| Bu minik ötücü kuş, dikenleri bir kasabın çengelini kullandığı gibi kullanır ve avını parçalarken sabit kalmasını sağlar. | Open Subtitles | إنَّ هذا الطائر المُغرِّد الصغير يستخدِم الأشواك كما يستخدم الجزار خطافه لِحمل ذبيحته أثناء تقطيعه لها. |
| Aldı mı? Evet, dikenleri eline battı. | Open Subtitles | نعم ، قطعت نفسها على الأشواك |
| Dikkat et. dikenleri derini parçalar. | Open Subtitles | لكن كن حذرا الأشواك قد تطعنك |
| Çiçekçide dikenleri yok demişlerdi. | Open Subtitles | صاحب المتجر قال بأنها بدون شوك |
| dikenleri var. | Open Subtitles | فيها شوك |
| RF: Şimdi buna dikkatlice bak, onların dikenleri olduğunu görüyorsun ve bir kaç hafta öncesine kadar, kimse onların ne yaptığını bilmiyordu. | TED | روبرت: إذا إذا نظرتم بدقة إلى هذه، ماترونه هو أن لديهم أشواك وحتى قبل الأسابيع القليلة الماضية، لم يعرف أحد ما وظيفتها. |
| Depar atan deve dikenleri! | Open Subtitles | الركض الأشواك! مزركشة! مزركشة! |
| dikenleri varmış. | Open Subtitles | فيها شوك |
| Ve onların bu tür ağlarla problemleri var, çünkü dikenleri yok. | TED | وهناك لديهم مشكلة في التعمل مع هذا النوع من الشباك لأنه ليس لديهم أشواك. |
| Taçyaprağı ve dikenleri vardır, o yüzden onu nasıl tuttuğun önemlidir ama en sonunda, o seni tutar. | Open Subtitles | لها أوراق جميلة ولها أشواك أيضا لذلك فهى تعتمد على كيفية إمساكك بها لكن فى النهاية هى التى تمسكك |
| Hayır hayatım, dikenleri var. Ben hemen gidip alırım. | Open Subtitles | لا لا عزيزتي ، يوجد أشواك ساحضرها في ثانية فقط |