| Şimdi dostlarım, ...yarın Bristol'da gemi aramaya başlarım. | Open Subtitles | غدا سأبدأ من ميناء بريستول لإيجاد سفينة مناسبة |
| Bütün bu kural ve kanunlara rağmen, ...Bristol'da dürüst bir denizci kalmamış ! | Open Subtitles | ومع كل هذا الأخذ والرد إلا أنه لا يوجد بحار أمين في كل مرفأ بريستول |
| Bristol'da bulunan, ve de Hawke ile seyahat etmiş bir sürü eski arkadaşım var. | Open Subtitles | هناك طاقم كامل من زملائي البحارة الذين سبق لهم الإبحار مع هوك موجودون هنا تحديدا في بريستول |
| Bristol'da ya da o civarda yaşayan 20'li yaşlardaki sarışınlara işkence ederdi. | Open Subtitles | كان يعذب النساء الشقراوات اللواتي تتراوح أعمارهن بين 20 وكان يقطن في ضواحي 'بريستول' |
| - İki gün içinde, Bristol'da olacağız, - sonra da belki İrlanda'ya gideriz... | Open Subtitles | أنجل خلال يومين سنكون في بريستول ثم إيرلندا ربما |
| Bugün Essex'te Yorkshire'da, Cheshire'da ve Galler'de Bristol'da da isyanlar çıktı. | Open Subtitles | هناك تمردات اليوم في أسينكس وفي يوركشاير وفي شيشر وفي ويلز وفي بريستول |
| Bristol'da oturuyorum. Sen? | Open Subtitles | إلى البيت ، أقيم في شارع بريستول ، و أنت ؟ |
| Beni endişelendiren şu ki hizmetçi, Bristol'da kompartımana girdiğinde Florence'ın yanında bir adam varmış. | Open Subtitles | ما يقلقني حقاً هو أنه حين ذهبت الخادمة لمقصورة "فلورنس" في (بريستول)، كان هناك رجل بصحبتها |
| Bristol'da. | Open Subtitles | إنها في بريستول. |
| Bu aptallık! Bristol da amma öküzmüş. | Open Subtitles | هذه حماقة بريستول أحمق |
| Bu aptallık! Bristol da amma öküzmüş. | Open Subtitles | هذه حماقة بريستول أحمق |
| Buraya taşınmadan önce Bristol'da yaşıyordum. | Open Subtitles | حسناً، لقد عشت في (بريستول) قبل مجيئي هنا هل كانت افضل؟ |
| Bu harika Bristol'da okuma teklifini almama rağmen .üniversitenin bana uygun olmadığını düşündüm. | Open Subtitles | لذا بالرغم من أن كان لدي هذا العرض المدهش للدراسه في (بريستول) ظللت لن تكن لي (uni) أثبت أن |
| Bunu Bristol'da görmüştüm. Şimdi de Glasgow'da var, demek ki her yere yayılıyor. | Open Subtitles | لقد رأيت ذلك في (بريستول)، والفريق في (جلاسكو) أخبرني بأنه منتشر في كل مكان |
| Bristol'da bir doktorla görüşmek istersen randevu ayarlayabilirim. | Open Subtitles | حسناً , يُمكنني أنْ ارتبَ لك موعداً لرُؤية الطبيب في (بريستول) |
| Plymouth Ekspresi. Bristol'da aktarma yapacağım. | Open Subtitles | قطار (بليموث)، وسيتبدل في (بريستول) |
| Bristol'da yaşıyor. | Open Subtitles | يعيش في "بريستول" |
| En iyi arkadaşım Bristol'da. | Open Subtitles | صديقتي المقربة في "بريستول" |
| - Bristol'da silahlı soygun. | Open Subtitles | -سرقة مسلحة، "بريستول " |
| Bristol'da en yakın Ford'dan. | Open Subtitles | المكان الأقرب في (بريستول). |