| Sadece dün gecenin ikimizin hâlâ iyi bir ekip olduğumuzu kanıtladığını umut ediyorum. | Open Subtitles | ولكني فقط أتمنى أن تكون ليلة الأمس قد أثبت لك أننا سويا لا نزال نشكل فريقا جيدا |
| Hele dün gecenin ardından James'in ilk işi güvenliği sıkılaştırmak olmuştur. | Open Subtitles | و بعد ليلة الأمس جايمس سوف يزيد درجة الأمن |
| Nakitle dolu bir banka mevduat çantası ve dün gecenin makbuzları var. | Open Subtitles | وهناك حقيبة إيداع بنكية مليئة بالنقد وإيصالات من ليلة الأمس. |
| Annem dün gecenin kötü tadından biraz kurtuluruz diye düşündü ama hayır dedi. | Open Subtitles | لقد سألته أمي. ظنّت أن هذا سينسيه الطعم السيء لليلة الماضية, ولكنه رفض |
| dün gecenin bar fişleri. | Open Subtitles | هذه إيصالات الحانة لليلة الماضية |
| Bak, dün gecenin ne kadarı numaraydı ne kadarı sendin bilmiyorum. | Open Subtitles | أنظري , لا أعرف القدر من ليلة البارحة الذي كان تمثيلاً , والقدر الذي كنتِ فيه أنتِ |
| Belki dün gecenin yaşanmasının sebebi bir şeyler değişmek üzeredir de ondandır. | Open Subtitles | ربما مّا حدث اللّيلة الماضية كان لحكمة، لأن شيئاً مّا على وشك أنّ يتغيّر. |
| Bak bu dün gecenin görüntüsü. | Open Subtitles | هذا المنشور منذ ليلة الأمس |
| - dün gecenin affedilecek tarafı yok. | Open Subtitles | لا يوجد عذر لليلة الماضية - لا تعتذر - |
| Sen dün gecenin diğer kısmını düşünüyordun. | Open Subtitles | لقد كنتِ تفكرين في الجزء الأخر من ليلة البارحة |
| Belki dün gecenin yaşanmasının sebebi bir şeyler değişmek üzeredir de ondandır. | Open Subtitles | ربما مّا حدث اللّيلة الماضية كان لحكمة، لأن شيئاً مّا على وشك أنّ يتغيّر. |