| Ve kusura bakmayın ama elinizdeki en deneyimli foto muhabiri benim. | Open Subtitles | ومع كل الاحترام الواجب، أنا المصور الصحفي الأكثر خبرة الذي لديكِ |
| Dünyanın balık avlama bölgelerinin kaybolmasını belgelemek için sualtı fotoğrafçıcı Brian Skerry ve foto muhabiri Randy Olson ile birleştik. | TED | لقد كونّا فريقاً تحت الماء مع المصور براين سكيري والمصور الصحفي راندي أولسون لتوثيق إستنزاف مصائد الأسماك في العالم. |
| Çoğu insan, benim foto muhabiri, antropoloji fotoğrafçısı, aktivist fotoğrafçı olduğumu söyler. | TED | العديد من الناس يقولون بأنني مصوّر صحفي بأنني مصور لعلم الإنسان بأنني مصوّر ناشط. |
| Fakat çok iyi bir foto muhabiri olmak için içinde bir iki taneden daha fazla fotoğraf barındırmalısın. | TED | ولكن أن تكون مصور جيد يجب أن يكون لديك أكثر من واحد أو اثنان من المصورين الماهرين فيك |
| Hatta foto muhabiri olmaktan bahsediyordu. | Open Subtitles | وتتحدث عن رغبتها بأن تصبح مصورة للجريدة |
| Dünyaca ünlü bir foto muhabiri, iki kez Pulitzer kazandı. | Open Subtitles | هو المصور الصحفي المشهور عالميا فاز مرتين بجائزة بوليتزر هل هذا يعني |
| Ve James, çatlak araştırmacı foto muhabirim benim işine başla. | Open Subtitles | وجيمس، تغرتي للتحقيقات المصور الصحفي قم بالفحص |
| Bir Playboy kanalıyla koordine bir şekilde bir foto modelin hayatı... | Open Subtitles | سنقوم بالتنسيق مع المصور الخاص بك |
| Bu da büyük katliama ilk ulaşan foto muhabiri. | Open Subtitles | انه المصور والصحفي الاول هناك |
| Size çıkışı göstereyim foto muhabiri James Olsen. | Open Subtitles | أتعلم، سأريك طريق الخروج (أيها المصور الصحفي (جيمس أولسون |
| foto muhabiri Robin Hammond, bu sömürgelerin bazılarını belgeledi... | TED | وثّق المصور الصحفي (روبن هاموند) بعض هذه الانتهاكات ... |
| Shawn sık sık araştırmacı foto muhabiri olan dostu Paul Hilton ile çalışıyor. | Open Subtitles | شون غالبا ما يعمل مع صديقه بول هيلتون، مصور صحفي التحقيقات. |
| Paul da, benim gibi nesli tükenmekte olan canlılarla ilgilenen bir foto muhabiri. | Open Subtitles | بول مصور صحفي، مثلي، وتركز على الأنواع المهددة بالانقراض. |
| Hayır, ben foto muhabiriyim. | Open Subtitles | " مثلك بالضبط " ستالكاراتزي " كلا أنا صحفي مصور |
| - Bu, şu fotoğrafı çeken Denizci foto muhabiri. | Open Subtitles | هذا هو مصور البحرية الذي التقط الصورة- إنه مفقود- |
| Atlatma haber arayan bir foto muhabiri? | Open Subtitles | مصور يبحث عن سبق صحفي؟ |
| - BEN foto MUHABİRİYİM. | Open Subtitles | لا , أنا صحفي. أنا مصور صحفي. |
| Ve bugün, bu büyük miktarda yok oluyor, büyük kısmını kaybettik ve ben hala orada gerçekten iyi bir foto muhabiri, iyi bir muhabir olma isteği olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | وقد خسرنا هذا النوع من المصورين ولازالت الشهية مفتوحة للعمل الصحفي المميز |
| Su altı fotoğraçıları ve foto muhabirleri olarak gelecekte belki de var olmayacak yerlerde belgesel çekiyoruz. | Open Subtitles | كما المصورين تحت الماء، المصورين الصحفيين حقا، نحن توثيق وقت ومكان |
| O doğu kıyısında bir foto muhabiri oldu. O, ah... | Open Subtitles | لقد كانت مصورة صحفية من الساحل الشرقي |
| foto finişte belli olucak, Lois! | Open Subtitles | هذه ستكون نهاية مصورة يا لويس |