Subtitles | بصراحة , الموت بسيفي هو شرف لا تستحقينه. |
| Sizinle tanışmak bir şeref, efendim. | Open Subtitles | - إنه ، لمن لشرف كبير أن أقابلك |
| Sizinle tanışmak bir şeref. | Open Subtitles | إنّه لشرف لي أن ألتقي بكم. |
| Bunu bana Kenji yaptırdı. Büyük bir şeref olduğunu söyledi. Onun hatırına yapmak istedim. | Open Subtitles | كينجي , أقنعني بأن أفعل ذلك لقد قال أن هذا لَشرف عظيم |
| Doktor Niles Crane. Elinizi sıkmak bir şeref. | Open Subtitles | الدكتور نايلز كرين انه لشرف لي ان اهز يديك |
| Onlar, şu an olduğum kişinin bir parçası. Onlar bir şeref. | Open Subtitles | إنها جزء منى إنها شرف لى |
| Bu gece burada bulunmak gerçekten büyük bir şeref. | Open Subtitles | إنه لمن دواعي شرفي أن أتواجد هنا |