| bir şirkette 30 yıl, çalışanlar dinozor diyordu size herhalde. | Open Subtitles | ثلاثون سنة في شركة الموظِّفون يرون هذا على أنه ديناصور |
| İnsanlar, kısa vadeli sonuçlar için endişelenmeleri gerekmeyen bir şirkette çalışıyordu. | TED | كان يعملُ هؤلاء الأشخاص في شركة حيث لم يكونوا بحاجة للقلق بشأن النتائج قصيرة المدى. |
| Daha adil bir şirkette çalışmak harika olmaz mıydı? | TED | ألن يكون رائعًا العمل في شركة كانت أكثر إنصافًا؟ |
| Büyük bir şirkette çalışıyordum. | Open Subtitles | .. هذا صحيح لقد كنت أعمل بالسابق فى شركة |
| Ortaokuldayken çocuklar baban büyük bir şirkette çalıştığı için zengin olduğunu söylüyordu. | Open Subtitles | عندما كان الجميع فى المدرسة يتكلم عن كونك فتى ثرى لأن اباك يعمل فى شركة كبيرة |
| Umarım sen ve adamların hedefleri daha küçük olan bir şirkette başarılı olursunuz. | Open Subtitles | أتمنّى لك ولرجالك توفيقا أكثر مع شركة أقل تطلبا |
| Fazla bir şey değil. Stajyerdi sanırım, aşağı yakada bir şirkette. | Open Subtitles | لقد كان مشاور قانوني كما أظن في شركه في مركز المدينه |
| Mesa Verde İnşaat diye bir şirkette çalışıyorlar. | Open Subtitles | تم توظيفهم في شركة اسمها ميسا فيردا للبناء والتشييد |
| Orada ileri teknoloji bilgisayar kasası üreten bir şirkette sorumluluk isteyen bir pozisyonda çalışıyor. | Open Subtitles | أن لها وظيفة في موقع مسئولية عالي هناك في شركة للحواسيب المتطوّرة |
| İngilterede Master yapmış, daha sonra birkaç yıl, Londra'nın dışında bir şirkette çalışmış. | Open Subtitles | تخرج من جامعة بانجلترا، ثم عمل لعدة سنوات في شركة خارج لندن |
| Marshall, Altrucel adında büyük bir şirkette çalışacak. | Open Subtitles | مارشال كان ذاهباً للعمل في شركة كبيرة تدعى ارتاسال |
| Empire State'teki bir şirkette hademeyim. | Open Subtitles | إسمع, أنا بوّاب في شركة أمريكان كالكولايتر, في مبنى إمباير ستايت |
| Dunder Mifflin adında ikinci sınıf bir şirkette kağıt satıyorum. | Open Subtitles | أنا بائع أوراق في شركة أوراق سيئة "اسمها "دندر مفلن |
| Böylesine büyük bir şirkette kimse paraya ne olduğunu fark etmez bile. | Open Subtitles | في شركة كبيرة كهذه لا أحد يسأل أين ذهب المال |
| Lakeside Dynamics denen bir şirkette patronunun ortağıymış. | Open Subtitles | مع كل الضحايا فى شركة إسمها "ليك دايناميكس" |
| Orada bir şirkette çalışıyor. Ben meslek aynı işte. | Open Subtitles | يعمل فى شركة هناك حرفتنا واحدة |
| Efendim bence böyle bir şirkette... | Open Subtitles | أنني حقاً أشعر مع شركة كهذهياسيّدي،سأكون.. |
| Böyle çarpıcı bir şirkette, elimden geleni yapmak için her gün motive olurum. | Open Subtitles | مع شركة مثيرة للإعجاب كهذه، فلديّ الدافع الكبير أن أقدم أفضل ما لديّ كل يوم. |
| Unutma, bu sadece müşteri temsilciliği telefonu aç, insanlara yardım et, ne yapıyorsan aynısını yap ama şimdi, gerçek bir şirkette. | Open Subtitles | تذكري إنها فقط خدمة عملاء الإجابة على الهاتف ومساعدة الأفراد مثلما تفعلين لكن الآن مع شركة حقيقية |
| Çalışmaya büyük bir şirkette başladı ve sonra 2007'de aile hukukunda faaliyet gösteren bir işe girdi. | Open Subtitles | بدأ العمل في شركه كبيره وفي عام 2007 حصل على وظيفة ممارسا لمهنة المحاماة الأسرية. |
| ki bu genelde odadaki herkesin arka plan motivasyonunu anlamaya dayalıdır, muazzam boyutta değerliydi, özellikle de çok fazla organizasyon geçmişi olmayan bir şirkette, öyledi. | TED | بالاعتماد على فهم الدوافع المحفزة لكل شخص موجود في الغرفة، كانت قيمة بشكل مدهش، في شركة حيث أغلب الموظفين يفتقرون للخبرة التنظيمية. |