| Ama tüm galaksiler üzerinde boyutlarını aşan etkileri var. | TED | لكن لها تأثيرات لا محدودة على مجرات بأكملها. |
| Yalnızlık ve tecritin içe işleyen sağlık etkileri var. | TED | الوحدة والعزلة لها تأثيرات صحية عميقة |
| Fakat iddia edeceğim ki makul dozlarda, açıkcası başlangıçta size gösterdiğim o oyun, bu aksiyon dolu nişan oyunlarının davranışlarımızın birçok değişik yönü üzerinde oldukça güçlü ve olumlu etkileri var. | TED | ولكني سأحاجج بأنه إذا استُخدمت استخدامًا معقولًا، في الحقيقة اللعبة التي أريتكم إياها في البداية تحديدًا ألعاب إطلاق النار المليئة بالإثارة لها تأثيرات قوية وإيجابية في جوانب عدة من سلوكنا. |
| Yakında umarım ama yan etkileri var. | Open Subtitles | حسنا، قريباً حسبما آمل ولكن هناك آثار جانبية |
| Evet, yan etkileri var, ancak kemoterapi... ve ameliyatların da yan etkileri var. | Open Subtitles | أجل, لهذا العلاج آثار جانبية, ولكن هناك آثار جانبية أيضاً للعلاج الكيميائي وللعديد من الجراحات |
| Uzun sureli etkileri var mi? | Open Subtitles | هل من آثار جانبية مستقبلية؟ |
| Bunun bizim için önemli etkileri var. | TED | هذا له آثار كبيرة بالنسبة لنا. |
| Aynı zamanda astım, yüksek tansiyon, doğum kontrol ve depresyon hapları gibi ilaçların da LES üzerinde yan etkileri var. | TED | وإن العديد من الأدوية، كتلك التي تستخدم لعلاج الربو أو ارتفاع الضغط الشرياني أو أدوية منع الحمل والاكتئاب قد يكون لها تأثيرات جانبيّة على LES. |
| Yan etkileri var. | Open Subtitles | هناك آثار جانبية |
| Uzun süreli etkileri var mı? | Open Subtitles | هل من آثار جانبية مستقبلية؟ |
| Çok ciddi yan etkileri var. | Open Subtitles | له آثار جانبية خطيرة. |
| Emin olsan iyi olur çünkü Meflokin'in muhtemel yan etkileri var. | Open Subtitles | يتوجب عليك التأكد لأن ال (ميفلوكين) له آثار جانبية |