| Ben günde 8 saat 10 küçük insanla ilgileniyorum, ve onların hiçbiri bu kavramı bilmez. | Open Subtitles | أنا أتعامل مع عشرة أشخاص القليل لمدة ثماني ساعات يوميا، وليس واحدا منهم يفهم هذا المفهوم. |
| Eminim bu kavramı Silahşorlar bile anlar. | Open Subtitles | أنا متأكد أنه حتى الفارس يمكنه أن يستوعب هذا المفهوم. |
| bu kavramı biraz daha genişletirsek, açılış konuşmaları, nazik açık oturumlar silsilesi içinde bizi durdur tuşuna basmaktan ve bunun bir kısmını yapılandırılmış münazara ile değiştirmekten alıkoyan hiçbir şey yok. | TED | وإذا وسعنا هذا المفهوم قليلاً، لا شيء يمنعنا من إيقاف الخطب المطولة ومن إيقاف تسلسل حلقات النقاش المهذبة جدًا، وتبديل بعض ذلك بمناظرة منظمة. |
| İkincisi, bu kavramı. | TED | ثانيا ، هذا المفهوم. |
| Honeycutt, bu kavramı daha iyi anlamak için takım halinde biraz koşmaya ne dersin? | Open Subtitles | لنقوم ببعض الإحمائات كفريق, يا (هونيكت)َ حتى نستطيع أن نقدر هذا المفهوم فيما بعد |
| Roger bu kavramı geri getirmişti ve bunun için eleştiriliyordu. | Open Subtitles | (روجر) أعاد هذا المفهوم و تم إنتقّاده بسبب هذا. |