| Bunca yıldan sonra bu sözleri söyleyeceğim aklıma gelmezdi. | Open Subtitles | أنا ما إعتقدت بأنّني أسمع نفسي قل تلك الكلمات بعد كل هذه السنوات. |
| Sana bu sözleri söylerken önce sen--sen bana ilham kaynağı oldun ilham ile | Open Subtitles | عندما ألقيت عليك تلك الكلمات من قبل، أنت .. ملأتني بالإلهام |
| Benden bu sözleri daha önce hiç bir arada duymadınız ya da bu sözcükleri ayrı ayrı. | Open Subtitles | لم تسموعوني من قبل أقول تلك الكلمات أو حتى الحروف التي تصنعها |
| 13 yaşında bu sözleri duyduğunuzu ve inandığınızı hayal edin. | TED | تخيل طفل عمره 13 سنة يسمع هذه الكلمات و يؤمن بها |
| Moreese Bickham hiç duymadığınız biri. Moreese Bickham bu sözleri serbest bırakıldığında dile getirmiş. | TED | موريس بيكهام قال هذه الكلمات عند إطلاق سراحه. |
| Merak ediyorum da acaba bu sözleri yanlış olacaklarını bilerek mi | Open Subtitles | ... أتسأل إن تمكنتِ من تحقيق هذه الوعود ... بالمعرفة |
| bu sözleri senden duyacağımı hiç ummazdım. | Open Subtitles | واو لم اتوقع ابدا ان آسمع تلك الكلمات منك |
| bu sözleri yazarken kimi düşünüyordun? | Open Subtitles | كنت تفكر بـ من تحديدا عندما كتبت تلك الكلمات ؟ |
| Bir çocuğum var, ekselansları bu sözleri bir gün o da duymalı. | Open Subtitles | لدي طفل, سموكم, الذي يجب أن يوما ما يسمع تلك الكلمات. |
| bu sözleri aynen alıp görselleri güncellesek? | Open Subtitles | ماذا إذا آخدنا تلك الكلمات وحدثنا الصور؟ |
| bu sözleri tekrarladıktan sonra kendini söken şafağı görürken buldu. | Open Subtitles | وجد نفسه يشاهد الفجر بعدما كرر تلك الكلمات. |
| Herkes, bu sözleri duyan herkes düzen ve dengemizi altüst etmeye çalışan teröristlerin kökünün kazınmasına yardım etmelidir. | Open Subtitles | جميعُ من يسمعون تلك الكلمات بإمكانِهم المساعدة بإقتلاع الإرهابيين ممن يسعون لزعزعة النظام والتوازن .اللذان ننعمُ بهما |
| bu sözleri söyleme, yoksa onlara hayat verirsin. | Open Subtitles | لا تقولي تلك الكلمات وإلا ستأتين بها للواقع |
| - bu sözleri bir erkeğin ağzından duymak ne hoş. | Open Subtitles | لطيف جدًا سماع تلك الكلمات قادمة من فم رجل. |
| bu sözleri, bu sözleri on iki yaşımdayken yazdım. | Open Subtitles | كتبت تلك الكلمات كتبت تلك الكلمات عندما كان عمري اثني عشر عاماً |
| bu sözleri sen ve ablan fazla dilinize doladınız. | Open Subtitles | تلك الكلمات أسمعها منكما كثيراً |
| bu sözleri sen ve ablan fazla dilinize doladınız. | Open Subtitles | تلك الكلمات أسمعها منكما كثيراً |
| - Bunu şimdi söylüyorsunuz. Ama o zaman bu sözleri kullanmadınız. | Open Subtitles | لكن حينها لم تستخدمي ابدا تلك الكلمات |
| Yalnızca bu sözleri için onun suçunu bağışlamaya hazırdı. | Open Subtitles | من أجل هذه الكلمات فقط أنا كنت مستعدّ أن أسامحه على جريمته |
| Allah O' na bu sözleri ilettiğinde, sen orada mıydın Cafer? | Open Subtitles | أكنت هناك جعفر عندما آوحى الله إليه هذه الكلمات ؟ |
| bu sözleri neden hatırladım emin değilim. | Open Subtitles | لست متأكدا حقا لماذا جاءت هذه الكلمات بالنسبة لي. |
| bu sözleri tuttum, Victoria yıllar önce senin için geldiğinde bile. | Open Subtitles | (حافظتُ على هذه الوعود يا (فيكتوريا حتى عندما جاء لأجلكِ في السنين الماضية |