| Çünkü ben Master'in avukatıyım, bu sebeple senin davanla ilgilenmem söz konusu olamaz. | Open Subtitles | و بسبب أنني محامي ماسترز لا استطيع الانخراط بعمق في قضيتك |
| Margaret Krusemark diye birinin davanla ilgisi var mı? | Open Subtitles | إمرأه تدعى مارجريت كروسمان هل هى ضمن قضيتك بالنسبه للأشخاص المفقودين ؟ |
| Neden kendi davanla ilgili temyize filan başvurmadın? | Open Subtitles | ومع هذا, كيف لم تستأنف قضيتك ومثل هذه الأشياء؟ فعلت. |
| Belki de onlar tehlikeli olduklarından ve buraya ait olduklarından seninle ve davanla ilgilenmiyorlardır. | Open Subtitles | ربما لانهم اناس خطره تنتمى الى .... هنا وليس لديهم اهتمام بك او بقضيتك |
| Bu adam senin davanla bağlantılı mı, değil mi? | Open Subtitles | إذا ، هل هذا الشخص مرتبط بقضيتك أم لا ؟ |
| Ducky'nin eski davasıyla işimi bitirdikten sonra senin taze davanla ilgilenmeye başladım. | Open Subtitles | بعد أن إنتهيت من قضية (داكي) القديمة، بدأت العمل على قضيتك الجديدة. |
| Sadece senin davanla ilgilenir, senle değil. | Open Subtitles | ما يهمه هو قضيتك ليس أنت |
| Senin davanla ilgili gerçeği biliyorum. | Open Subtitles | أعرف الحقيقة بشأن قضيتك |
| - Şimdiki davanla uğraş! | Open Subtitles | اعمل على قضيتك الحالية! |
| Senin davanla ilgisi yok. | Open Subtitles | لا علاقة لها بقضيتك |
| davanla bilgilendirildim. | Open Subtitles | لقد بلغت بقضيتك هنا |
| - Ama davanla ilgileniyor. | Open Subtitles | لكنه مهتم بقضيتك |