| Bir başkası tarafından rahatsız edilmek istemiyorum. İyi geceler, Bay Bond. | Open Subtitles | لا أريد لقاء آخر يفزعنى ليلة سعيدة ، يا سيد بوند |
| Beni öldürmeyin Bay Bond. En azından beraber bir içki içmeden. | Open Subtitles | لا تقتلني، سيد بوند على الأقل ليس قبل ان ناخذ الشراب |
| Bilakis Bay Bond, sanırım bu yaraları epey ölümcül bulacaksınız. | Open Subtitles | على العكس سيد, بوند أظنك ستجد هذه الجروح فتاكة للغاية |
| Anlaşma başına bir milyon dolarla bunu yapabiliyorum, Bay Bond. | Open Subtitles | بمليون دولار العقد، أنا يُمْكِنُ أَنْ أَتحمّلَة ايضا، سّيد بوند. |
| Bibi ona eşlik etmek ister misiniz diye soruyor, Bay Bond? | Open Subtitles | بيبي تريد أن تعرف إن كان بوسعك اصطحابها يا سيد بوند |
| Oh, siz Bay Bond'sunuz! Sanırım yarım saat içinde sizinle ilgileneceğim. | Open Subtitles | أوه، أنت السّيدَ بوند أَعتقدُ بانني سالقاك في خلال نصف سّاعة. |
| Ve eğer merak ediyorsan şu an bacaklarım yeni James Bond posterinin üstünde. | Open Subtitles | و في حالة أنك مستغرب أنا أضع الآن بين ساقاي بوستر جيمس بوند |
| Şaka yapıyor olmalısın Bildiğiniz gibi bay Bond işimde şaka yapmama prensibine sahibim. | Open Subtitles | لابد ان تمزح كما تعلمت من سلفى, لا امزح ابدا فى عملى, بوند |
| Her halûkârda yarın bir gün, oradan incitemeyeceği Bond Caddesi'ne geri dönecektir. | Open Subtitles | على أية حال ، سيغادر صباحا إلى شارعِ بوند ولن يؤذينا أكثر |
| Bay Bond, Simmons davasında size yardım etmem gerektiğini düşünüyor. | Open Subtitles | السيد بوند يعتقد أنه ينغبى أن أساعدك فى قضية سيمونز |
| Biz sadece bu araç bakıyoruz. James Bond aynı bir. | Open Subtitles | نحن نظر الى هذه السيارة , تشبه سيارة جيمس بوند |
| 10 dakika sonra ya burayı Bond idare edecek, ya da biz. | Open Subtitles | في عشرة دقائق أما بوند يدير هذه الشركة، أو نحن سنفعل ذلك |
| Evrak çantasını aldığında, kodu girer, dokümanlar çözülür ve voilà, James Bond'a kodlanmış bir mesaj gönderdiniz. | TED | عندما يستلم الحقيبة، يدخل الشفرة، فتُفك شفرة المستندات، وهكذا، لقد قمت للتو بإرسال رسالة مشفرة لجيمس بوند. |
| James Bond'la olan kilit için gerekli kodun değişimini tekrar değerlendirelim. | TED | لنأخد مجددًا مثال تبادل شفرة القفل مع جيمس بوند. |
| Barnaby Jack kolayca azılı bir suçluya dönüşebilir veya tüm bilgi donanımı ile James Bond'daki kötü adamlardan olabilirdi, fakat o bunun yerine tüm dünyaya kendi araştırmasını göstermek istedi. | TED | بارنبي جاك كان من السهل عليه التحول لمجرم محترف أو شرير على نمط جيمس بوند بفضل المعرفة التي يمتلك، لكنه بدلا من ذلك اختار أن يظهر للعالم ما توصل إليه. |
| Ve Lagos'a, bu gece bizimle beraber olan harika, yetenekli film yönetmeni Bond Emeruwa ile tanışmaya gittik. | TED | و ذهبنا إلى لاغوس لمقابلة بوند امريوا, المخرج السينمائي الرائع الموهوب و المتواجد معنا الليلة. |
| James Bond filmlerini yada Kipling'in hikayleri anımsatıyor. | TED | إن له صيت أفلام جيمس بوند و أغاني كيبلينج الشعبية |
| Kim bilir, belki bir gün bizim de kendi James Bond'umuz olur değil mi? | TED | ومن يدري ، ربما في يوم من الأيام سيكون لدينا جيمس بوند الخاص بنا، صحيح. |
| Bay Bond, limiti arttırmaya bir itirazınız olmaz... değil mi? | Open Subtitles | سيد بوند ، أفترض أنك لا لا تمانع إن نرفع الكلفة ؟ |
| Bana zaman ayırdığınız için teşekkürler. Rica ederim Bay Bond. | Open Subtitles | لطيف منك أن تعطينى من وقتك أنت مرحب بك ، سيد بوند |