| Örneğin, dinlenmekte olan bir beyin bir çok alpha dalgası yayma eğilimindedir. | TED | فعلى سبيل المثال، الدماغ الهادئ يميل إلى توليد الكثير من موجات ألفا. |
| Nasıl sapık bir beyin böyle bir şeyin düşüncesini aklına getirebilir? | Open Subtitles | ما نوع الدماغ الفاسد الذي حتى سيفكر بشيء مثل هذا ؟ |
| İntrakraniyal kanamaya neden olacak bir beyin sarsıntısı işareti yok. | Open Subtitles | الجرح قد يشير إلى وجود أرتجاج أو نزيف في المخ |
| Ben bir beyin cerrahıyım ve bugün, benim gibilerinin sizlere ihtiyacı olduğunu söylemek için buradayım. | TED | أنا طبيب جراحة مخ وأعصاب، وأنا هنا اليوم لأخبركم أن أُناساً مثلي يحتاجون لمساعدتكم. |
| Bir keresinde, bir arkadaşım, "Senin için bir şey yapabilir miyim?" dediğinde "Büyük bir şey değil; sadece bir beyin isterim." dedim. | Open Subtitles | إحدى صديقاتي مرة سألتني إذا كان بإستطاعتها إحضر أي شيء لي فقلت لها ماذا عن دماغ جيد ليس بالضرور أن يكون فاخرا |
| zaman hastalığı ortaya çıktı bir beyin tümörünün neden olduğu. | Open Subtitles | إتضح بأن مرض مرور الزمن عنده سببه ورم في الدماغ |
| Bu gözküreniz içinde yer alan bir beyin parçası olan retinanın nöronlarının aktivitesiyle zihinsel deneyimizin ne denli yakından ilişkili olduğunu gösteriyor ya da bu konuyla ilgili olarak, | TED | لذلك هذا هو مدى قرب تجربتك العقلية ونشاط الخلايا العصبية في شبكية العين، وهي جزء من الدماغ يقع في مقلة العين، أو، في هذه الحالة، ورقة من القشرة البصرية |
| Bir kan akışı filmi yaparsınız, bağımsız bir beyin aktivitesi yerine geçer. | TED | فعندما تصنع فيلما لتدفق الدم، يكون لديك وكيل وكيل لنشاط الدماغ. |
| Bu insanların yarısına göre, makalede bir beyin resmi vardı, fakat bu insanların diğer yarısı için, ki bu aynı makaleydi, bir beyin resmi yoktu. | TED | نصف عدد الناس كان مقالهم يحتوى على صورة دماغ و النصف الاخر حصلوا على نفس المقال و لكن بدون صورة الدماغ |
| bir beyin tarayıcının içine 16 tane insan koydular ve onlara çalan iPhone videoları gösterdiler. | TED | لقد قامو بادخال 16 شخص في جهاز مسح الدماغ و جهلوهم يشاهدو صور لاجهزة اي فون و هي ترن |
| - Ama eğer bir beyin tümörü vakası gelirse, emrindeyim. | Open Subtitles | لكن لو واجهتكِ إصابة ورم في المخ فأنا تحت طوعك |
| Kafasıyla atak yapmasıyla bilinirdi. Böylece ben de geçirdiği bir beyin sarsıntısı hakkında konuşmalarına baktım. | TED | كان معروف بقدرته على الدفع برأسه بقوة، لذا قررت أن أحقق في الموضوع هل كان شخص يعرف أنه يعاني من ارتجاج في المخ. |
| Çocukları beş ve iki yaşındalarken, Carol bir inme geçirdi ve bir beyin tümörü ve aniden öldü. | TED | عندما كان طفلاهما في عمر الخامسة والثانية, اصيبت كارول بجلطة دماعية ورم في المخ وماتت فجـأة. |
| Hasta bir beyin, eğleniyor, işkence ediyor, onunla konuşuyor, korkudan ödünü patlatıyor. | Open Subtitles | إنه مخ مريض يمرح يعذبه، يتحدث إليه يخيفه |
| Sibernetik bir bedene sıkıştırılmış yaşayan bir beyin ve çelik bir kalp. | Open Subtitles | مخ حيّ بداخل جسد سيبراني وقلب من الفولاذ |
| bir beyin cerrahına göre, bu adam görev yapmadığı zamanlarda epey bira içiyor. | Open Subtitles | بالنسبة لجراح دماغ ذلك الرجل يشرب الكثير من البيرة عندما لايكون يجرح الادمغة |
| Hepimiz tecrübelerimizi bir çipe yükledik, ikinci bir beyin yani. | Open Subtitles | معرفة كل واحد منا مخزنة على شريحة دماغ ثاني، حرفياً |
| Ve bugünkü konuşma beyinle ilgili -- Hey! Oralarda bir yerde bir "beyin hayranı" var. | TED | و محاضرة اليوم ستكون عن الأدمغة و، نعم, في مكان ما هناك لدي معجب بالدماغ. |
| Şu ikisine bak... bir kalp cerrahı ve bir beyin cerrahı, bağırsak kesme ameliyatında. | Open Subtitles | . . أنظري إليهما جرّاح قلب و جرّاح أعصاب يجرون جراحة قطع أمعائي |
| bir beyin hastalığı yüzünden ölmeden önce, bir aylık ömrüm var. | Open Subtitles | ليس لدى أكثر من شهر لأعيشه فأنا أحتضر جراء مرض وعاء مخى نادر |
| Bu kafatasının içinde, zamanımın çok ötesindeki, dahi bir beyin yatıyor. | Open Subtitles | تحت هذا الخبيث الكاذب يوجد عقل عبقري متقدم لسنوات عن أيامي |
| Ama sorduğunuzda, "iyi bir beyin teorisinin olmayışının çeşitli nedenleri var", derler. | TED | حسناً, هناك أسباب عديدة لعدم توفر نظرية جيدة للدماغ. |
| Örneğin, 35 yaşında bir bankacı olsanız, ve evinize bir beyin cerrahından 100 kat daha fazla para götürseniz, bir hikayeye ihtiyacınız olur bir öyküye ki bu eşitsizliği haklı çıkarabilesiniz. | TED | فعلى سبيل المثال .. ان كنت مصرفي عمرك 35 عاماً وتأخذ إيراداً قدره 100 مرة اكثر من جراح دماغي فأنت تحتاج تفسيراً تحتاج حكاية ما .. تجعل هذا الايراد منطقياً |
| Küçük bir beyin kanaması geçirdiğini düşünüyorum. Nedeni de muhtemelen böbreğinde taş olması. | Open Subtitles | أعتقد أنك أصبت بجلطة دماغية صغيرة أعتقد أن السبب هو ضغط ذلك الحجر |
| Fakat bu hastalığın neden olduğu gerçek fiziksel hasarı görmek için sağlıklı yaşlanan bir beyin ve bir Alzheimer hastasının beyninin resimlerine bakmamız yeterli. | TED | ولكن كل ما علينا هو النظر لصورة لدماغ مسن و صحي، و نقارنها بدماغ مصاب بالزهايمرز لنرى التلف الفعلي الذي يسببه المرض. |
| Daha önce böyle bir şey görmedim. Bu bir beyin bozukluğu değil. | Open Subtitles | لم أر شيئاً مثله من قبل إنه ليس تدهوراً دماغياً |
| Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım. | TED | لذا، أفضّل بدء هذه المحادثة من خلال عرض "عاصفة دماغيّة" لكم. |
| Bu gördüğünüz korunmuş gerçek bir beyin. | TED | لذا فهاكم دماغٌ بشريٌّ حقيقيٌّ محفوظٌ. |