| Artık ailene ve yakanı hiç bırakmayacak utancına geri dönebilirsin. | Open Subtitles | يمكنك العودة الآن لعائلتك ولن ينتهي حالك بالخزي أبداً |
| Annem seni affettiğini söylüyor, böylece geri dönebilirsin. Evet. | Open Subtitles | تقول والدتي أنها تسامحك وأنه يمكنك العودة. |
| Bak, daha iyi bir iş istiyorsan liseye geri dönebilirsin. | Open Subtitles | أصغ، إن أردت عملا أفضل بإمكانك أن تعود إلى الثانويّة |
| Eh, günlük hayatına geri dönebilirsin. Bu yeterli değil mi? | Open Subtitles | حسناً ، على الأقل تستطيعين العودة إلى حياتك العادية |
| Şimdi, işinde bütünüyle ve tek kelimeyle "beceriksiz" olmaya geri dönebilirsin. | Open Subtitles | الآن عليك العودة الى عدم قدرتك التامة في عملك |
| Liseden mezun olmadınsa ne olmuş? geri dönebilirsin. | Open Subtitles | لم تكملي دراستك الثانوية، و لكن يمكنكِ العودة |
| Eğer onu bırakırsan halkımıza benim affımla halkımıza geri dönebilirsin. | Open Subtitles | إن فككت أسره ربما تعود الى قومنا مع وعد بالعفو العام |
| Belki de armut dibine düşmemiştir. O konuda endişelenme, yatağa geri dönebilirsin. | Open Subtitles | ربما إنك لست بقوة أباك، فلا مشكلة من هذا، بإمكانك العودة إلي السرير. |
| Cehenneme geri dönebilirsin çirkin yaratık! | Open Subtitles | يمكنكَ العودة مباشرة للجحيم, أيها السافل القبيح |
| Fakat eminim ki fabrikadaki eski işine geri dönebilirsin. | Open Subtitles | لكنني متأكد من أنه يمكنك استعادة عملك القديم في المصنع |
| Sen de lazanyana ve çelik dadı idmanına geri dönebilirsin. | Open Subtitles | عندها يمكنك العودة إلى لازانيتك وتدريب المربيات الصلب |
| Daha sonra da o tatlı nişanlına geri dönebilirsin. | Open Subtitles | حتى يمكنك العودة إلى خطيبتك الصغيرة الجميلة تلك. |
| Belki avukatlığa geri dönebilirsin ki eğer istiyorsan. | Open Subtitles | ربما يمكنك العودة لممارسة القانون إن هذا ما رغِبتِ به. |
| Bir şeylerden bıkıp kendini uzaklara attığını biliyorum ama yuvana geri dönebilirsin. | Open Subtitles | أعلم أنك تسأم من الأمور وتهرب لكن يمكنك العودة. |
| Sen de otobüs durağındaki erkekler tuvaletinde götünü pazarlamaya geri dönebilirsin, tatlım. | Open Subtitles | و أنت يمكنك أن تعود لتبيع مؤخرتك فى غرف الرجال . فى محطة الحافلات , يا عزيزى |
| Artık o iğrenç karalamadan da kurtulduğuna göre asıl iyi olduğun konuya geri dönebilirsin. | Open Subtitles | الآن بعد أن تخلصت من تلك القصة يمكنك أن تعود للعمل الذي كنت بارعاً فيه |
| Öyleyse, geldiğin bataklığa geri dönebilirsin. | Open Subtitles | يمكنك إذن أن تعود لمستودعات القمامة التي أتيت منها |
| - Pazartesi günü geri dönebilirsin. - Ama ben atılmak istedim. | Open Subtitles | تستطيعين العودة الاثنين لكنني أريد أن أطرد |
| Havuzu ödeyebilir, okula geri dönebilirsin. | Open Subtitles | تستطيعين دفع تكاليف المسبح تستطيعين العودة الى مدرسة وقتما شئتِ |
| Bu iş bittiğinde, ihtiyacımız olana sahip olduğumuzda, unutmaya geri dönebilirsin. | Open Subtitles | عندما ينتهي هذا عندما يكون لدينا ما نحتاجه يمكنكِ العودة إلى النسيان |
| Eğer her şey yolunda giderse, hayatına geri dönebilirsin diye düşünmüştüm. | Open Subtitles | فكرت لو كل شي مضى على ما يرام كان ممكن ات تعود الى حياتك السابقة |
| Artık fahişece yılbaşı ağacının tepesine geri dönebilirsin. | Open Subtitles | بإمكانك العودة الآن لقمة شجرة عيد ميلادك الخليعة |
| Bu sefer gerçekten, depoya geri dönebilirsin ve sana söz veriyorum kimseye bir şey söylemeyeceğim. | Open Subtitles | هذه المره أتحدث بصدق ... يمكنكَ العودة للمستودع وأعدكَ أنّني لن أقول أيّ شيء لأحد |
| Bir de Kara istiyorsan işine geri dönebilirsin. | Open Subtitles | وكارا يمكنك استعادة وظيفتك اذا اردت ذلك |
| Kelly Kline'ı bulmakta yardım et ve sürüye geri dönebilirsin. | Open Subtitles | ساعدنا على تتبع مكان (كيلي كلاين) وسنرحب بعودتك إلى المجموعة. |
| Her zaman üniversiteye geri dönebilirsin. | Open Subtitles | ما سيحققه والد الطفلة يمكنك ان تعود للجامعة دائما |
| Bilmiyorum. Belki geri dönebilirsin. | Open Subtitles | أنا لا أعلم, ممكن أنك تستطيع العودة للخلف. |