| Daha sorunumu duymadınız. Sanırım şimdiden başka biriyle görüşmeye başladı. | Open Subtitles | فانت لم تسمع مشكلتي بعد فهي بدئت بمواعدة رجل اخر |
| Hiçbir şey duymadınız değil mi? Sadece küçük bir tetik tıkırtısı. | Open Subtitles | أنت لم تسمع شيء سمعت نقرةَ الأنزلاق قليلاً |
| Belki siz daha duymadınız ama buralarda artık yeni hava bükücüler var. | Open Subtitles | ربما لم تسمعوا و لكن هناك بعض مسخرى الهواء الجديد فى الارجاء |
| İğrenç küfürler yediğinizi düşünüyorsanız... ..daha hiç bir şey duymadınız... ..şapşal İngiliz Şövalliyeleri! | Open Subtitles | اذاً لقد انزعجتم الآن أنتم لم تسمعوا أى شىء لحد الآن يا أيتها الكلاب الإنجليزية |
| Bir şey duymadınız mı garip gürültüler mutfağa girmeden önce? | Open Subtitles | .. ألم تسمعي أيه .. أصوات غريبة قبل دخولكِ المطبخ؟ |
| Başpiskopos hakkında hiçbir şikayet duymadınız mı? | Open Subtitles | لم تسمع مطلقاً عن أى إدعاءات أو إتهامات موجهة ضد القس ؟ |
| Generalin ne dediğini duymadınız mı? | Open Subtitles | ألم تسمع ما قاله الجنرال؟ قُلتُ لن يوقفني أحد |
| Fakat bu plan kusursuz işlese bile, henüz son söyleyeceklerimi duymadınız. | Open Subtitles | ولكن حتى اذا سارت هذه الخطة بلا خطأ فأنت لم تسمع الكلمة الأخيرة |
| Çünkü onu hiç duymadınız, olağanüstü olamaz mı? | Open Subtitles | لمجرد أنك لم تسمع به لايعني أنه ليس جيداً |
| Karım hakkında nasıl konuştuğunu duymadınız mı? | Open Subtitles | ألا تسمع الطريقة التى يتحدث بها عن زوجتى ؟ |
| Sıra dışı bir şey duymadınız mı? | Open Subtitles | ـ حتى لم اذهب الى الحمام ـ لم تسمع اي شيء غير عادي ؟ |
| Kapı çalmayı hiç duymadınız mı? | Open Subtitles | ألم تسمعوا عن طرق الباب قبل الدخول أبداً ؟ |
| Gidin dediğimi duymadınız mı? | Open Subtitles | ألم تسمعوا ما قلته عن الإبتعاد من الباب؟ |
| Cidden donut'u hiç duymadınız mı? | Open Subtitles | هل حقاً يا رفاق لم تسمعوا أبداً عن الكعك المُحلى؟ |
| Sırf merakımdan soruyorum, beni daha önce hiç duymadınız mı yani? | Open Subtitles | -على الأرض أشعربالفضولفحسب.. ولكن ألم تسمعوا عني يا رفاق أم ماذا؟ |
| Eskilerin 'bir evlilik diğer bir evliliği getirir' dediklerini duymadınız mı Madam? | Open Subtitles | ألم تسمعي المقولة القديمة، سيدتي، التي تقول بأن العرس الواحد يجلب الآخر؟ |
| - Bu davayı duymadınız mı? | Open Subtitles | هل تقولين بأنك لم تسمعي شيئاَ عن تلك القضية ؟ |
| Aman Tanrım, yoksa Goonies filmini daha önce duymadınız mı? | Open Subtitles | اوه, ياللهي, انت تقصدون انكم انتم الاثنان لم تسمعا عن الجونيز من قبل? |
| Babanız siz duştayken vuruldu ama siz ateş edildiğini duymadınız çünkü... çünkü duştaydınız. | Open Subtitles | لكنّكِ لم تسمعى ...الطلقة لأنكِ لأنكِ كنتِ في الدش؟ .لقد كنت أغسل شعري |
| Siz duymadınız. | Open Subtitles | لا يوجد مجال أنكم سمعتم بالأمر |
| Ama dediğim gibi, bunu benden duymadınız. | Open Subtitles | لكن يحبّ أنا قلت، أنت لم تسمعه منّي. |
| Kapı açıktı. Tıkladım ama sanırım duymadınız. | Open Subtitles | الباب كان مفتوحاً ، لقد قرعت أخمن أنكم لم تسمعوني |
| Kapı çaldı, duymadınız mı? | Open Subtitles | ذلك كان صور جرس الباب .. ألم تسمعوه ؟ |
| duymadınız mı? | Open Subtitles | ربما قد سمعت عنّا؟ كلا؟ |
| Bir daha asla kavuşamayacakları sevdiklerini yitiren İnsanların feryatlarını duymadınız mı? | Open Subtitles | أتسمعون نداءات الناس؟ الناس الذين يخسرون حبهم لا يمكن أن يتعافوا |
| Kapıyı çaldım duymadınız | Open Subtitles | طرقت على الباب الامامي ولكنكما لم تسمعاني |
| Özür diledim. Beni duymadınız, çünkü mini bir komadaydınız. Özür diledim. | Open Subtitles | لقد اعتذرتُ لك على ذلك ، ولكنك فقط لم تسمعني لأنك كنتَ في شبه غيبوبة |
| Bu deyimi hiç duymadınız mı? | Open Subtitles | ، ألم تسمعوها من قبل |
| Bunca Meksika filmi çekmenize rağmen bu kelimeyi hiç duymadınız mı? | Open Subtitles | في كل افلام الرعاة اللي بتعملوها سمعتوا الكلمة ديت |