| Vincent Bourg hakkında bir şeyler buldum. Ian Garrett'ı tanıyor. | Open Subtitles | لقد اكتشفتُ شيئًا بخصوص فينسينت بورغ إنه يعرف ايان غاريت |
| Pardon ama soyadımın Hughes olduğunu size hiç söylemedim Bayan Garrett. | Open Subtitles | ولكني لم أخبرك أن هيوز هو اسمي الأخير يا سيدة غاريت |
| Vince'in dirilişini açıklayamadım ama Garrett'ın iyi bir çocuk olduğunu söyledim. | Open Subtitles | ولكن أخبرته بأن غاريت كان فتى طيباً تعلمين بأنه كان يائس |
| Bak, bir ipucusu vardı ve Jason, Garrett'ın suçluluğunu kanıtlamak istedi. | Open Subtitles | انتظر,هو حصل على معلومات و جيسون يريد اثبات ان جاريت مذنب, |
| Rodney Garrett'ın idamının hazır bulunan infaz mangası ile planlanan şekilde gerçekleştirileceği bildirildi. | Open Subtitles | و الاعدام المنتظر لـ رودني جاريت من قبل فرقة إطلاق النار أصبح وشيكا |
| Bak, Garrett'ın davasının dağılmayacağından emin olacak bir yol biliyorum sanırım. | Open Subtitles | انظر، أعتقد أنني قد وجدت وسيلة للتأكد من رفع قضية غاريت |
| Garrett'ın zehirli iğne seçeneği vardı ama, o bunu tercih etti. | Open Subtitles | حسنا,غاريت كان لديه خيار الحقنة السامة لكنه اختار هذا عوضا عنها |
| Garrett'ın ölmesini isteyecek ailelerden ve arkadaşlardan oluşan uzun bir liste düşünebiliyorum. | Open Subtitles | اتخيل ان هناك لائحة طويلة من الاصدقاء و الاقارب سيرغبون بموت غاريت |
| Ama bunları Garrett'a kim yazdıysa onu ilham verici olarak nitelemiş. | Open Subtitles | لكن اي كان من كتب تلك الرسائل لـ غاريت سماه إلهاما |
| Garrett'la yardıma ihtiyacımız vardı, ve daha iyiyiz. Sana teşekkür etmem gerek. | Open Subtitles | غاريت وأنا كنا بحاجة إلى المساعدة، لصناعة أمور أفضل وأرجو الشكر لكم |
| Vincent Bourg hakkında bir şeyler buldum. Ian Garrett'i tanıyor. | Open Subtitles | لقد اكتشفت شيئًا عن فينسينت بورغ إنه يعرف ايان غاريت |
| Vincent Bourg hakkında bir şeyler buldum. Ian Garrett'ı tanıyor. | Open Subtitles | لقد اكتشفتُ شيئًا بخصوص فينسينت بورغ إنه يعرف ايان غاريت |
| Bay Garrett'ın bu yeri oldukça temiz tuttuğunu tahmin ediyorum. | Open Subtitles | أنا متأكد من أن السيد غاريت أبقى مكانه نظيف جدًا |
| Ve Ian Garrett'ın pedofil olduğunu bilmeniz bir gerekçe oluşturuyor. | Open Subtitles | وبمعرفتك أن غاريت كان يستغل الأطفال جنسيًا فهذا يعتبر حافزًا |
| Rodney Garrett'ın infazının uygulanmasından dakikalar sonra kendi dairesinde öldürülmüş. | Open Subtitles | التي قتلت في شقتها بعد دقائق من اعدام رودني جاريت |
| Garrett A. Morgan ve Madame CJ Walker 1900'lerin başlarında siyahi saç bakımı ve güzellik endüstrisinin öncülerindendi. | TED | كان كلًا من جاريت مورجان والسيدة سي جاي والكر من رواد صناعة منتجات العناية بالشعر والتجميل في بداية القرن الـ19. |
| Senin Herşeyin Teorin Garrett Lisi: ben mercana demeye alışığım. | TED | نظريتك حول تفسير كل الوجود.. جاريت ليسي: أنا متعود على المرجان. |
| "Müziğin Dışında: Leif Garrett" belgeselini 18 kez izledim. | Open Subtitles | رأيت ذلك وراء الموسيقى مع ليف جاريت 18 مرة |
| Sen buraya gelmeden, bir sürü olaydan önce Jenna, Garrett ile çıkmıştı. | Open Subtitles | قبل أن تأتي إلى هنا قبل كل شيء جينا كانت تواعد قاريت |
| Ben, Garrett, benimle akşam yemeğine çıkar mısın diyecektim. | Open Subtitles | أنا جيرت .. وكنت أسالك هل تقبلين دعوتى للعشاء؟ |
| - Ben de Jack Garrett, FBI. | Open Subtitles | أنا جاك غارييت .. من مكتب التحقيقات الفدرالي |
| Belki beni Garrett ile beraber içeri atarlar. | Open Subtitles | ربما يضعونني بالسجن مع غآريت. |
| Bütün saygımla Garrett bunun bir sorun olduğunu düşünmüyorum. | Open Subtitles | مع كل الإحترام ، غاريتس انا لا اظن ان هذا شيء . |
| "Pat Garrett and Billy the Kid"in soundtrack'i içindi. | Open Subtitles | إنها كانت أغنية فيلم. "بات جيريت" و "بيلي الصغير". |
| Burada ne yaptığımızı düşünmemiz gerek Garrett. | Open Subtitles | أتعلم , يجدر بنا التفكير فيما سنفعله هنا ياجاريت |
| Garrett bu konuyu enine boyuna düşündü ve senin kongrede kalmana ihtiyacımız olduğu kararına vardı. | Open Subtitles | (غاريث) فكر كثيرا في هذا الامر و قرر اننا نحتاج بقآئك في مجلس الشيوخ |