| 20 yıldan fazla süre Primatech Kâğıt Şirketi'nin yönetiminde çalıştın. | Open Subtitles | كنت في الإدارة الوسطى لصُحف "بريماتيك" لأكثر من 20 سنة |
| Her kıtayı fethettiler dünyadaki yaşama 150 milyon yıldan fazla süre hükmettiler. | Open Subtitles | لقد غزوا جميع القارات، مسيطرين للحياة على الأرض لأكثر من 150 مليون عام |
| Yarım saatten fazla süre daireler çizerek, oradaki herkesin ve her şeyin fotoğraflarını çekmiş. | Open Subtitles | يسير فى دوائر ويقوم بالتقاط صور لكل الأشخاص وكل الأشياء لأكثر من نصف ساعه |
| Kolundaki iğne izleri iki haftadan fazla süre kalmıştı. | Open Subtitles | كان هناك علامه الحقنه على ذراعها لأكثر من اسبوعان |
| Oracıkta bayıldım, yani neredeyse bir dakikadan fazla süre baygındım. | Open Subtitles | لقد تعرضت لضربة على رأسي أعني لقد أغمي علي لأكثر من دقيقة |
| Kimseye haber vermeden, iki haftadan fazla süre ortadan yok oldun. | Open Subtitles | إختفيت لأكثر من أسبوعين دون أن تخبر أحداً. |
| Onu iki saatten fazla süre serin tutarak etrafını fotoğraflayıp, üzerindeki elektronikler yanmadan görselleri Dünya'ya iletmesini sağlayabildiler. | Open Subtitles | تمكنوا من الإبقاء عليها باردةً لأكثر من ساعتين لذا تمكنت من تصوير ما يُحيطُ بها. |
| Bir haftadan fazla süre şansımız yaver gitmedi ve hiç yiyeceğimiz yoktu. | Open Subtitles | صادفنا حظ سيء لأكثر من أسبوع ولم يتبقى معنا أى طعام |
| 30 yıldan fazla süre kömür madenlerinde çalıştı. | Open Subtitles | لقد عمل في مناجم الفحم لأكثر من ثلاثين سنة |
| 1.5 yıldan fazla süre bu adamlarla hapis yattın. | Open Subtitles | كنت في السجن مع هؤلاء الأشخاص لأكثر من سنة ونصف |
| Essilor ihtiyatlılık ve adaptasyon ilkelerini kullanarak 40 yıldan fazla süre boyunca oyunun kazananı oldu ve olağanüstü bir performans sergiledi. | TED | تبقى "إسيلور" في المقدمة، ولقد قامت بتقديم أداء مذهل لأكثر من 40 عاما، وذلك باستخدام مبادئ الحيطة والتكيف. |
| Böylece, bir yüzyıldan fazla süre boyunca Ay'a yolculuk fikri çok az entelektüel gelişme gösterdi. Ta ki Sanayi Devrimi'ne, buhar makinelerine ve kazanlara, en önemlisi de basınçlı kaplara kadar. | TED | وهكذا، لأكثر من قرن لم تحقق فكرة السفر إلى القمر إلا تقدمًا فكريًا ضئيلاً جدًا حتى ظهور الثورة الصناعية وتطور المحركات البخارية والغلّايات والأهم من ذلك، أوعية الضغط. |
| Hayvan ailelerimizin yaşamına gerçekçi ve içten bir görünüm kazandırmak amacıyla Vahşi Brezilya ekibi, bildikleri tüm mesleki incelikleri kullanarak bir yıldan fazla süre boyunca film çekimleri yaptı. | Open Subtitles | لتحقيق نظرة قريبة من حياة عائلاتنا الحيوانية "قام فريق "البرازيل البرية بالتصوير لأكثر من عام مستخدمين جميع حيَل المهنة |
| Eğer Shelly Leonard bir şeyler çalacaksa bence ona üç dakikadan fazla süre vermeyelim. | Open Subtitles | اذا كانت "شيلي لينورد" ستقوم بعزف مقطوعة من الأفضل أن لا ندعها تعزف لأكثر من 3 دقائق |
| Bay Carson, 25 yıldan fazla süre Graham Morton için çalıştınız. | Open Subtitles | سيّد (كارسون)، أنت عملت لحساب (غراهام مورتون) لأكثر من 25 عاماً. |
| - Bir bodrumda, 10 yıldan fazla süre esir alınmış iki kız ile ilgili. | Open Subtitles | - قتاتين حُبِسَتَا في قبو - لأكثر من عشر سنوات |
| bir diğer 2 terawatt saatlik elektrik tasarrufu oluşturacağız. Şimdi, buradaki enerji uzmanları 2 terawatt saati biliyor, ama geri kalan bizler için, 2 terawatt saat St. Louis ve Salt Lake City'deki her ev için bir yıldan fazla süre için | TED | الآن، "مهووسي" الطاقة في هذه القاعة يعرفون التيراواط ساعة و لكن لبقيتنا، 2 تيراواط ساعة هو أكثر مما يكفي من الطاقة لتشغيل كل المنازل في كلا مدينتي سانت لويس و و سالت ليك مجتمعتان لأكثر من عام |
| 20 yıldan fazla süre onunla birlikteydi. | Open Subtitles | لأكثر من 20 عاماً |
| Bir saatten fazla süre onun ayaklarına dokundum. | Open Subtitles | لمست قدمها لأكثر من ساعة |
| Blair, burada New York'a bir kerede 48 saatten fazla süre için gidemeyeceğin yazıyor. | Open Subtitles | بلير) ، مكتوب هنا أنه) ليس بمقدوركِ الذهاب إلى نيويورك لأكثر من 48 ساعة في كل مرة |