| Bunun sebebi de senin yalnızca tek bir büyük şovun olması. | Open Subtitles | ذلك لأنك لا تمتلك الا عرض واحد كبير ، فقط واحد |
| Bildiğim tek şey bu yıl hiç bir büyük çıkışım olmayacak. | Open Subtitles | ما أعرفه أنّي لن أحظى بأيّ إصدار ألبوم كبير هذا العام. |
| Denizaltıya yakın kalırsak, tespit edilmeyebiliriz. Başka bir büyük yaratık gibi görünebiliriz. | Open Subtitles | إن بقينا بقرب الغواصة، فلربما لا يلاحظنا لربما نبدو كمخلوق كبير آخر |
| Tek bir büyük hikaye yeterli değilmiş gibi, bana bir tane daha anlatıldı. | TED | كما لو أن قصة واحدة كبيرة لم تكن كافية، قيلت لي قصة أخرى. |
| Ama son bir büyük problem ortaya çıkmış. | TED | لكن اتضح وجود مشكلة واحدة كبيرة على الأقل. |
| Yapma Ethan, tek bir büyük isim olduğunu ikimiz de biliyoruz. | Open Subtitles | أشهر اسم في عالم السحر كلانا نعلم يا (إيثان) أنَّ شهرتك تفوق شهرتي |
| bir büyük rakıyı nasıl içer insan! | Open Subtitles | لقد شرب زجاجة كبيرة من الويسكي |
| Tek bir büyük patlama sonrasında, hiç Zaman Lordu kalmayacak, ...Dalek kalmayacak. | Open Subtitles | إنفجار كبير واحد، ولن يعود هنالك أسياد زمن ولا مزيد من الداليك |
| Tek bir büyük çarpışma yerine bir seri sarsılma anca böyle kurtulmuş olabilir. | Open Subtitles | سلسلة من الصدمات البسيطة أفضل من تحطم واحد كبير إنها الطريقة الوحيدة لنجاته |
| Sonra buralarda başka bir büyük toplantı daha olacak. BUGÜN! | Open Subtitles | هناك تجمع كبير آخر في وقت لاحق، بالقرب من هنا |
| Bugün, size bir hikaye anlatmak istiyorum, bir büyük değişimin hikayesi, ve bu değişimi mümkün kılan insanların hikayesi. | TED | اليوم أود أن أروي لكم قصة، قصة تغيير كبير وقصة الناس الذين جعلوا هذا التغيير ممكنا. |
| Geriye kalan bir büyük soru ise elbette şu, diğer evrenlerin varlığını doğrulamamız hiç mümkün olabilecek mi? | TED | تبقى سؤال واحد كبير ، بالطبع ، هو هل من المحتمل ان نتأكد من وجود اكواناً أخرى ؟ |
| Sistemdeki her bir büyük elementi daha küçüğüyle değişitrebiliriz; küçük bir entegre devre, bir çocuğun tırnağı boyutunda görüntüleme çipi. | TED | يمكننا استبدال كل عنصر كبير في ذلك الجهاز بمكوّن أصغر... مثل دائرة كهربائية متكاملة صغيرة، وشريحة عرض بحجم ظفر طفل. |
| Şöyle bir bilgi vereyim; bu bayağı bir büyük kitap. | TED | لدي ملاحظة، إنّه كتابٌ كبير إلى حدٍّ ما. |
| Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri. | TED | كان لديهم مانع واحد كبير و حرية واحدة عظيمة بينما كانوا يحاولون بناء الشبكة العالمية. |
| Bu hayvan yakalayan tiplerin fazla siniri olmaz sadece tek bir büyük sinirleri olur. | Open Subtitles | فالشخصيات التى تصطاد الحيوانات لا تملك العديد من الأعصاب بل مجرد عصب واحد كبير |
| - Bir çok küçük mum yerine, bir büyük mum aldım. | Open Subtitles | أنا أحاول أن أجعل أمك تعتاد على شمعة واحدة كبيرة بدلا من الكثير من الشموع الصغيرة |
| Tek yapman gereken... bir büyük yudum daha içmek, sonra bitiyor. | Open Subtitles | كل ما يتطلبه الأمر هو رشفة واحدة كبيرة ثم ننتهي |
| Aynı ceketin bir büyük bir de küçük bedeninden almışsınız diyelim. | Open Subtitles | او تصادف ان عندهم سترتين واحدة كبيرة وواحدة صغيرة |
| Yapma Ethan, tek bir büyük isim olduğunu ikimiz de biliyoruz. | Open Subtitles | أشهر اسم في عالم السحر كلانا نعلم يا (إيثان) أنَّ شهرتك تفوق شهرتي |
| bir büyük Mount Gay, sodalı olsun lütfen. | Open Subtitles | زجاجة كبيرة من "مونت جاي" مع الصودا لو سمحت. |