| Buz-atlatma bilgelik, cesaret ve güvenin törensel imtihanıdır. | Open Subtitles | مفاداة الجليد هو إختبار للحكمة, الشجاعة و الثقة |
| İnanç, cesaret ve iyi niyet adına göstermiş olduğunuz alicenaplığınız karşısında mahcubiyet duyuyoruz. Güveniniz için teşekkür ederiz. | Open Subtitles | نشعر بالتواضع إزاء الإيمان الكريم و الشجاعة و الخير الذي أظهرتموه |
| Bir tek şu malzemeler eksik: Masumiyet, sevgi, cesaret ve bilgelik sembolleri. | Open Subtitles | أنا بحاجة للمكوّنات وحسب رموز عن البراءة، الحبّ، الشجاعة والحكمة |
| Ve her şeyin sonunda siz, gerçek bir dayanıklılık cesaret ve alçakgönüllülük sergilediniz. | Open Subtitles | وفي النهاية أظهرتِ قوة شخصية هائلة وشجاعة وتواضع |
| İnandıklarımı korumak için bana cesaret ve dayanma gücü ver. | Open Subtitles | ... أرجوك أمنحني القوة والشجاعة لكي أدافع عما أؤمن به |
| Tanrı bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmem için huzur, ...değiştirebileceklerimi değiştirmem için cesaret ve aralarındaki farkı anlamam için akıl versin. | Open Subtitles | ربي أعطيني الصفاء , حتى أتقبل الأشياء التي لا أستطيع تغييرها , و الشجاعة لتغيير ما أستطيعه و الحكمة لمعرفة الفرق |
| cesaret ve mertlik adına. | Open Subtitles | من أجل (الشجاعة والإقدام) |
| Biz de, sizler gibi cesaret ve insanlık örneği... | Open Subtitles | نحن ألعاملين بالقناة مثلكم تماماً منبهرين بشجاعة و انسانية .. هذا .. |
| cesaret ve bağlılıkla Roma'ya hizmet etmekten. | Open Subtitles | بشجاعة وايمان - ولكنك ، فعلت ذلك بني - |
| cesaret ve güç. | Open Subtitles | شجاعه وقوه شجاعه وقوه |
| Bay Patel'inki gemi kazaları tarihinde benzerine rastlanmayan bir cesaret ve hayatta kalma hikayesi. | Open Subtitles | السيد باتيل هو قصة مذهلة عن الشجاعة و الجلد لا مثيل لها في تاريخ غرق السفن |
| "Sadece cesaret ve inançla imkansızı gerçek kıldık. | Open Subtitles | بالقليل من الشجاعة و الإيمان جعلنا المستقبل يحدث |
| Çok fazla cesaret ve nezaket olayları gördük. | Open Subtitles | هناك الكثير من تصرفات الشجاعة و اللطف. لكن أود أن أخص بالذكر |
| Onurun... cesaret ve erdemin her şey olduğu; | Open Subtitles | أن الشرف, الشجاعة و العفة تعنى كل شئ |
| cesaret ve bilgelik bir de tsunami. | Open Subtitles | الشجاعة والحكمة أيضًا تسونامي. |
| Tanrım, bize cesaret ve ilim irfan ihsan eyle. | Open Subtitles | ياألهي، نسألك الشجاعة والحكمة. |
| Ve her şeyin sonunda siz, gerçek bir dayanıklılık cesaret ve alçakgönüllülük sergilediniz. | Open Subtitles | وفي النهاية أظهرتِ قوة شخصية هائلة وشجاعة وتواضع |
| Anti-terörde çalışan polislerimin cesaret ve profesyonelliklerinden gurur duyuyorum. | Open Subtitles | أخذت شرف وشجاعة المهنة لمكتب مواجهة الإرهاب |
| Dayanıklılık, cesaret ve tutarlılık acısından bu ekip, elimdeki tüm ekipleri aşar. | Open Subtitles | سأقول لك هذا ، بالتعهد والشجاعة والتماسك هذه المجموعة أفضل من اي فريق عرفته يوماً |
| Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmem için iç huzur değiştirebileceğim şeyler için cesaret ve ikisinin arasındaki farkı anlayabilmem için akıl ver. | Open Subtitles | الهي امنحني السكون لتقبل ما لا يمكنني تغيره.. والشجاعة لتغير ما يمكنني تغيره والحكمة للتفريق بينهما |
| cesaret ve mertlik adına. | Open Subtitles | من أجل (الشجاعة والإقدام) |
| Paris'ten geri döndüğümde, cesaret ve fedakârlık örneği gösteren böylesine harika bir hanımefendiye olan hayranlığımı göstermek için şahsen arayacağım. | Open Subtitles | "لأعبرعن إعجابي بشجاعة و تضحية امرأة عظيمة" "ريت بتلر" |
| cesaret ve bağlılıkla Roma'ya hizmet etmekten. | Open Subtitles | بشجاعة وايمان - ولكنك ، فعلت ذلك بني - |
| cesaret ve güç. | Open Subtitles | شجاعه وقوه شجاعه وقوه |