| Bu mekan, bu insanlar için muazzam bir güç kaynağı. | Open Subtitles | هذا المكان هو مصدر القوة الهائلة لهؤلاء النـاس |
| Bu mekan, kütleçekiminin keşfinde öncü konumada bulunuyor. | Open Subtitles | هذا المكان هو بقمّة الأماكن الباحثة عن خبايا "الجاذبيّة". |
| Çeşnilerin kokusu. Bu mekan kadar sade. | Open Subtitles | وسيكون هذا المكان هو جوهر النكهات |
| Bu mekan sabaha kadar daha önce hiç burada bulunmamışız gibi görünmeli. | Open Subtitles | هذا الموقع بحاجة لأن يبدو وكأننا لم نكن هنا أبداً بحلول الصباح |
| Bu mekan onun yöntemine aykırı. İzleyici yok, boğaz kesmek yerine bıçakladı. | Open Subtitles | هذا الموقع لا يطابق مواقعه المعتادة إنه موقع معزول عن الناس، وقد طعنه ولم يشقّه |
| Bu mekan, alt sınıftan olduğu için... baş karakterimiz Meryem'in... durumuyla pek örtüşmüyor. | Open Subtitles | هذا الموقع لا يلائم شخصيتنا الرئيسية، مريم حيث أنها تنتمي لطبقة أدني |
| Ve bu gösteri, Bu mekan, sana sadece bir şey ifade ediyor sadece ona duyduğun hisler yüzünden.. | Open Subtitles | هذه المسابقة وهذا المكان لهما قيمة إليك بسبب المشاعر التي تقترن بهما إليك. |
| Benim tüm dünyam, Bu mekan. Burayı terk etmeyeceğim. | Open Subtitles | هذا المكان هو عالمي لذا لن أغادره |
| Bu mekan harika değil mi? | Open Subtitles | أليس هذا المكان هو الأفضل؟ |
| Bu mekan harbi müthiş! | Open Subtitles | هذا المكان هو سخيف رهيبة. |
| Bu mekan, geçen 6 ay içinde 41 defa soyguna uğradı. | Open Subtitles | هذا الموقع سرق في شهور الستّة الأخيرة |
| Bu mekan, geçen 6 ay içinde 41 defa soyguna uğradı. | Open Subtitles | هذا الموقع سرق في شهور الستّة الأخيرة |
| Dostum, Bu mekan çok çılgın. | Open Subtitles | المتأنق، وهذا المكان هو مجنون. |
| P.J.'in oradan canlı yayın yapıyoruz Bu mekan Hayvan Barınağı'nı Sevgi Sözcükleri gibi gösterir. | Open Subtitles | نحن معكم على الهواء مباشرة فيالحانة.. وهذا المكان يجعل (آنمل هاوس) يبدو كالهراء |