| Novak iyi bir polisti ve o şekilde hatırlanacak. | Open Subtitles | نوفاك كان شرطي جيد و هذا هو طريقة سيصبح رمزاً |
| - "İyi bir polisti ve unutulmayacak." dersin. | Open Subtitles | قولي لهم انه كان شرطي جيد وسوف نفتقده كثيراً |
| Ve inanılmaz miktarda başıboş bırakılmış bir öfke. Shooter bir polisti ve iyilerindendi. | Open Subtitles | و غضب عارم متدفق بشكل نختصر كان شرطياً و شرطياً جيداً |
| Sizin çocuğun peşindeki kesinlikle bir polisti. | Open Subtitles | الرجل الذي كان يلاحق رجلكِ كان شرطياً بالواقع. |
| Dedektif, babam iyi bir polisti. | Open Subtitles | ايها المحقق,ان والدي كان شرطيا جيدا. |
| Bir mahalle marketinde vurulduğunda yeni emekli olmuş bir polisti. | Open Subtitles | لقد كان شرطيًا تقاعد مؤخرًا عندما لقي حتفه في متجر مخلي |
| İyi bir adam ve müthiş bir polisti. | Open Subtitles | حسناً لقد كان رجلاً طيباً وضابطاً رائعاً |
| Benim babam iyi bir polisti ve daha da iyi bir babaydı. | Open Subtitles | . حسنا، بالنسبة لي كان شرطي جيد و حتى والد أفضل |
| Öldürdüğün adam görev dışındaki bir polisti. | Open Subtitles | الشخص الذي قتلته، كان شرطي خارج الخدمة |
| Benim de babam bir polisti. | Open Subtitles | أبي أيضا كان شرطي أبيك أيضا كَان شرطي؟ |
| Beni vuran adam bir polisti. | Open Subtitles | الشخص الذي أطلق عليّ النار كان شرطي |
| Ama eski kafalı bir polisti. | Open Subtitles | .. لقد كان شرطي من المدرسة القديمة |
| Bu adamı tanıyordum, tamam mı? İyi bir polisti. | Open Subtitles | لقد كان شرطياً جيّداً شرطياً نزيهاً |
| Yaklaşık iki yıllık polislik tecrübesiyle, daha acemi bir memurdu. - İyi bir polisti. | Open Subtitles | كان شرطياً جديداً بخبرة سنتين في العمل |
| Başarılı örneğimiz bir polisti. | Open Subtitles | نجاحنا الوحيد كان شرطياً |
| Harika bir polisti. | Open Subtitles | لقد كان شرطياً عظيماً |
| Öldürdüğünüz bir polisti. Bir karısı vardı. Çocukları vardı. | Open Subtitles | الذى قتلته كان شرطيا لديه زوجة و أطفال |
| - İyi olduğunu, biliyorum. - O, rüşvet alan bir polisti. | Open Subtitles | كان شرطيا فاسدا |
| Kerber iyi bir polisti. | Open Subtitles | كيربير كان شرطيا جيدا. |
| Yolsuzluğa karışmış bir polisti ve ölmedi. | Open Subtitles | لقد كان شرطيًا فاسدًا... ولا زال على قيد الحياة |
| İyi bir adamdı... Harika bir polisti. | Open Subtitles | كان رجلاً طيباً وضابطاً ممتازاً |
| Soran ilk kişi, bir polisti. | Open Subtitles | أول شخص يطرحه هو شرطي. |
| bir polisti. | Open Subtitles | كان ملتزم بالكتاب |
| Ben Tikrit'te, Irak'ta ordudayken kapı komşum bir polisti. | Open Subtitles | عندما كنت في الجيش في "تكريت" ب"العراق"، جاري كان ضابط شرطة. |
| Kirli bir polisti. Sorunum bu. | Open Subtitles | إنه شرطي فاسد, هذه هي المشكلة |
| -Ama berbak bir polisti. -Ve berbat bir polis. | Open Subtitles | ـ لكنه شرطي حقير ـ لكنه شرطي حقير |