| Tek kişi, evet gördüğü şeyi tanımlayan ise tek kişi. | Open Subtitles | وأول... نعم يا أصدقائي أول من تنقل لنا ما رأته |
| Hayır, onu demiyorum. Onun gördüğü şeyi görmediğimi söylüyorum. | Open Subtitles | لا، لم أقل ذلك، قلت أني لم أرى ما رأته هي |
| gördüğü şeyi düşündüm. | Open Subtitles | فكرتُ حول ما رأته |
| Gördüğünüz gibi onun mükemmeliyetçiliği ve katı çalışma etiği güçsüzlük olarak gördüğü şeyi kendinin ve diğerlerinin etkisine açık bırakıyordu. | TED | أترون، كمالية جون، وأخلاقيات عمله الصارمة عملت فقط على كشف ما يراه كضعفه الداخلي لنفسه ولغيره |
| Yatak odasında çıplak dolaşırken gördüğü şeyi beğendiğini sanışım. | Open Subtitles | المشي فى انحاء غرفة النوم بدون اي ملابس معتقدة بانه يحب ما يراه |
| Eve'in bu aynada gördüğü şeyi gördüğünüzde, nasıl uzaklaşmaya başlamıştınız? Ben yapmadım. | Open Subtitles | عندما رأيتَ ما رأته (إيف) في المرآة كيف جعلته ينصرف؟ |
| Ben onun gördüğü şeyi görebiliyorum. | Open Subtitles | ويمكنني أن أرى ما يراه |
| - Bana sorarsan biraz fazla. Neden diğer herkesin gördüğü şeyi göremiyorsun? | Open Subtitles | لمَ لا ترى ما يراه الجميع؟ |