| Amerika'da bir projede, 300 masum kişiden bilgi toplandı. İşlemedikleri bir suç yüzünden hapis yatan 300 kişi | TED | في مشروع ما في الولايات المتحدة, تم تجميع المعلومات عن 300 اشخاص ابرياء و 300 متهمين تم ادانتهم لجرائم لم يقترفوها. |
| bir projede, kadavralar yani cansız bedenler, donduruldu ve ipince diskler halinde kesildi. | TED | في مشروع واحد تم تجميد الجثث أو الأجساد الميتة ثم تقطيعها إلى شرائح اسطوانية رقيقة |
| 2 milyar insan. Dünya nüfusunun 3'te 1'i, sadece %5'lik değer üretebiliyor, çünkü bu değişimi anlamadılar, çünkü insanlarını köle gibi çalıştırmaya devam ettiler; ortak bir projede pay alacaklarına. | TED | ملياري شخص. ثلث سكان العالم ينتجون فقط 5 في المائة من الثروة لأنهم لم يحصلوا علي هذا التغيير، لأنهم كانوا يعاملون شعبهم كالعبيد بدلا عن مساهمين متساويين في مشروع مشترك. |
| Burada bir projede çalışmamı istiyorlar. | Open Subtitles | يريدوننى ان أعمل على المشروع هنا |
| Burada bir projede çalışmamı istiyorlar. | Open Subtitles | يريدوننى ان أعمل على المشروع هنا |
| "Büyük bir projede bütün gece çalıştık. | Open Subtitles | لقد قضيتُ الليلةَ برمتها في مشروعٍ كبير" |
| Geçtiğimiz yıl bir ekibimiz Boston'da, üç kişinin yaklaşık 2.5 ayını alan bir projede çalıştı. | TED | كان لدينا فريق يعمل على مشروع في السنة الماضية استغرق ثلاث أشخاص حوالي الشهرين والنصف. |
| Belki bir anlaşması vardı ya da bir projede çalışmıştı... | Open Subtitles | إبنك دين كان كهربائيا ربما تعاقد معه أحد أو عمل في مشروع |
| - Kucuk bir projede bana yardim edebilir misin? | Open Subtitles | كنت أتساءل إن كنتي غير مشغولة لتساعدينني في مشروع بسيط. |
| Seneye bir projede desteğimi istiyor. | Open Subtitles | فهو يريد دعمي في مشروع خلال السنة القادمة |
| Belki de çok para edecek bir projede birlikte çalışıyorlardı. | Open Subtitles | ربما كانا يعملان في مشروع معا، شيء كان يستحق الكثير من المال. |
| 5 yıl önce yaptığım bir projede sahte veri kullandığımı ileri süren bir mektup. | Open Subtitles | إنه خطاب يدعي أنني قمت بتزييف البيانات في مشروع قمت به منذ خمسة أعوام |
| Anlaşılan bunlar mazide kaldı çünkü benimle bir projede işbirliği yapmak için konuşmak istiyor. | Open Subtitles | بالطبع هذا تاريخ ماضي لأنه يريد التحدث عن تعاون في مشروع |
| Bu benim farklı bir projede - Yahoo! Zaman Kapsülü- keşfettiğim bir teknik, ve bu da dünyanın parmak izini almak için 2006 yılında tasarlanmıştı. | TED | وذلك الأسلوب الذي أستكشفه في مشروع مختلف، ياهو! كبسولة الزمن، الذي كان مخصصاً لأخذ بصمة أصبع للعالم عام 2006. |
| Yıllar önce Thor adlı bir projede çalışmıştım. | Open Subtitles | قبل عدة سنوات، عملت على المشروع "ثور". |
| Özel Ajan Mulder'ın, Albay Budahas'ın UFO teknolojisi kullanılarak üretilmiş uçakları içeren çok gizli bir projede test pilotu olarak yer aldığına ve strese bağlı travma geçirdiğine dair iddiası da inandırıcı olmaktan uzaktır. | Open Subtitles | إصرار العميل الخاصّ (مولدر) أنّ (بودهاس) ربّما كان طيّاراً لطائرات اختبار في مشروعٍ سرّيّ يتضمّن طائرات تستخدم تقنيّات مِنْ حطام طبق طائر و التعرّض لصدمة ناجمة عن الإجهاد نتيجة التحليق بهذه الطائرة غير حاسم أيضاً |
| Öğrenmek için kurumumuzla beraber 3000 öğretmen ile birlikte çalıştık ülkenin her bölgesinde. Etkili Öğretimin Ölçütleri adında bir projede. | TED | لمعرفة ذلك، تعمل منظمتنا مع 3.000 مدرس تابعين لمديريات تنتشر عبر أنحاء البلاد على مشروع يدعى تدابير التدريس الفعال. |