| Duymadın mı beni? Ben mükemmel hizmetçiyim. hayatım yok ki! | Open Subtitles | ألم تسمعيننى، أنا الخادمة المثالية ليس لدي حياة |
| hayatım yok. O yüzden hiçbir şeye müdahale etmiş olmazsın. | Open Subtitles | ليس لدي حياة فلا يوجد ما تتدخلين فيه |
| Başka bir dünyam, başka bir hayatım yok. | Open Subtitles | ليس لدي عالم آخر، لا حياة أخرى. |
| Benim hayatım yok. Hayatımı benden aldılar. | Open Subtitles | لا حياة لي، قد سلبوني إيّاها |
| Galiba benim bir hayatım yok. Çünkü bu bence büyüleyici. | Open Subtitles | يبـدو أنني ليست لديّ حياة لأنني أجدُ هذا رائعاً |
| Peter ve Alicia benimle çalışıyor çünkü bildiğin üzere, benim bir hayatım yok. | Open Subtitles | بيتر) و(أليشيا) دعاني) لأنك تعرف جيداً، أن ليس لديّ حياة |
| Ben istediğim her şeyi öylece yapamam. Öyle bir hayatım yok. | Open Subtitles | لا يمكنني ان احصل ما اريده حياتي ليست بهذه السهوله |
| Hiç hoşlanmazdım. Bu yüzden bir özel hayatım yok. | Open Subtitles | سأكره ذلك لهذ ليس لدي حياة شخصية |
| Hiç hobim yok çünkü bir hayatım yok. | Open Subtitles | ليس لدي هواية لأن ليس لدي... ليس لدي حياة |
| -Başka bir hayatım yok ki. Senin bahanen ne? | Open Subtitles | أنا ليس لدي حياة اجتماعية فما عذرك؟ |
| Sosyal hayatım yok zaten. Ben varım. | Open Subtitles | ليس لدي حياة اجتماعية انا موافق |
| Özel hayatım yok. | Open Subtitles | ربما لا ليس لدي حياة شخصية |
| Biliyor musun, bir hayatım yok artık. | Open Subtitles | أتعلم ماذا؟ أنا ليس لدي حياة |
| Yapacak bir şeyim, hayatım yok. | Open Subtitles | لأفعله ، لا حياة |
| Aslında, bir hayatım yok. | Open Subtitles | {\pos(192,220)} ليست لديّ حياة في الواقع |
| Özel hayatım yok. | Open Subtitles | ليست لديّ حياة شخصية. |
| Benim bir hayatım yok. | Open Subtitles | أنا ليس لديّ حياة |
| hayatım yok benim, Jack. | Open Subtitles | ليس لديّ ! (حياة مُطلقًا يا (چاك |
| Pek ilginç bir hayatım yok. | Open Subtitles | حياتي ليست ذات أهمية |
| Benim burada bir hayatım yok. | Open Subtitles | حياتي ليست هنا |