| dünyaca ünlü sanatçılar gözlerinizin önünde ölüme meydan okuyan gösteriler yapıyor. | Open Subtitles | تصميم الفنانين المشهور عالميا الرائع ديفين ديدز حيث المهارة و الاتقان امام عينيك |
| Arkamda duran, dünyaca ünlü Kendini Beğenmiş. | Open Subtitles | بالطبع، الذي خلفي هو الويبر سنابر المشهور عالميا. |
| dünyaca ünlü martininle kavuşmaya can atıyorum. | Open Subtitles | أتطلّع إلى كأس من المارتيني الخاص بك المشهور عالمياً. |
| Ayrıca, dünyaca ünlü etli mısır dolmamdan da yaptım. | Open Subtitles | ولقد أعددت بعض من أطباقي المشهورة عالمياً |
| Lois bile senin için dünyaca ünlü romlu pastasını yaptı. | Open Subtitles | حتى أن(لويس)صنعت لك كعكتها المشهورة عالميا |
| dünyaca ünlü Miramar'dan Ike Evans gelecek ve otellerini çalıştıracak. | Open Subtitles | ايك ايفانز من فندق ميرمارا المشهور حول العالم سوف ياتي ويقوم بتشغيل فنادقه |
| Annemin dünyaca ünlü lazanya tarifi. | Open Subtitles | إنها وصفة اللازانيا التي أمي صاحبة شهرة عالمية بها. |
| Bayanlar baylar, dünyaca ünlü sör alanında yapılan Coral Prince Sörf Şampiyonası'na tekrardan hoş geldiniz. | Open Subtitles | سادة والسيدات, اهلا بكم مرة اخرى الاميرة المرجانية لمسابقة ركوب الامواج هنا فى بيبلين العالمية المشهورة. |
| dünyaca ünlü Miramar'dan Ike Evans gelecek ve otellerini çalıştıracak. | Open Subtitles | آيك ايفانز من ميرامار الشهير عالميا سوف يأتي الى الداخل ويدير فنادقه. |
| İkincisi Franz Schubert'in dünyaca ünlü "Ave Maria" sı. | Open Subtitles | العمل الثاني رائعة فرانس شوبرت الشهيرة إيف ماريا |
| Artık dünyaca ünlü biriyim, basın beni rahat bırakmıyor. | Open Subtitles | أنا مشهور عالمياً الآن الصحافة لا تتركني و شأني |
| Bu konteynırlar bizim dünyaca ünlü 'chardonnay'lerimizden 60 galon alır. | Open Subtitles | هذه الحاويات مملوءة بـ60 غالونِ من الشاردين المشهور عالميا |
| dünyaca ünlü piyanist ve Amerikan hazinesi? Anlaşılan 200.000 platin puanına evinize gelip Vicky için yazdığım şarkıyı seranat yapabiliyormuş. | Open Subtitles | عازف البيانو المشهور عالميا و كنز أمريكا أتضح ، لـ 200 ألف من النقاط البلاتينية سيأتي الي منزلك و يعزف لك |
| Neden buraya dünyaca ünlü salata barı dediklerini şimdi anladım. | Open Subtitles | والآن أعلم لماذا يسمونه المشهور عالميا بمحل السلطة |
| Bu dünyaca ünlü Torres burgerleri ama. | Open Subtitles | -N.بيرجرز بيرجر تورنا خاصتنا المشهور عالمياً |
| Bu yüzden dünyaca ünlü Dollhouse'a gidip işini görmesi için kendine güzel bir kız kiralamış sonra da tüm olanları unutmuştur. | Open Subtitles | لذا, هو يذهب إلى "بيت الدمى" المشهور عالمياً و يستأجر لنفسه سيدة جميلة لإصلاح خطوته |
| O zamandan beri dünyaca ünlü bir cazibe merkezi. | Open Subtitles | الجاذبية المشهورة عالمياً منذ ذلك الحين |
| - Kardeşime ve yeğenime dünyaca ünlü Meksika usulü yağda yumurtamdan hazırlıyorum. | Open Subtitles | صباح الخير- أعمل "هوفس"البيض"المشهورة عالمياً لأخي و إبن أخي |
| Pema'nın tarifi ve eğlenmek için Pabu'nun dünyaca ünlü ters saltosunu izlemeye ne dersin? | Open Subtitles | (وصفة (بيما (بيما\زوجة تينزين) وتشاهدين (بابو) يقوم ببعض شقلابته المشهورة عالميا للترفيه ؟ |
| O bir koro şefi. dünyaca ünlü. Daniel Darus. | Open Subtitles | هو قائد الاوركسترا المشهور حول العالم (دانييل دريوس) |
| Aslında, dünyaca ünlü bir beyin cerrahıydı. | Open Subtitles | فى الواقع كان جراح اعصاب ذا شهرة عالمية |
| dünyaca ünlü enginarlı jalapeñolu sosum. | Open Subtitles | خلطتي العالمية المشهورة بنكهة الخرشوف الحار |
| dünyaca ünlü film yıldızı köpek. | Open Subtitles | الكلب نجم السينما الشهير عالميا. |
| Büyülü Kabare Büyük Santini'nin dünyaca ünlü su tankı illüzyonunu sunmaktan gurur duyar. | Open Subtitles | يفخر " البساط الأحمر " بتقديم صفيحة الماء الوهمية العظيمة الشهيرة في العالم |
| Artık dünyaca ünlü biriyim, basın beni rahat bırakmıyor. | Open Subtitles | أنا مشهور عالمياً الآن الصحافة لا تتركني و شأني |
| Dick çok ünlü bir moda fotoğrafçısıdır. Hem de dünyaca ünlü. | Open Subtitles | ديك من أشهر مصورين الموضة علي مستوي العالم |
| Bayan Nadine... dünyaca ünlü... | Open Subtitles | الآنسة "نادين"، معروفة على مستوى العالم |