| Kulüplerin şahı bir kulübün sahibiyle içki içmek bir şereftir. | Open Subtitles | لاأعرف ماأقول.. أنه شرف لي أن أجلس مع صاحب أعظم نادي من النوادي |
| Burada çalışmak istiyorum çünkü seninle birlikte yemek pişirmek bir şereftir ama istenildiğim başka bir yerde çalışmayı tercih ederim. | Open Subtitles | أريد العمل هنا لأنه شرف لي أن أطهو معك لكنني أفضل العمل بمكان حيث يكون مرحباً بي |
| Ülkemi ve ailemi korumak benim için bir şereftir. | Open Subtitles | انه شرف لحماية بلادي وعائلتي لذا، أنت ستموت من أجل الشرف |
| Ülkemi ve ailemi korumak benim için bir şereftir.. | Open Subtitles | انه شرف لحماية بلادي وعائلتي |
| İki Elmas ödülünü kazananı açıklamak benim için bir şereftir. | Open Subtitles | إنه لشرف عظيم لي بأن أعلن أن الفائز بجائزة الماستين هو |
| Birleşik Devletler başkanıyla aynı yolda yürümek bir şereftir. | Open Subtitles | إنه لشرف أن تكون مع رئيس الولايات المتحدة. |
| İmparatorluğun Ekselansları'nı sizlere sunmak benim için bir şereftir karşınızda Japonya'nın Veliaht Prens ve Prensesi. | Open Subtitles | {\cH2BCCDF\3cH451C00}يشرفني أن أقدم لكم أصحاب السمو الامبراطوري {\cH2BCCDF\3cH451C00}ولي العهد وأميرة اليابان |
| Burada kilit altında tutulmak bir şereftir, efendim. | Open Subtitles | و يشرفني أن أحبس هنا يا سيدى |
| Evet, mutlaka. Onların sağlığına içmek bir şereftir. | Open Subtitles | أجل، أجل، بالطبع، سيكون شرفًا أن أشرب نخب صحّتهم. |
| Size Ellis de Vries'i takdim etmek benim için bir şereftir. | Open Subtitles | شرف لي عظيم أن أقدمك أليس دي فيرس |
| - Bu bir şereftir, majesteleri. | Open Subtitles | ضابط من المحكمة، هذا شرف لي يا سيدي. |
| Sizinle tanışmak bir şereftir efendim. | Open Subtitles | انه شرف مقابلتك ، يا سيدي |
| Ona hizmet etmek bir şereftir. | Open Subtitles | انه شرف لي ان اخدمه |
| Size Hizmet Etmek Benim İçin bir şereftir Lordum | Open Subtitles | إنه لشرف لي أن أستقبل معاليك , سيدي |
| Benim geldiğim yerde erkeğini paylaşmak bir şereftir. Yapma ya? | Open Subtitles | من حيث أتيت إنه لشرف أن اشاركك رجلك |
| Sizlere Tiger Chen'i sunmak benim için bir şereftir. | Open Subtitles | " يشرفني أن أقدم لكم " تايغر تشن |
| Sizinle tanışmak bir şereftir efendim. | Open Subtitles | يشرفني لقاءك يا سيدي |
| Burada olmanız bizim için bir şereftir | Open Subtitles | . أنه شرف لنا حضوركِ هنا |
| Grayson Malikanesi'ni aile içinde tutmak bir şereftir. | Open Subtitles | سيكون شرفًا إبقاء قصر (غريسون) بين يديّ العائلة |