| The New York Times online ya da başkasını açarsanız keşfedersiniz , aslında bu bize sürekli olur hayatlarımıza devam ederiz. | TED | لو كنت تفتح النيويورك تايمز على الإنترنيت وتكتشف هذا، وفي واقع الأمر يحدث هذا لنا طيلة الوقت، نحن نسير في حياتنا. |
| Bu yüzden elimizden geldiğince hayatlarımıza devam ederek onları onurlandıracağız. | Open Subtitles | لذا يتعين علينا أن نكرمهم بتكملة حياتنا بافضل طريقة ممكنة |
| Umarım ailemin taciz edilmesi bir son bulur ve kendi hayatlarımıza döneriz. | Open Subtitles | وآمل أن هذا سيضع حداً للمضايقات التي تقع على عائلتي حتىيمكنناأخيراًعيش حياتنا |
| Bekleyip bir gün döneceğini ummak mı, yoksa... yoksa hayatlarımıza devam etmek mi? | Open Subtitles | هل ننتظر و نتمنى أن يعود أم نتجاوز الأمر و نستمر بحياتنا ؟ |
| Sonra da artık hayatlarımıza geri dönebiliriz. | Open Subtitles | كي يتسنّى لنا العودة لحياتنا الطبيعيّة أخيرًا. |
| Fark ettin mi, haftanın sonunda ikimiz de evlerimize dönebilir kendi yataklarımızda uyuyabilir ve gerçek hayatlarımıza geri dönebiliriz? | Open Subtitles | هل انتي مستوعبه انه بحلول نهايه الاسبوع بامكاننا ان نكون في منزلنا نائمين في اسرتنا نسترجع حياتنا الحقيقيه السابقه؟ |
| Yıllar süren yokluğundan sonra paraya ihtiyacı olunca lütfedip hayatlarımıza tekrar girdi. | Open Subtitles | بعد سنوات من الغياب، خططت للعودة إلى حياتنا عندما احتاجت إلى المال. |
| Çekiciyle beynimi de muhtemelen o yüzden dağıttı. hayatlarımıza mâl oldun. | Open Subtitles | ربما كان هذا سبب تحطيمه رأسي بمطرقته أنت خطفت منا حياتنا |
| Kim olduğumuzu ve hayatın bizi nasıl şekillendirdiğini bildiğimiz için, hayatlarımıza girmiş olabilecek erkelerin bizi engelleyeceklerini artık görebiliyorduk. | TED | بعد أن علمنا من نكون وكيف شكلتنا الحياة يمكننا ان نرى الاّن ان الرجال الذين جاءوا الى حياتنا أصابونا بالاحباط. |
| Bahçeler de uyanan hayatlarımıza kendi yansımalarını aksettiriren aynalardır. | TED | الحدائق كالمرايا تلقي انعكاسها الخاص في حياتنا اليقظة. |
| Ancak öncelikle GSYİH'nın hayatlarımıza nasıl egemen olduğunu anlamamız gerek. | TED | ولكن أولًا علينا ان نفهم كيف أن الناتج الإجمالي المحلي سيطّر على حياتنا. |
| Bunun neden işe yaramadığını görmeye başladım Uyuşturucuyla şavas mantığını özel hayatlarımıza ithal etmekten farkı olmadığını düşünmeye başladım. | TED | بدأت التفكير والنظر لماذا لم تنجح تلك المنهجية، وبدأت أفكر أن هذا مشابه لإدخال منطق حرب المخدرات في حياتنا الخاصة. |
| Tarihin sonu illüzyonu kişisel hayatlarımıza uygulanır, peki ya dünya? | TED | لذا توهم أن للتاريخ نهاية هو شيء يفيد حياتنا لكن ماذا عن نطاق العالم الواسع؟ |
| Eski hayatlarımıza dönmenin bir yolu yok. | Open Subtitles | .لم يكن هناك طريقة للعودة الى حياتنا القديمة |
| Pornografı çirkin kafasını hayatlarımıza soktu | Open Subtitles | لقد حشرت الخلاعة رأسها القبيح في حياتنا اليومية |
| hayatlarımıza böylesine müdahale etmeyi hak etmiyor. | Open Subtitles | لا يَستحِقُ أن يكونَ لهُ تِلكَ السيطرة على حياتنا |
| Böylece, sana hayır der ve biz de hayatlarımıza devam edebiliriz. | Open Subtitles | بهذه الطريقة، يمكنها قول لا ويمكننا التقدم بحياتنا الصغيرة |
| Böylece, sana hayır der ve biz de hayatlarımıza devam edebiliriz. | Open Subtitles | بهذه الطريقة، يمكنها قول لا ويمكننا التقدّم بحياتنا الصغيرة. |
| Sonsuza kadar sürecek sandım. Sonunda bitti. hayatlarımıza geri dönebiliriz. | Open Subtitles | أبدياً، لكنّه انتهى الآن، يمكننا العودة لحياتنا الطبيعية |
| Dikkatimiz dağılmadan hayatlarımıza bakabilmemiz için bu yolu izlediklerini söylüyorlar. | Open Subtitles | يقولون أنّهم جعلوها على هذا النحو ليكون بمقدورنا التفكير بعقلانية ومشاهدة حيواتنا دون أيّة مُلهّيات. |
| Onlara tedaviyi verip sahte hayatlarımıza geri döneceğiz. | Open Subtitles | سنعطيهم العلاج ثم نعود لحيواتنا المزيفة. |
| O sadece, bizim muhteşem ve yüzeysel hayatlarımıza ayna tutup, ne kadar komik ve garip olduğumuzu bana gösterdi. | Open Subtitles | هو كَانَ فقط الرجل الذي يُعيقُ المرآةَ إلى حياتِنا السطحيةِ الجميلةِ، يُشوّفُني كيف مشوّهُ هم كَانوا. |
| Bence ikimiz de kendi hayatlarımıza devam etmeliyiz. | Open Subtitles | أعتقد كلانا نَحتاجُ للإنتِقال بحياتِنا. |