| Aralarında küçük farklılıklar var bir insanın el yazısı, on yılda biraz değişebilir. | Open Subtitles | هناك تناقضات بسيطه, في مدى أن خطه قد يتغير في خلال 10 سنوات |
| Küresel iklim bir kaç kısa yılın içinde dramatik biçimde değişebilir. | Open Subtitles | الطقس العالمى من الممكن أن يتغير وبالطبـع .. فى بضع سنين |
| Ve sonra vergi imtiyazlarını bize taahüt etme ihtimaliniz de değişebilir. | Open Subtitles | وبعد ذلك الامتيازات الضريبية كنت قد ارتكبت لنا قد تتغير أيضا. |
| "Çünkü bu şeyler kendi başlarına değişebilir ya da değiştirilebilirler. | Open Subtitles | لأن من خاصية تلك الأشياء ان تتغير، او تتغير بفعلك |
| Seçimden sonra denklem onun için değişebilir ama benim için değişmeyecek. | Open Subtitles | بعد الإنتخبات المعادلة تتغيّر بالنسبة له بخلافي |
| Herhangi birşeyle suçlanmıyorsunuz ama bu değişebilir. | Open Subtitles | لم تتّهم بعد بأية جرائم لكن هذا ربما يتغيّر |
| Hadi ama, bir adam 3 haftada ne kadar değişebilir ki? | Open Subtitles | هيا ، كيف يمكن لصديق ان يتغير في ثلاثة اسابيع ؟ |
| Ayda bir kere falan mı? Tabiî ki bu durum değişebilir. | Open Subtitles | تقريباً مرة كل شهرين أو ما شابه ولكن قد يتغير الوضع |
| Sizlerin de bildiği gibi doktorunuz aynı kalsa da hemşireniz ya da pratisyen hemşireniz değişebilir. | TED | كما تعلمون، لا يتغير طبيبك، ولكن يتغير الممرضون. |
| Bugün bildiğimizi sandığımız şeyler yarın değişebilir. | TED | ما نعرفه اليوم و موقنون منه يمكن أن يتغير غداً |
| Marie, şu anlama gelir maddenin doğasına ilişkin tüm kurgu değişebilir. | Open Subtitles | ماري، فإن ذلك يعني التي من شأنها أن مفهومنا كله من طبيعة المادة ويجب أن يتغير. |
| İyi haber şu ki mikrobiyomunuz aslında değişebilir. | TED | والأنباء السارة هي أن نبائتكم الميكروبية يمكن أن تتغير. |
| Yani eğer çalışmak isterseniz, o zaman çalışma sisteminizi bir anlamda kurmak için değişebilir. | TED | فإذا رغبت في العمل، فبالتالي، يمكنها أن تتغير لنوع من إقامة نظام عملك. |
| Burada bahsettiğim her biyolojik husus farklı koşullarda değişebilir. | TED | كل جزء من البيولوجية التي ذكرتها هنا قد تتغير بتغير الظروف. |
| Hastalık gibi bir şey bu süreci aksatırsa nefesteki organik uçucu bileşenlerin toplamı da değişebilir. | TED | وعندما يعطِّل شيء ما تلك العلمية، مثل: المرض، فإن مجموعة المركبات العضوية المتطايرة في التنفس قد تتغير أيضاً. |
| Daha çok insan sıralandıkça sonuçlarınız da değişebilir. | TED | وكلما يتم تتبع تسلسلات أشخاص أكثر، كلما قد تتغير نتيجة فحصك. |
| Bu şeyden kurtulursan yanıtım değişebilir. | Open Subtitles | إن صرفت هذا المخلوق، فربّما تتغيّر إجابتي. |
| Ve gerçeğin gücünü gören bir insan değişebilir. | Open Subtitles | والمواجهه بقوّة الحقيقة الرجل يمكن أن يتغيّر |
| Beni görünce, her şey değişebilir büyü bozulabilir. | Open Subtitles | بمجرد ان يرانى، كل شىء سيتغير. وستنكسر التعويذة. |
| Hayır, ama bu her an değişebilir. Hey! Çekil bakalım, konuşmam gerek. | Open Subtitles | لا، لكن أظن أن ذلك على وشك التغير تراجع، أريد التحدث إليه |
| Sizce insanlar değişebilir mi? | Open Subtitles | هل تظنيين بأن الأشخاص بإمكانهم أن يتغيروا فعلاً ؟ |
| İnsanlar değişebilir. Ben öyle düşünüyorum en azından. | Open Subtitles | يمكن للناس أن يتغيّروا هذا ما أؤمن به على كلٍ |
| Sence insanlar değişebilir mi, Brooke? | Open Subtitles | هل تعتقدين ان الناس يمكن ان يتغيرون, بروك ؟ |
| Şirketin içindeki durumun birazcık değişebilir. | Open Subtitles | ستتغير نظرة الشركة العامة بالنسبة اليك قليلا |
| Evet, işler değişebilir. | Open Subtitles | نعم، الأشياء يُمْكِنُ أَنْ تَتغيّرَ. |
| 8:00 Sonuç Hikayeler arasında bu kısım değişebilir. | TED | 08:00: مرحلة النتيجة وهذه يمكن أن تختلف بين القصص. |
| Şu an adil değil, ama her şey değişebilir. | Open Subtitles | صحيح، هذا ليس منصف الأن، لكن قد تتبدل الأمور. |
| (CARL DIETRICH - TERRAFUGIA KURUCUSU) Bunlar insan yapıları, yani değişebilir. | Open Subtitles | هذه هي بنيات الإنسان، بحيث يمكن تغييرها. |
| İnsanlar değişebilir. | Open Subtitles | الناس يتغيّرون. |