"her şeyi berbat" - Traduction Turc en Arabe

    • أفسدت كل شيء
        
    • أخفقت
        
    • تفسد كل شيء
        
    • أفسد كل شيء
        
    • أفسدت الأمر
        
    • أفسدت الأمور
        
    • خربت كل شيء
        
    • تدمر كل شيء
        
    • أخفقتُ
        
    • أفسدت كل شئ
        
    • أفسدتُ كل شيء
        
    • يفسد كل شئ
        
    • يفسد كل شيء
        
    • أنا أفسِد كل شيء
        
    • افسدت كل شيء
        
    Tek bildiğim, Spence gayet iyi götürüyordu ve sen Her şeyi berbat ettin. Open Subtitles . أنا أعرف فقط أن لديهم وقتا طيبا وأنك أفسدت كل شيء.
    Durmam gerekirdi, ama durmadım, ve Her şeyi berbat ettim. Open Subtitles كان ينبغي ان أتوقف لكنني لم افعل الان أفسدت كل شيء
    Her şeyi berbat ettim. Kötü bir şey yaptım, tamam mı? Open Subtitles أعرف أنني أخفقت ، أعرف أنني قمت بشيء سيء
    Delilik yolunu garip hareket ve Her şeyi berbat edecek Open Subtitles إنك في طريق الجنون ، و تتصرف بغرابة ، كما أنك تفسد كل شيء
    Bir aptal gibi işleri karıştırdı ve Her şeyi berbat etti. Open Subtitles {\pos(192,220)} كالأحمق قام بمزج العمل مع نزواته وبالتالي أفسد كل شيء
    Seni angut herif Her şeyi berbat ettin. Open Subtitles تبا، لقد أفسدت الأمر كله. ‏. ‏.
    Her şeyi berbat ettiğimin farkındayım ama bunların hepsi Zola konusu ortada yokken oldu. Open Subtitles أعلم أنني أفسدت الأمور, ولكن كل هذا حدث قبل أن تكون (زولا) في الصورة.
    Aşağı gel, dostum. Sorun yok. Her şeyi berbat ettiğini biliyorum. Open Subtitles ‫انزل يا رجل، الأمور بخير ‫أعرف أنك أفسدت كل شيء
    Sen, Dave ve kardeşinle ilgili Her şeyi berbat ettim. Open Subtitles أفسدت كل شيء معك, ومع ديف و أخوك.
    Son dakikada eklemiştim ve şimdiyse bütün Her şeyi berbat etmişim. Open Subtitles أضفتُ في آخر لحظة وقد أفسدت كل شيء الآن
    Geçen hafta Her şeyi berbat ettiğimin farkındayım. Open Subtitles أعرف أنني أخفقت بشكل كبير الأسبوع الماضي.
    Buna tamamen değse de, Her şeyi berbat ettiğim için özür dilerim. Open Subtitles لكنه يستحقّه تماماً، وانا اسف ان أخفقت في كل شئ
    Seni dizginlemek için yanında olmadığım zaman Her şeyi berbat ediyorsun. Open Subtitles عندما لا تريدني إبقائك مع الدعم, تفسد كل شيء
    Vic bi' şekilde Bayan S.'e sarıldığında Her şeyi berbat etti. Open Subtitles (فيك) أفسد كل شيء عندما تواصل مع سيدة (اس)، بطريقة ما
    Her şeyi berbat ettiğimin farkındayım; ama her şeyi yaparım. Open Subtitles إسمعي، أعلم أني أفسدت الأمر بشكل كبير، لكن... سأقوم بكل شيء.
    Gerçekten Her şeyi berbat ettim değil mi ? Open Subtitles لقد أفسدت الأمور أليس كذلك ؟
    Bugün doğum günüm, ve eminim ki Her şeyi berbat ettim. Open Subtitles إنه عيد ميلادي ، و أنا متأكدة بأنني خربت كل شيء
    Her şeyi berbat edeceksin. Open Subtitles سوف تدمر كل شيء.
    Sana hür ve temiz olduğunu söylemeliydim. Her şeyi berbat ettim. Open Subtitles كان حريّاً بي إخبارك أنّك كنتَ حرّاً وسجلّك نظيف، لقد أخفقتُ
    Aptalca bir şey yaparak Her şeyi berbat edeceksin! Open Subtitles ليـس إذا أفسدت كل شئ بعـمل شئٍ غبي.
    Her şeyi berbat ettim. Open Subtitles لقد أفسدتُ كل شيء
    Ve Her şeyi berbat edebileceğimi biliyordum ama umurumda olmadı. Open Subtitles و أنا أعلم بأنه كان أن يفسد كل شئ , لكن لم أهتم.
    Ama onun Her şeyi berbat etmesine izin verirsen yalnızca parayı kaybetmez kızını da bir daha asla göremezsin. Open Subtitles لكن لو جعلته يفسد كل شيء لن تخسر المال فقط بل ستخسر ابنتك ثانيةً
    Her zaman, Her şeyi berbat ederim. Open Subtitles أنا أفسِد كل شيء طوال الوقت
    Ama sen gelip Her şeyi berbat ettin! Open Subtitles هذا الشاب يناسبني و لقد افسدت الامر و افسدت كل شيء

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus