| feminizm uğruna biraz sür sürüştür, bu işler öyle olur. | Open Subtitles | التلميع قليلاً من أجل مصحلة المساواة بين الجنسين , فلتكن |
| Problemin bir parçası da feminizm. | Open Subtitles | أظن أن جزء من المشكلة هو المساواة بين الجنسين. |
| Deniz piyadelerine katılsınlar. Sanki feminizm hiç varolmadı. | Open Subtitles | اذا ينضم إلى المارينز الامر يشبه مساواة الجنسين , لايحدث ابداً |
| Deniz piyadelerine katılsınlar. Sanki feminizm hiç varolmadı. | Open Subtitles | اذا ينضم إلى المارينز الامر يشبه مساواة الجنسين , لايحدث ابداً |
| Evet. feminizm ve kültür çokluğunu ön plana çıkardılar. | Open Subtitles | نعم، كانت تروج للمساواة بين النساء والرجال وتعدد الثقافات |
| Kötü feminizm ya da aslında daha kapsamlı feminizm bir başlangıç noktası. | TED | مناصرة المرأة السيئة أو حتى شمولية هذه القضية هي نقطة البداية |
| Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm. | TED | كانت الحركة النسوية .. المحيط الذي نشأت فيه |
| AMERİKAN FEMİNİST DERNEĞİ -Nedir şimdi bu "feminizm"? | Open Subtitles | اذن ماذا تعني المساواه ؟ |
| O makalenin ilk satırı ise: "feminizm erkeklerin ilk defa özgür olmalarını mümkün kılacak." | TED | وكانت هذه أول جملة بالمجلة: "المساواة بين الجنسين ستجعل تحرير الرجال ممكناً لأول مرة" |
| feminizm diye bir şey duymuşsundur. Kadınların özgürlük hareketi. | Open Subtitles | سمعت بنظرية المساواة بين الجنسين صحيح؟ |
| 1915 yılında, New York'ta, 5. caddede olan büyük oy kullanma gösterilerinin birinin arefesinde New York'ta bir yazar bir dergide makale yazdı. Makalenin başlığı şuydu: "Erkekler için feminizm" | TED | في سنة 1915، في مساء أحد أكبر المظاهرات في الشارع الخامس في نيويورك، كاتب في نيويورك كتب مقالاً بصحيفة، وعنوان المقال كان، "المساواة بين الجنسين بالنسبة للرجال" |
| Watergate, feminizm, Kara Panterler. | Open Subtitles | (وترغيت)، المساواة بين الجنسين الفهود السود. |
| Tai yemekleri,feminizm,ve ser kız müzikleri... | Open Subtitles | "غذاء تايلاندي، أشعار مساواة الجنسين وموسيقى البنتِ غاضبة.. |
| feminizm kuralları böyle. | Open Subtitles | أنا أعنى أنه كان مجرد إعجاب. -قواعد مساواة الجنسين. |
| Ve O beni dünyayın şimdiye kadar gördüğü en zayıf ve feminizm karşıtı insanmışım gibi gösterdi. | Open Subtitles | وهو جَعلَني بشكل... الأضعف، خلفياً جداً معاداة مساواة الجنسين عَرفَ هذا العالمِ أبداً. |
| Yaşasın feminizm. | Open Subtitles | أجل! مساواة الجنسين! |
| Tamamen feminizm karşıtı. | Open Subtitles | أنه في الحقيقة مناهض للمساواة |
| Bu pek çok sebepten dolayı doğru, ama en başta, bunu söylüyorum, çünkü bir zamanlar sesim benden çalınmıştı ve feminizm sesimi geri almama yardımcı oldu. | TED | وهذا صحيح لأسباب عديدة، ولكن أولاً وقبل كل شيء، وأنا أقول هذا لأنه كان يا مكان ، حدث أن سرق مني صوتي، وساعدتني قضية مناصرة المرأة برجوع صوتي. |
| Bu yüzden büyük bir kavga etmiştik. feminizm bayatladı ne demek? | TED | أتذكر بأنه تشاجرنا شجاراً لن ينسى، الحركة النسوية انتهت؟ |
| AMERİKAN FEMİNİST DERNEĞİ -Nedir şimdi bu "feminizm"? | Open Subtitles | اذن ماذا تعني المساواه ؟ |